<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977</id><updated>2012-01-11T07:16:48.471-08:00</updated><category term='play off'/><category term='takım'/><category term='eskişehirspor'/><category term='boğazın kırmızı şimşekleri'/><category term='blogspot'/><category term='afrika'/><category term='beykoz'/><category term='fotoğraf'/><category term='adem sarı'/><category term='cruyff'/><category term='rövaşata'/><category term='meşale'/><category term='tt arena'/><category term='fikstür'/><category term='NBA'/><category term='ayarsız'/><category term='23 nisan'/><category term='bkş'/><category term='batuhan karadeniz'/><category term='maç önü'/><category term='konyaspor'/><category term='Miami Heat'/><category term='bandoeses'/><category term='trt'/><category term='sinan alağaç'/><category term='biletix'/><category term='vuvuzela'/><category term='potatiumk'/><category term='koraç kupası'/><category term='bülent uygun'/><category term='süper lig'/><category term='ali sami yen'/><category term='LeBron James'/><category term='medya'/><category term='scar'/><category term='rıza çalımbay'/><category term='aşk'/><category term='tff'/><category term='maç analizi'/><category term='istiklal caddesi'/><category term='taraftar'/><category term='şampiyonluk'/><category term='ümit karan'/><category term='diego'/><category term='kaleci'/><category term='fenerbahçe'/><category term='sefer hakan olgun'/><category term='lig tv'/><category term='rooney'/><category term='kasımpaşa'/><category term='sezer öztürk'/><category term='1974'/><category term='hakem'/><category term='ankara'/><category term='siyah kırmızı'/><category term='hollanda'/><category term='siyaset'/><category term='stadyum'/><category term='michael jordan'/><category term='curling'/><category term='doğa kaya'/><category term='basketbol'/><category term='trabzonspor'/><category term='karnaval'/><category term='totem'/><category term='efes pilsen'/><category term='dünya kupası'/><category term='1 mayıs'/><category term='pele'/><category term='twitter'/><category term='öykü'/><category term='ali ece'/><category term='gençlerbirliği'/><category term='ziraat bankası'/><category term='karşıyaka'/><category term='galatasaray'/><category term='bursaspor'/><category term='voleybol'/><category term='altyapı'/><category term='deplasman'/><category term='14 şubat'/><category term='universiad 2011'/><title type='text'>Siyahına - Kırmızına</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>85</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2684754566500599067</id><published>2011-12-11T15:50:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T04:53:19.452-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şampiyonluk'/><title type='text'>Geliyoruz... Zorunuza Gitmesin!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-z23PI267fmw/TuVTjMKl5iI/AAAAAAAAAmQ/qg9tGe3u0T0/s1600/bursaspor.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-abTInKgZCPE/TuVIM5-jmfI/AAAAAAAAAmE/MR9s9o_etGg/s1600/anket.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-abTInKgZCPE/TuVIM5-jmfI/AAAAAAAAAmE/MR9s9o_etGg/s400/anket.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685029491183950322" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 130px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;i&gt;TRT 1'de yayınlanan Stadyum programının 11 Aralık 2011 tarihli anketindeki gerçek sonuçlar ve ekrana yansıyan sonuçlar yan yana. &lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Basit bir anket" deyip geçmek mümkün elbette. Ama deve kuşu gibi kafamızı toprağa gömmekten öteye geçmez bu tavır. Zira, ülkenin istisnasız tüm spor medyası bu ve bunun gibi ufak detaylarla futbol taraftarlığının, dayatılmış malum üç takım çerçevesinde dönmesine imkan sağlıyor. Futbolun İstanbul dışına çıkmasından, pastadaki paylarının küçülmesinden öyle korkuyorlar ki, basit bir anketi dahi ekrana doğru yansıtmaya cesaret edemiyorlar. Henüz bir yıl geçmemiş TRT hakkında &lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/fiyaskonun-ad-trt.html"&gt;şu&lt;/a&gt; yazıyı yazalı. Aynı tas, aynı hamam. Bravo istikrarını bozmadan yürüyen TRT zihniyetine!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tamam, sezonun henüz ortasındayız, realist olmakta fayda var ve fakat son yedi maçın altısını kazanmış, ligin motivasyon ve performans olarak en üst seviyesinde bulunan Eskişehirspor'a, şansla birlikte bir iki maç kazanarak çıkış yapan alelade bir takım muamelesi yapan küstah yorumculara tahammül etmemi beklemesin kimse benden. Farkındayım, sezon bittiğinde yayıncı kuruluşun cebine üç kuruş fazla para girsin diye uygulamaya koyulan play off sisteminizdeki çarklara çomak sokacağımızdan korkuyorsunuz. SOKACAĞIZ da zaten (çomak, yanlış anlaşılmasın).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Devlet kanalı deyince az biraz farklı beklerdik sizi. Fakat, aynısınız. Her ne kadar taraftarlığım&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-z23PI267fmw/TuVTjMKl5iI/AAAAAAAAAmQ/qg9tGe3u0T0/s1600/bursaspor.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-z23PI267fmw/TuVTjMKl5iI/AAAAAAAAAmQ/qg9tGe3u0T0/s400/bursaspor.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685041968651298338" style="float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 272px; height: 400px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-abTInKgZCPE/TuVIM5-jmfI/AAAAAAAAAmE/MR9s9o_etGg/s1600/anket.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; dolayısıyla mesafeli de dursam, rakibim olan Bursaspor'a yapılan terbiyesizliğin karşısında durmuştum her fırsatta. Çünkü, biliyorum ki Bursaspor'un halinden en iyi Eskişehirspor anlar. Çünkü biliyorum ki, bu hikayede ötekileştirilen takımların yanlı medyaya, yani size göre adı yok. Sizin "diğerleri" diyerek basite indirgediğiniz o takımların uğruna adanmış sayısız hayat var. Kulüplerin başarılarını geçtim, bari arada bir yalandan övdüğünüz bu taraftarlara saygınız olsun. Koskoca bir camia yıllarca bu günü beklemiş ve sonunda zafere ulaşmış. 47 yıl boyunca bu mutluluğu beklemiş bir taraftarın şampiyonluk sonrasındaki sabah ilk yapacağı iş piyasadaki tüm gazetelerden ikişer üçer almak olacaktır. Tek bir beklentiyle açar elindeki gazeteyi, o büyülü kelime ve ömrünü adadığı takımın adını yan yana görmek... Şimdi, yandaki şu gazetenin ilk sayfasına bakalım. Bunu yapmaya kimsenin hakkı yok. Tekrar söylüyorum, Bursaspor özelinde değil bu satırlar aslında. Ötekileştirilmeye çalışılan tüm camialar adına isyan ediyorum. Bu kadar mı korkuyorsunuz İstanbul kalenizin yıkılmasından? Aslında bir yandan da kutluyorum sizi, kurulduğu günden bugüne yıldızı bir türlü barışamamış onlarca Anadolu Kulübünü aynı cephede toplamayı başardınız. Alkışlar size gelsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sözün özü, kim ne derse desin biz hep buradayız ve emin adımlarla yürüyoruz zafere doğru. Ütopik zamanlarında dahi dilimizden düşürmediğimiz ŞAMPİYONLUK türküsünü artık daha gür sesle söylüyoruz. Zorunuza gitmesin! &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2684754566500599067?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2684754566500599067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/12/geliyoruz-zorunuza-gitmesin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2684754566500599067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2684754566500599067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/12/geliyoruz-zorunuza-gitmesin.html' title='Geliyoruz... Zorunuza Gitmesin!'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-abTInKgZCPE/TuVIM5-jmfI/AAAAAAAAAmE/MR9s9o_etGg/s72-c/anket.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8243398602621195083</id><published>2011-12-04T13:48:00.000-08:00</published><updated>2011-12-04T13:56:19.416-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><title type='text'>YORUMSUZ</title><content type='html'>&lt;div&gt;Bazen sadece tek bir fotoğraf anlatır her şeyi, yıllardır dilinin ucunda olanı, bir türlü paylaşamadığın o duygu patlamasını. Bugün bir değil, iki fotoğraf anlattı içimdekileri! Öyle güzelsin ki Esesim... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-GQznWbsxLVo/TtvruODWGbI/AAAAAAAAAlU/SveLjGPQhJ0/s1600/dedeee.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-GQznWbsxLVo/TtvruODWGbI/AAAAAAAAAlU/SveLjGPQhJ0/s400/dedeee.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682394534136650162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-prME7L1nPmU/Ttvq5ROwB0I/AAAAAAAAAlI/j7udkTmp3GQ/s1600/tak%25C4%25B1m.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-prME7L1nPmU/Ttvq5ROwB0I/AAAAAAAAAlI/j7udkTmp3GQ/s400/tak%25C4%25B1m.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682393624456726338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;*4 Aralık 2011 Bursaspor 0:1 Eskişehirspor   &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8243398602621195083?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8243398602621195083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/12/yorumsuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8243398602621195083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8243398602621195083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/12/yorumsuz.html' title='YORUMSUZ'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-GQznWbsxLVo/TtvruODWGbI/AAAAAAAAAlU/SveLjGPQhJ0/s72-c/dedeee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2383689621887647302</id><published>2011-11-25T15:38:00.000-08:00</published><updated>2011-11-25T16:15:51.757-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><title type='text'>Ustalara Saygı Kuşağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-yhJYYUqCTwY/TtAnRggeFwI/AAAAAAAAAk8/FOjjeG1Dv8U/s1600/ayhan%2Babi.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 285px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-yhJYYUqCTwY/TtAnRggeFwI/AAAAAAAAAk8/FOjjeG1Dv8U/s400/ayhan%2Babi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5679082311851579138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; Fotoğraf karesinin ufacık bir noktasında gördüm onu. Hoş, görmesem de bu kare içinde baktığım her yerdeydi zaten. Ayhan Abi'yi bilen bilir. Şimdilerde Eskişehir'de emekliliğin tadını çıkaran, bugüne dek bir çok şehirde yaşamış, kelimenin tam anlamıyla cefakar Eskişehirspor taraftarı.. Ayhan Abi'nin bugün halen her maça boynunda getirdiği bir atkısı var. Tribünde artık emsali kalmamış olan bu atkının uzun yıllar el örmesi olduğuna inanmıştım. Ta ki bu fotoğrafa rastlayana kadar. Biraz araştırdıktan sonra öğrendim ki, Eskişehirspor tribünlerinin toplu olarak yaptırdığı ilk atkıymış bu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Belki vardır hala evinin baş köşesinde saklayan, üşüdüğünde boynuna dolayıp çıkan dostları, ama ben Ayhan Abi'yle tanıdım bu atkıyı ve öyle de gidecek. Ne zaman tribünde görsem bir siyah bir kırmızı harflerle yazılı      "ESKİŞEHİRSPOR"u, 100 metreden tanır, oraya doğru yönelir ve Ayhan Abi'yi bulurum ucunda.  Dolayısıyla bu fotoğrafın benim için en büyük anlamıdır Ayderli Ayhan Abi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Selam olsun tribün emekçilerine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2383689621887647302?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2383689621887647302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/11/ustalara-sayg-kusag.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2383689621887647302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2383689621887647302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/11/ustalara-sayg-kusag.html' title='Ustalara Saygı Kuşağı'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-yhJYYUqCTwY/TtAnRggeFwI/AAAAAAAAAk8/FOjjeG1Dv8U/s72-c/ayhan%2Babi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-3128323394764320906</id><published>2011-10-26T11:31:00.000-07:00</published><updated>2011-10-26T11:54:31.272-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>1 kuple mutluluk</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dBppYXVvv-M/TqhQ3wUoN3I/AAAAAAAAAkc/hHVP8xKg1m0/s1600/seninle.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;Ligin ikinci haftası biterken 6 puan ve +5 averaj sahibi iki takımdan biriydik. Aynı durumdaki diğer takım -Bursaspor- 3. haftanın açılış maçını Beşiktaş'a karşı oynarken, bizi ilgilendiren bir durum ortaya çıktı. Olur da Bursaspor bu maçta yenilirse, averaj hesabına göre Eskişehirspor bir günlüğüne de olsa liderliğe çıkacaktı (severiz biz başkasının maçına bel bağlamayı.) Nitekim, dilediğimiz gibi sonuçlandı o maç (1-2) ve böylece 22 Eylül'ü 23'e bağlayan gece lider takımın taraftarı olarak, puan tablosuna bakarken uyuyakaldık. Mutlu, umutlu...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonrasında neler oldu, nasıl oldu anlayamadık. Henüz uyku sersemliğini atamamışken olaylar gelişti. Tehlike çanlarının çaldığı ama bizim duyamadığımız gün, oyun olarak her ne kadar üstün taraf olsak da Gençlerbirliği'ne 1 puan verdik evimizde ve 1 günlük liderliğimiz geride kalmış oldu hafta biterken. Devamı başlı başına kaos, keşmekeş.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Galatasaray, Trabzonspor, Orduspor, Manisaspor... 4 maç, 0 puan, yenilen 8 gole karşı atılan yalnız 1 gol! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sahadaki oyundan bağımsız gerekçelerle de olsa "Yönetim İstifa" seslerinin oyuncularda yarattığı rehavet, gamsızlık, bize dokunmayan yılan bin yaşasıncılık, ve daha bir sürü şey...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;10. ayın 26. gününde Olimpiyat Stadyumu'nun boş tribünlerindeki tahmini 26 kişinin önünde, 10 kişilik Belediye'ye karşı 1 dakikalık galibiyet. Kötü gününe denk gelinmiş bir İbb karşısında yalnızca 1 dakikalık sevinç! Buna mutlu mu olmalıyız, bununla mı umutlanmalıyız şimdi biz? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yazının varacağı bir sonuç yok; bir amacı, mesajı da yok. Yalnızca biraz rahatlamak istedim, dertleşmek istedim... Söylenecek o kadar çok şey birikti ki, hiç bir şey söyleyemez, konuşamaz hale geldim. Bir kuple olsun huzur istiyorum, mutlu olmak istiyorum, çok mu?!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umutlandırıp utandıranlara selam olsun!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-dBppYXVvv-M/TqhQ3wUoN3I/AAAAAAAAAkc/hHVP8xKg1m0/s400/seninle.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5667869049840220018" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hani soğuk havada oynanmış berbat bir maç sonrası eve gidince ılık bir duş alır, gevşemek istersin ya. Mayışıp oturursun öyle bir köşede, mümkünse kalorifer peteğine  yakın bir minderde. İşte tam o anda yanında kırmızı şarap olsun ve fonda Semiha Yankı. Bugün iyi gider...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-3128323394764320906?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/3128323394764320906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/10/1-kuple-mutluluk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3128323394764320906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3128323394764320906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/10/1-kuple-mutluluk.html' title='1 kuple mutluluk'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dBppYXVvv-M/TqhQ3wUoN3I/AAAAAAAAAkc/hHVP8xKg1m0/s72-c/seninle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4706101397342197744</id><published>2011-08-25T03:45:00.000-07:00</published><updated>2011-08-25T17:54:16.267-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fikstür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Balık Baştan Kokar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Wj2j4XxJ5yc/TlbunerSYEI/AAAAAAAAAjs/LDPAGNXLzrI/s1600/ads%25C4%25B1z.bmp" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;Şike, teşvik, adliye, play-off derken bir noktadan sonra kaynar suya alışan kurbağa gibi hissizleşmeye başladık skandallara karşı. Fakat aynı zamanda soğuduk da futboldan ve taraftarlıktan. Zira, neyin tarafı olduğumuzu algılayamaz, çözemez olduk bu süreçte. "Benim takımım, senin takımını döver" muhabbeti geride kaldı ve artık "benim sabrım seninkini döver" halini aldı. Dayanamayanlar alternatif sporlara yöneldi ve bana göre çok da güzel yaptı. Hatta, şeytan dürtmüyor değil, "bırak futbolu, gel babalar gibi &lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/curling.html"&gt;curling&lt;/a&gt; takip edelim, vaktinde heveslenmiştin hani" diye. Neyse ki, şeytana uymadım ve sabretmeyi seçtim, her şeye rağmen! &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nihayet bize neyin taraftarı olduğumuzu hatırlatan gün geldi. Daha günün başında, "fikstür zerre umurumda değil" gibi cümlelerle kendimi ve etrafımdakileri kandırmayı denedim. Mamafih fayda etmedi. Hele ki, fikstürün ilk haftası belli olduktan sonra, çorap söküğü gibi geldi maçlar ve kalbe pompalanan kan oranı ufak da olsa bir yükseliş gösterdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelelim beni bu derece heyecana sevk eden yoğun maç programına... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-Wj2j4XxJ5yc/TlbunerSYEI/AAAAAAAAAjs/LDPAGNXLzrI/s400/ads%25C4%25B1z.bmp" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644961544972427330" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 246px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu tabloya bakınca, ister istemez şaşkınlıkla mutluluk arası gidip geldim. Şaşkınlığım aslında maçlara değil, duyduğum heyecana oldu. Mutluluk da, sezonu kelimenin tam anlamıyla bir cümbüş eşliğinde açıyor oluşumuzdan. Öyle ki, futbol sezonunu giriş-gelişme-sonuç şeklinde değerlendirirsek, bizim için lig sonuç-giriş-gelişme gibi absürt bir tarzda gelişecek. Severim rutinden bağımsız yapılan her işi. Bu da öyle oldu, zorluk derecesi kıyaslandığında ilk 6 maç tam anlamıyla sonumuzu görmemizi sağlayacak türden. Sonraki dört maç, ligin başında olsa fena bir giriş olmazdı aslında. Ama, hedefler doğrultusunda yüzde yüz kazanmak zorunda olduğumuz maçlara lige fazlasıyla ısınmış halde girecek olmamız kısmen rahatlatıyor. Son yedi hafta, zaten gerçek anlamda ligin başladığı, son düzlük ve tam bu kıvamda rekabeti yaşayabileceğimiz rakipler, ak koyun, kara koyunun ortaya çıkacağı maçlar... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fikstür itibariyle Eskişehirspor'un yolu kasım ayını görmeden belli olacak aşağı yukarı. &lt;b&gt;Ya dışında kalacağız çemberin, yada çelik çomak oynayacağız çembere çomak sokarak!&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4706101397342197744?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4706101397342197744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/08/balk-bastan-kokar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4706101397342197744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4706101397342197744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/08/balk-bastan-kokar.html' title='Balık Baştan Kokar'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Wj2j4XxJ5yc/TlbunerSYEI/AAAAAAAAAjs/LDPAGNXLzrI/s72-c/ads%25C4%25B1z.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4024693544380314045</id><published>2011-08-15T02:45:00.000-07:00</published><updated>2011-08-15T05:09:22.893-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Bizim Biyediç</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5oTay2lIXFc/TkkCu4gS61I/AAAAAAAAAhM/5w3djS1zx4c/s1600/biyedi002fb0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Yalnızca iki maç.. Aslında sekiz artı iki maç, fakat sekiz maçın hiç bir önemi yok. Zaten aşağı yukarı gidişatın belli olduğu bir sezonun sonlarında, takımı dengede tutsun ve akabinde ne şekilde olursa olsun Süper Lig'e çıkartsın diye anlaşılmış bir teknik direktördü. Öyle de yaptı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-5oTay2lIXFc/TkkCu4gS61I/AAAAAAAAAhM/5w3djS1zx4c/s400/biyedi002fb0.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641043012723338066" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 220px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;                                En uzun koşuysa elbet Eskişehir'de şampiyonluk, o onun en önemli yüz metresini koştu...&lt;/b&gt; &lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=5087"&gt;*&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Isınma turlarının ardından gerçek sınav zamanı geldiğinde onlarca kişinin emeğiyle var edilen ve 43 yıldır bir türlü tamamlanamayan 'Şampiyonluk Yolu'ndaki en kritik köprülerden birini inşa etti. Yolun başında yada sonunda değildi belki ama o iki günde orada yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Biyediç geldi, kilometre taşını dikti, gitti... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kariyeri oldukça dolu olan Nejat Biyediç'in hatıra defterinde nasıl yer aldık bilemem; ama o bizim tebessüme ihtiyaç duyduğumuz anlarda kolay bulabilmek için köşesini katladığımız sayfada büyük puntolarla yerini sonsuza kadar korumaya devam edecek... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-VG-T2M5dlbI/TkkDPTsQF9I/AAAAAAAAAhU/vbEYRlpqoUY/s400/news_manset_resim_1u_NejatBiyedic002.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641043569777055698" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 202px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;                                                                   &lt;/span&gt; 01.01.1959 - 15.08.2011&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; 2008'de, 12 yıl aradan sonra tekrar Süper Lig'e çıkmamızı sağlayan Nejat Biyediç'e selam olsun!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4024693544380314045?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4024693544380314045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/08/bizim-biyedic.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4024693544380314045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4024693544380314045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/08/bizim-biyedic.html' title='Bizim Biyediç'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5oTay2lIXFc/TkkCu4gS61I/AAAAAAAAAhM/5w3djS1zx4c/s72-c/biyedi002fb0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5532551503745163115</id><published>2011-07-03T05:10:00.000-07:00</published><updated>2011-09-07T14:54:13.879-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Bugün kederliyim, kötüyüm bugün...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-o6CS0H5i5xs/Tmfn_Sd3OmI/AAAAAAAAAkM/XWZzF3zvsTw/s1600/n535714237_1672566_1168517.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 301px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-o6CS0H5i5xs/Tmfn_Sd3OmI/AAAAAAAAAkM/XWZzF3zvsTw/s400/n535714237_1672566_1168517.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649739332034443874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Masum bir aşkla giydiğim siyah kırmızı formamı çamura bulaştıranlar olmuş. Bugün öğrendim. Duyduğumda inanmak istemedim. Gidip dolabımı açtım, baş köşede duran en eski formama baktım hemen. Bıraktığım gibi duruyordu: Meşale yanıklarından oluşan delikleri, gol sevincinde kendini kaybeden -adını bilmediğim- bir amca tarafından çekildiği için sökülen dikişleri ve yine 90'da yediğimiz bir golün göz yaşları, görünmese de,  üzerindeydi hala. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün utanarak izlediğim haberlerde adı tatsız cümlelerde geçen takım, kim ne derse desin, benim aşık olduğum Eskişehirspor değil. Benim asıl aşık olduğum takım, hangi şehirde olduğunu bile hatırlayamadığım takımdan 7 gol yediğimiz yıllarda giydiğim; büyük şehirlerin küçük semtlerinde bulunan ve yalnızca bilmek zorunda olanların bildiği ara sokaklarda, stadyumun yerini sormak zorunda kaldığımız deplasmanlarda eskittiğim, şimdilerde dolabımda duran formayla bütünleşen Eskişehirspor. Dolaptaki o forma hala siyah ve hala kırmızı. Renkleri hala canlı, arması güzel. Üzerine sıçrayan çamur iz bırakacak, biliyorum ama &lt;b&gt;hiç bir çamur, siyah ve kırmızının solmasına izin vermeyecek&lt;/b&gt;, bunu da biliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok maç kaybettik, küme düştük, fark yedik, vs... Ama tarihinin hiç bir döneminde bu kadar utanmamıştım bir Eskişehirspor taraftarı olarak. Bu lekede emeği geçen herkese tek tek saygılarımı(!) sunuyorum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5532551503745163115?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5532551503745163115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/07/bugun-kederliyim-kotuyum-bugun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5532551503745163115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5532551503745163115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/07/bugun-kederliyim-kotuyum-bugun.html' title='Bugün kederliyim, kötüyüm bugün...'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-o6CS0H5i5xs/Tmfn_Sd3OmI/AAAAAAAAAkM/XWZzF3zvsTw/s72-c/n535714237_1672566_1168517.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5848817260157769726</id><published>2011-06-29T04:54:00.000-07:00</published><updated>2011-06-29T12:03:54.835-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öykü'/><title type='text'>Asla Vazgeçme ! (ya da sen bilirsin)</title><content type='html'>Zaten içinde para olup olmadığından bile emin olmadığı banka hesabını ufak bir umutla kontrol etmek için geldiği ATM önünde, bir de sıra beklemek canını sıkıyordu. Ama, yapacak daha iyi bir işi olmadığı için beklemeye karar verdi. Beklerken sanki çok yoğun işleri varmış da bir an önce bankamatikten para transferleri yapıp gidecekmiş gibi bir havayla elinde telefonu, etrafına bakınıyordu. Sıranın en önündeki, yakın gözlüğünü evde unuttuğu için her tuşa otuz saniye bekleyip basan teyzenin bu bekleyişte payı büyük olsa da, günlerdir evden çıkmayan Özgür'in sosyalleşmesi için bu bekleyiş güzel bir fırsattı ve değerlendirmeliydi. Bankamatik kuyruğundaki her umutsuz genç gibi o da, sıranın ortalarında bekleyen alımlı kızla arasında bir şeyler yaşanması hayalini kurmuş olsa da, bu saçma aşk hikayesine kızın para çektikten sonra "o kadar güzelim ki herkes bana bakıyor, derhal buradan uzaklaşmalıyım" büyüklüğündeki adımlarla ilerlemesi sonucunda veda etti. Zaten güzel değildi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nihayetinde sıra Özgür'e geldi ve kartını elleri titreyerek yerleştirdi yuvasına. Şifresini girdi(her yurdum insanı gibi onun da şifresi tuttuğu takımın kuruluş yılıydı ve belki de bu yüzden kaybediyordu biraz da). Hesapta tam tamına 7 lira 64 kuruş vardı. Adeta yıkılmıştı, çıkar yol düşünüyordu ve biraz da sırada bekleyenlere karşı kurduğunu sandığı imajı bozmamak için bankamatik menüsünde dolanıyordu. "Ödemeler" sekmesinde "Şans Oyunları"nı gördüğünde kaderin ona ironik bir şaka yaptığına emin oldu ve eli istemsiz tuşladı bu seçeneği. Önünde bir kaç bahis sitesinin adı açıldı ve aniden içlerinden birindeki hesabı aklına geldi. Belki hesabındaki para çekemeyeceği kadar düşüktü ama şansını bir de bahiste deneyebilirdi. Hemen telefon rehberine girdi, bir zamanlar çılgın atıyordu bu sitelerde, o yüzden hesap numarasını telefonuna kaydetmişti (bunun bir diğer anlamı da, o kadar çok kaybediyordu ki, sürekli parası bittiği için yeniden yüklemesi gerekiyordu bahtsız kardeşimizin). &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7 lirayı başarılı bir şekilde bahis hesabına aktardıktan sonra, büyük bir kibirle bankamatikten uzaklaşarak evinin yolunu tuttu. Belki bankamatik kuyruğundaki kız ona pas vermemişti, belki banka hesabında çekebileceği kadar meblağ yoktu ama artık bir umut vardı içinde: küllerinden doğacaktı! Eve gidip ilk iş olarak bilgisayarına yöneldi. Bahis sitesindeki hesabına girdiğinde yüzü gülüyordu, zira artık Bakiye: 7.00 TL yazıyordu. Futbol sezonu bittiği için alternatif bahislere yönelmek zorundaydı, Kadınlar Avrupa Basketbol Şampiyonası, Finlandiya ve Norveç ligleri ve Wimbledon Tenis Turnuvası... Kadınlar Basketbol Şampiyonası'ndan Letonya karşısında (-6,5) handikaplı Rusya ilk tercihiydi. Finlandiya'da yıllardır adını her gördüğünde bir kaç saniye boş boş baktığı, anlamlı gibi ama aslında anlamsız takım Inter Turku'nun 1,40 oranını görünce rakibin kim olduğuna bakmadan ekledi kuponuna. Yine adından dolayı seçtiği Viking takımı, tahmin ettiğiniz gibi Norveç liginden ve 1,55 orana sahipti. Kuponun son müsabakası her yaz izlerken büyük keyif aldığı fakat sonrasında sene boyu aklına bile gelmeyen Wimbledon Tenis Turnuvası'ndan tanıdığı üç oyuncudan biri olan Sharapova oldu(diğer ikisi de Venus ve Serena Williams kardeşler zaten). Büyük bir çılgınlık yaparak hesabındaki tüm parayı(7 lira) bu kupona yatırdı ve beklemeye başladı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçlar teker teker Özgür'ün istediği gibi sonuçlanıyordu. Önce Rusya farklı kazanıyor, sonra soğuk ülkelerden arka arkaya gol haberleri geliyordu. Son maç olan Sharapova maçını izleyerek çifte keyif yaşamaya karar verdi. İlk sette sert servislerinin yanı sıra insan üstü çığlıklarıyla üstünlük kuran Sharapova maçı da 2-0 gibi rahat bir skorla alıyordu. Özgür gözlerine inanamadı. Daha sabah bankamatik ekranında görünce hüsrana uğradığı 7 liranın yerinde artık 32 lira vardı. Derhal para çekme talimatı vermeye karar verdi. Tam bir düz adam, adeta bir küçük hesaplar insanı olan Özgür, "kazanmışken üçe beşe bakmadan durmalıyım" mottosuyla "çekilecek meblağ" kutucuğuna 32 lira yazdı ve onayladı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi sabah güne mutlu başladı. Aynaya bakıp insana benzedikten sonra oyalanmadan gittiği bankamatikte sıraya girdi. Yine en önde yaşlı bir teyze vardı fakat bu defa yakın gözlüğü gözünde, hızlı hızlı yapıyordu işlemlerini. Sıranın ortalarında duran alımlı kız arada bir dönüp kendisine bakıyor ve hatta gülümsüyor gibiydi. Özgür, elleri cebinde büyük bir öz güvenle sırasını beklerken etrafa "param var ve onu çekmeye geldim" bakışları atıyor, çaktırmadan da yandaki mağazanın vitrininden kendi yansımasını kesiyordu. Alımlı kız işini bitirip sıradan ayrılırken Özgür'e baktığında, Özgür "farkındayım çok yakışıklıyım ve bana bakıyorsun ama umurumda değilsin bebeğim" bakışı atmış olsa da kız, "salak şey" bakışı atıp gitti. Olsun, bugün hiç bir şey tadını kaçıramazdı. Nihayet sıra geldi ve kendinden emin bir şekilde şifresini girdi (şifresini değiştirmeyi aklına bile getirmedi).  Para çekmek istediğiniz tutarı girin kutucuğuna ukala bir tebessümle "20" yazdı. Kalan 12 TL'yi hesapta bırakarak gelecekti kendisine jest yaptı ve içinden "unuttuğum bir gün 10 lirayı çeker, 2 lirayı bahis hesabıma atar ve yaşamaya devam ederim" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık makarna dışında bir şeyler yeme vaktiydi Özgür için, belki lahmacun, belki tavuk döner, belki de goralı; bu gizemini koruyan yemeği sonsuza dek yalnızca Özgür bilecekti... Kesin olan ise yemeğin yanında içeceği ayran, sonrasında kalan parayla alacağı sigara ve geleceğe bıraktığı umut tohumları!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5848817260157769726?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5848817260157769726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/06/asla-vazgecme-ya-da-sen-bilirsin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5848817260157769726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5848817260157769726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/06/asla-vazgecme-ya-da-sen-bilirsin.html' title='Asla Vazgeçme ! (ya da sen bilirsin)'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8579799699499087041</id><published>2011-06-24T14:11:00.000-07:00</published><updated>2011-08-15T06:19:07.827-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Düşündüm de...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1czixRG6mho/TgUeRonqVOI/AAAAAAAAAd4/d0MDcE8cyYs/s1600/kazim-koyuncu-7%2B%25281%2529.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor ve Trabzonspor arasında hızına yetişilmesi mümkün olmayan sert bir münakaşa almış başını yürüyor ve düşündürüyor ister istemez. Kaderin kesiştirdiği kritik noktalarda kimi bizim, kimi onların lehine sonuçlandı, eyvallah. "Anadolu" bizimdir, sizindir rekabeti var eyvallah. Bizim 65-75 yılları arasında defalarca direkten dönen topumuzu 76-84 arasında onlar tamamladı, hem de altı defa, buna da eyvallah. Sevmeyelim birbirimizi, buna da diyecek sözüm yok, sebep ne olursa olsun anlarım...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama, anlamadığım, anlayamadığım şeyler var. Hangi ara bu kadar öfkeyle nefret eder olduk birbirimizden? Bir takımı sevmek diğerlerinden nefret etmeyi beraberinde mi getirir yoksa? Rengi farklı, coğrafyası farklı o takımlara sevdalılar arasında hiç mi sevilesi insan yoktur ki oturduğumuz yerden topuna birden söveriz ?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Düşündüm biraz, Trabzonspor'u tutan güzel insanları, yok mu acaba cidden diye. Biliyorum var. Hem de çok güzel insanlar var. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim &lt;i&gt;Yenilsen De Yensen De&lt;/i&gt; sayesinde tanıdığım Balıkesir doğumlu ama Trabzonsporlu olmayı seçmiş dostum var mesela, &lt;b&gt;Tanju&lt;/b&gt;. Trabzonspor'u tutmasına gerekçe olarak gösterdiği ruh ve onurlu duruşun bozulduğunu hissettiği zaman gözünden yaş gelecek kadar güzel bir insan... &lt;b&gt;Dozer Cemil&lt;/b&gt;'in "ben Trabzonspor'un kaptanıyım, başka kaptanın arkasından, başka formayla sahaya çıkmam" deyişine vurulmuş. Tıpkı benim, Dozer Cemil'le aynı yıllarda tüm İstanbul takımları'nın peşinde koşmasına aldırmayarak, hatta akrabası olan taçsız kral Metin Oktay'ın ricasını kırmak pahasına, futbola başladığı Eskişehir'de veda eden &lt;b&gt;Çengel Fethi&lt;/b&gt;'ye duyduğum derin sevgi gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ailesinden kalan trilyonluk köşkü çocuklar için "Oyuncak Müzesi" yapacak kadar temiz, hala büyüyünce Trabzonspor'da kaleci olacağına inanacak kadar çocuk bir &lt;b&gt;Sunay Akın&lt;/b&gt; var. &lt;b&gt;Volkan Konak&lt;/b&gt; var mesela, sevgiye doyumsuz gönül adamı. &lt;i&gt;Cerrahpaşa'&lt;/i&gt;yı yada &lt;i&gt;Hastane Önünde İncir Ağacı'&lt;/i&gt; nı ondan dinlerken hiç mi duygulanmadık... incir ağacı demişken, &lt;b&gt;Mehmet Dalman&lt;/b&gt; isimli bir Trabzonspor taraftarı var, okuduğum, dinlediğim. 1996'da kaçan şampiyonluk sonrasında dayanamayıp bunalıma giren ve kendini İncir Ağacı'na asarak intihar eden. Yanında ufak bir not bulunmuş : "ölümümden kimse sorumlu değildir, dünyaya yine gelsem yine Trabzonsporlu olurdum" yazılı... Mehmet'in gittiği yer her neresiyse, orada yıllar sonra karşıladığı, öldüğü için üzüldüğü, gördüğü için sevindiği biri var: &lt;b&gt;Kazım Koyuncu&lt;/b&gt;. Tam altı yıl önce bugün Karadeniz'in "Çernobil kanı" çayını son kez içmiş ve Mehmet'in, Dozer Cemil'in yanına gitmiş şair ceketli çocuk. İstanbul'un tüm davetkarlığına rağmen formasıyla çıkmış sahneye ve yalnızca bordo mavi çalmış gitarını...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hatırladım, oralarda da varmış güzel insanlar, tebessüm etmemi sağlayan, eyvallah!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-GPXkPe7IEn8/Tkkcng-rcMI/AAAAAAAAAjU/Y6sFza_Fz80/s400/kkoyuncu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641071473451561154" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 282px; height: 400px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8579799699499087041?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8579799699499087041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/06/dusundum-de.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8579799699499087041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8579799699499087041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/06/dusundum-de.html' title='Düşündüm de...'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-GPXkPe7IEn8/Tkkcng-rcMI/AAAAAAAAAjU/Y6sFza_Fz80/s72-c/kkoyuncu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4371206024036035189</id><published>2011-05-29T17:34:00.000-07:00</published><updated>2011-08-15T06:22:58.943-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stadyum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Bitmek Bilmeyen Mesele: Stadyum</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ah6V9J2GOxE/Tkkdium4bsI/AAAAAAAAAjc/L3hgTIRTJts/s1600/ATATURK-STADYUMU-1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;" 7 - Halen 1500 kişilik kapalı ve 15000 kişilik açık seyirci alabilen Atatürk Stadı ile 1000 kişilik açık seyirci alabilecek Şeker Stadı ile bugün için ihtiyacı kafî saha ve stad mevcuttur. Ayrıca Atatürk Stadı'nın tevsi için gereken istimlâklar yapılmış olup, yine yüksek yardımlarınızla 5 yıllık plâna alınması ve ilk yıllara konması halinde Eskişehir'de kapalı tribünler 12000, açık tribünler de 38000 ki cem'an 50000 seyirci alabilecek kudret ve büyüklükte olacaktır."&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); font-style: normal; -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-Ah6V9J2GOxE/Tkkdium4bsI/AAAAAAAAAjc/L3hgTIRTJts/s400/ATATURK-STADYUMU-1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641072490722127554" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 268px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor'un kurulmasında adım adım sona yaklaşılırken, Haziran 1965'te, o dönemde Ankara'da bulunan Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Federasyon Başkanlığı'na 7 maddeden oluşan bir taahhütname gönderilmiş. Bu maddelerin ilk altısı kısmen makul seviyede olsa da, yedinci madde dikkatimi çekti. Bugün dahi imkanı zor olan bir vaatte bulunmuş Eskişehirspor Kulübü, hem de henüz kurulmamışken. Başlangıç kapasitesi 16500 görünen Eskişehir Atatürk Stadyumu zaman içinde yapılan değişiklikler ve sonrasında kural gereği yapılan koltuklandırma çalışmaları neticesinde 2011 itibariyle 18700 seyirci kapasitesine sahip konuma geldi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1971 yılında Akdeniz Oyunları için inşa edilen İzmir Atatürk Stadyumu uzun yıllar boyunca 63.000 kapasiteyle ülkenin tek yüksek kapasiteli stadı olarak varlık gösterdi, ancak 2002'de bu ünvanı, İstanbul'da bir türlü gerçekleştirmeye hak kazanamadığımız Olimpiyat Oyunları için tasarlanan Olimpiyat Parkı bünyesindeki İstanbul Atatürk Olimpyat Stadı (84.000) ele geçirdi. Bundan beş yıl öncesine kadar Türkiye'de yüksek kapasitede ve standartlarda kabul gören yalnızca bu iki stad varken,  dünyanın ekonomik anlamda globalleşmesiyle birlikte yayılan endüstriyel futbolun ülkemize de girmesiyle beraber bu sayı artış gösterdi. Önce, Fenerbahçe'nin kullandığı Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun kapasitesinin 50.000 sınırına çekilmesi, sonrasında Kayserili işadamının çabalarıyla yapılan ve kendi adını taşıyan 33.000 seyirci kapasiteli Kadir Has Stadyumu, son olarak Galatasaray'a yıllarca hizmet etmiş Ali Sami Yen'in bulunduğu arsa karşılığında yapılan Türk Telekom Arena(52.500) bu zincire eklenen halkaları oluşturdu. Bunların yanı sıra Anadolu'da bir çok şehirde yapılan-yenilenen Bursa Atatürk Stadyumu(25.000) Şanlı Urfa Gap Arena(30.000), Rize Şehir Stadyumu(15.000) gibi aternatiflerle ülkenin stadyum çıtası yukarı çekilmiş oldu. Tüm bunlara ek olarak, Ankara'nın ve ülkenin en eski statlarından biri olmasının yanı sıra Eskişehirspor'un 2.Lig B Kategorisi'nden kurtulduğu 2006 ilkbaharında resmi olmayan rakamlara göre 35.000 taraftara ev sahipliği yapmış Cebeci İnönü Stadyumu da yıkılmaya yüz tutmuş olsa da tarihiyle ayrı bir yerde bulunuyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye'nin dört yanındaki stadyumlar birer birer gelişirken, Eskişehir'de bu konuda rivayetlerden öteye geçilmiyor. Geçtiğimiz aylarda, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı bir oyla kaçırmadan önce yapılan sunum dosyasında yer alan 8 ilden biriydi Eskişehir. Şehirde şu an bulunan Atatürk Stadyumu'nun şampiyona düzenlemek için gerekli kriterleri bulunduğu alanda sağlamasının zorluğu nedeniyle şehir merkezine kısmen uzak bir noktada 37.000 kapasiteli yeni bir stadyum yapılacaktı. Ancak, organizasyonu şaibeli bir oylama neticesinde Fransa'ya kaptırdıktan sonra, Eskişehir'de stadyum konusu tekrar soru işaretleriyle dolu bir dosya halini aldı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yakın zamanda Eskişehir İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, stadyumun yeni bir bölgeye taşınması veya yerinde geliştirilmesinin zorluğuna dikkat çekildi. Çözümün, sıkıntı giderilene kadar Açık Tribün'ün üzerinin kapatılmasında olduğu söylendi. Haksız bir açıklama değil. Ancak, realist bir bakış açısıyla, Türkiye'nin kültürel, ekonomik ve sportif başarı anlamında en hızlı gelişen öncü kenti Eskişehir'de mevcut stadın yetersizliği kabul edilemez. Euro 2016'yı kaçırmış olsa da TFF'nin er yada geç bir turnuvaya ev sahipliği yapma isteği biliniyor. Bu nedenle hazırlıklı olmak gerekir. Herhangi bir uluslararası turnuvanın netleşmesine gerek duymaksızın Euro 2016 projesinde yer aldığı gibi, en az 35.000 seyirci kapasiteli bir stadyuma acil ihtiyaç var. Zira, Eskişehirspor Kulübü maçlarını 2. lig yıllarında dahi 15.000 seyirci ortalamasıyla oynamış ve sportif başarıdan bağımsız seviyede bir seyirci talebiyle karşı karşıya kalmış durumda. Kaldı ki, yavaş ama sağlam adımlarla sportif başarının da geldiği düşünülürse, Eskişehir'de yeni bir stadyum ihtiyacı kaçınılmaz gerçektir. Ek olarak, yeni bir stadyumun kaliteli futbolcu transferine yapacağı katkı da göz ardı edilmemelidir.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaçınılmaz olan bir sonucu tartışıp, olasılıkları düşünmektense, er yada geç yapılacak olan stadyuma odaklanıp, şimdiden detayları düşünmekte fayda var. Giriş çıkışlar, tuvaletler, büfelerin geniş bir alanda hizmet vermesi ve güvenlik gibi ana gereksinimler zaten yerine getirilecektir. Bunlardan farklı olarak akla ilk gelen, tribünlerin sahaya olan yakınlığı. Atletizme ülkemizde verilen önemin yalnızca futbol sahalarının etrafındaki tartar pistten ibaret olduğu yıllarda yapılmış tüm şehir stadyumlarının yapısı hemen hemen birbirine benzer. Bir adet Açık Tribün, hemen karşısında protokol, vip, kamera odası gibi unsurları bulunduran Kapalı Tribün ve bu tribünlerle yeşil saha arasında anlamsız uzunlukta bir boşluğa sığdırılmış tartar pist. Günümüzde atletizme özel sahalar her şehirde mevcut. Eskişehir'de de bu ihtiyacı karşılayacak standartlarda sahalar mevcut. Dolayısıyla yeni yapılacak olan stadyumda tribünler sahaya olabildiğince yakın olmalı. Bu yakınlık ve oval stadın getireceği psikolojik etki misafir takım oyuncuları üzerinde bir baskı yaratacaktır şüphesiz. An itibariyle buna verilecek en başarılı örnek, yeni ve belirgin bir gelişme olması dolayısıyla TT Arena'ya geçiş sonrasında Galatasaray'ın rakip üzerindeki etkisi. Hatta, TT Arena'da oynadığımız ve 4-2'lik yenilgiyle ayrıldığımız maç sonrasında Teknik Direktör Bülent Uygun ve Başkan Halil Ünal, yenilgide stadyumun etkisini itiraf etmişlerdi. Sahaya çıkan bir misafir takım futbolcusu, özellikle de benzeri bir stadda önceden fazla oynamamışsa, etrafında baktığında kaçabileceği bir boşluk arar, nefes almak ister. En kötü ihtimalle misafir takım tribününü görmek ister, biraz olsun stresini atabilmek için. Ancak, artık bahsettiğim yapıdaki stadyumlarda deplasman taraftarları asla seslerini duyuramayacakları, köşe ve karanlıkta kalan bir noktada maçı izlemek zorunda bırakılıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir diğer detay ise, maneviyat. Taraftar, galibiyet, şampiyonluk, kupa görmek ister elbette. Ancak, özellikle Eskişehirspor gibi sahada oynanan oyundan ziyade tribündeki görselliğiyle alkış ve ilgi toplayan bir takımı tutan insanlar kendi geçmişine, efsanelerine saygı bekler. Maddi beklentileri umursamaz. Stadyum yapılacaksa eğer, adında tek derdi kulübümüz üzerinden reklam ve rant sağlamak olan bir marka yerine efsaneleşmiş oyunculardan birini, Fethi Heper'i görmek ister mesela, yada kaptan İsmail Arca'yı. Belki de en güzeli, 65-75 yıllarına damgasını vurmuş, Anadolu'nun devriminde ilk ateşi yakan takımın hocası Abdullah Gegiç. Hem hak geçmemiş olur böylece. Ama en anlamlısı da henüz 25 yaşındayken yitirdiğimiz Sinan Alağaç olacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maç öncesinde Atatürk Stadı'na toplu halde yürümek, tezahüratlar yapmak bir gelenektir Eskişehir'de. Eğer ki, yeni yapılacak stadyumun çevre düzenlemesinde temsili de olsa buna benzer bir ortam sağlanmaz, maç önü atmosferi eksik bırakılırsa gelecek nesillere Eskişehirspor'un ne olduğunu da eksik aktarmak durumunda kalır dünün ve bugünün taraftarları. Bu nedenle ulaşım ve stadyum etrafı projelendirilerken taraftarlığı babadan oğula, anneden kıza bir bayrak yarışı olarak yaşatan ve var eden şehir halkına kolaylık sağlanmalı, mümkünse 1965'ten günümüze arşivlenen dökümanları, fotoğrafları, videoları ve tabi kupaları, ama en önemlisi terletilmiş formaları sergileyeceği bir müze ile taçlandırmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saydığım detayların gerçekleşeceğine dair bir taahhüt, 1965 yılında, federasyonu ikna etmek için yazıldığı gibi ütopik değil de içtenlikle, altyapısı oluşturularak sunulduğu takdirde eminim ki, ülkenin dört yanına yayılmış bir milyon Eskişehirspor Taraftarı birer tuğla alır ve yeni evimizin inşaatına el vermek için birlik olur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4371206024036035189?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4371206024036035189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/05/bitmek-bilmeyen-mesele-stadyum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4371206024036035189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4371206024036035189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/05/bitmek-bilmeyen-mesele-stadyum.html' title='Bitmek Bilmeyen Mesele: Stadyum'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ah6V9J2GOxE/Tkkdium4bsI/AAAAAAAAAjc/L3hgTIRTJts/s72-c/ATATURK-STADYUMU-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2366797416041963122</id><published>2011-05-15T15:43:00.000-07:00</published><updated>2011-12-12T06:22:57.083-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğa kaya'/><title type='text'>Doğa Kaya Gerçeği</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-v91LSoNp7wo/TuYOMplvPOI/AAAAAAAAAm0/Abx_04cd5Gg/s1600/do%25C4%259Fa%2B%25285%2529.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-v91LSoNp7wo/TuYOMplvPOI/AAAAAAAAAm0/Abx_04cd5Gg/s400/do%25C4%259Fa%2B%25285%2529.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685247190087187682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wOQKjiv_7fY/TdBmwv_CJeI/AAAAAAAAAcw/misP6DOK6bk/s1600/20080914genclerbirligie.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Son zamanlarda Lig Tv maç sonunda istatistikleri verirken hangi futbolcunun kaç km koştuğuna bakıyorum özellikle. Çok şey anlatır çünkü. Tamam, pozisyonu gereği kısmen az koşması gerekenler olur elbette, ancak yine de istisnalar dışında tüm oyuncuların özverisini yansıtır bu tablo. Hırs, azim, istek gibi klişeleşmiş kelimelerin rakamsal yansımasıdır bir nevi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyondan izlediğim maçlarda rakamsal olarak teyit ettiğim, tribünden takip ettiğimde ise bizzat izleyip takdir ettiğim bir &lt;b&gt;Doğa Kaya&lt;/b&gt; gerçeği var. Dinamik yapısı sayesinde sürekli oyunun içinde kalmaya gayret eden, forvetle birlikte hücuma çıkıp, hemen devamında defansla birlikte savunma yapan, en azından yeltenen, mücadele eden biri. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Q32-Uo8QWKo/TuYOB_m7hgI/AAAAAAAAAmo/RuP3xtfoWe4/s1600/do%25C4%259Fa%25283%2529.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-Q32-Uo8QWKo/TuYOB_m7hgI/AAAAAAAAAmo/RuP3xtfoWe4/s400/do%25C4%259Fa%25283%2529.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685247007019206146" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 350px; height: 250px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkes, iki sezon önceki Beşiktaş maçında Yusuf'tan aynı hücumda arka arkaya yediği çalımlarla dalga geçerken ben her yediği çalımdan sonra tekrar saldıran Doğa'yla &lt;b&gt;gurur&lt;/b&gt; duydum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Bu ligin oyuncusu değil, kapasitesi yetersiz" diyenlere inat attığı tam saha deparları hayranlıkla izledim. Yaptığı hataların ardından kahretmek yerine, düştüğü saniye ayağa fırlayıp mücadelesine devam eden, bir nevi hacıyatmaz gibi direnen Doğa'ya &lt;b&gt;saygı&lt;/b&gt; duydum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Unutmak istediğimiz, ama her sezonunu, her maçını tek tek yaşadığımız için asla aklımızdan çıkaramadığımız, bitmesi için gün sayarken zamanın ağır aktığı o yıpratıcı yılların son demlerinden bugüne kadroda ite kaka, inatla yerini koruyan, sessizce formayı terleten ve bununla reklam yapmak yerine işini yapan Doğa'yı &lt;b&gt;bizden&lt;/b&gt; hissettim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankaraspor deplasmanında sakatlığı nedeniyle kadroda kendine yer bulamayınca "takım elbiseli abiler"in peşinden deri koltuklara gitmek yerine deplasman tribününe herhangi bir taraftar gibi bilet alıp sıraya geçerek girmeyi tercih eden, kapıda çantası aranırken "sen benim kim olduğumu biliyor musun?" diye diklenmek yerine sessizce bekleyen ve ayakta maçı izleyen Doğa'ya &lt;b&gt;hayranlık&lt;/b&gt; duydum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok değil üç yıl önce, adı sanı belli olmayan dipsiz kuyunun sonundaki duvarı yıkan ve bize ışığı gösteren golü atan Doğa'yla aynı anda sesim kısıldı, yalnızca bir kaç metre ötesindeki tribünde!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wSZbe1-yeeo/TuYNqcRDPLI/AAAAAAAAAmc/QWmai8o4h_Q/s1600/do%25C4%259Fa%2B%25284%2529.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-wSZbe1-yeeo/TuYNqcRDPLI/AAAAAAAAAmc/QWmai8o4h_Q/s400/do%25C4%259Fa%2B%25284%2529.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685246602395204786" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yıpranmış, yorulmuş ve kanını tazeleme ihtiyacı duymuş. Hal böyle olunca, Antalyaspor'dan gelen -samimi olduğuna inandığı- teklifi de kabul etmiş. Biraz üzüldüm, biraz mutlu oldum. Üzüldüm, zira genişleyen ve derinleşen kadroda hak ettiği saygınlığı, itibarı görememeye başlamıştı ve gitti. Mutlu oldum, çünkü ayrılırken transfer olan profesyonel bir futbolcu gibi değil de, okul değiştiren bir öğrenci gibi samimi veda etti takıma, taraftara, şehre... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün ayrıldığı Eskişehir'e yarın başka formayla geldiğinde, tribünden adını haykırıp alkışlamak naçizane bir teşekkür, mütevazı bir vefa olacak. O güne dek, kendine dikkat et Doğa Kaya. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2366797416041963122?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2366797416041963122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/05/doga-kaya-gercegi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2366797416041963122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2366797416041963122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/05/doga-kaya-gercegi.html' title='Doğa Kaya Gerçeği'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-v91LSoNp7wo/TuYOMplvPOI/AAAAAAAAAm0/Abx_04cd5Gg/s72-c/do%25C4%259Fa%2B%25285%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-252835696649394022</id><published>2011-04-30T07:37:00.000-07:00</published><updated>2011-12-12T06:29:03.362-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kasımpaşa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Paşa'ya Saygı Duruşu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-peiVHgXSBnQ/Tbw4CR-WvTI/AAAAAAAAAco/64hEo_K_g5c/s1600/16545_1258949957677_1347482295_30735239_3195629_n.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;Eskişehirspor'u şehir dışında tutmanın yansımalarından biri, sorulan birbirinden saçma sorular olmuştur hep. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Eskişehirsporluyum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+Hadi ya... (kafası karıştı) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;...bir süre sonra toparlar ve tekrar başlar,&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+ Tamam onu anladım da, başka?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-  Başka derken?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+ Hani üç büyüklerden?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-  Üç büyük derken?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+ işte İstanbul takımlarından hangisini tutuyorsun diyorum?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-  öyle desene baştan, İstanbul'dan Kasımpaşa'yı tutuyorum ben.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;+ ?!?%&amp;amp;!? (hepten gitti)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yukarıdaki diyalog sık sık rastladığımız ve artık bıkma evresine geldiğimiz türden. Kısır bir döngüden ibaretken, verilen son cevap sonrasında muhatabımın mavi ekran vermesine neden olmanın mutluluğu bambaşka oluyor.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzak bir şehirde yaşayınca insan memleketini özler elbette. Ben de özlüyorum, Eskişehir'i. Binalar arasına sıkışmış da olsa hala var olan sıcaklık ve huzuruyla kendini özleten bir şehrim var.  Eskişehir'e yazın Almanya'dan izne gelen dayımın sabahın köründe simit fırınına gidip, çocuk gibi mutlu olmasını anlayamazdım önceleri. Şimdilerde ise ne zaman Eskişehir sokaklarında yürüsem gerçek anlamda bir aidiyet hissi yaşarım, ailemle biraz vakit geçirdikten sonra sokağa atarım kendimi. Plansız programsız kısa bir şehir turu yaparım. Doktorlar Caddesi'nde bisikletle gezen yaşlı amcaları, Porsuk kenarındaki çimlerde oturan sevgilileri, arkadaş gruplarını, birbirine "hacım" diye seslenenleri gördükçe terapi gibi gelir bana Eskişehir. Sonra, tanıdık mekanlara giderim rastgele. Mutlaka tanıdık bir yüze rastlar, oturur muhabbet ederim. Hava kararınca barlar sokağına geçeriz birlikte ve seans biter nihayetinde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaçınılmaz son, İstanbul'a dönerim. Her defasında aklımın bir köşesi Eskişehir'de kalsa da, gittiğim yerde de sığınacağım bir liman olduğunu bilmek rahatlatır beni. Bir türlü bitmek bilmeyen okulumdan çıkıp eve giderken, gidemediğim bir maçta Eskişehirspor yenilmişse yada sadece canım sıkılmışsa düşünmeden atlar Kasımpaşa'ya giderim, yine plansız, yine programsız. Önce, aynı benim gibi alt liglerde, başarısı rivayetlerde saklıyken tarafını seçen gençlerin sıkça vakit geçirdiği Ziyafet Sokak'ta alırım soluğu. Bir binanın yan duvarında boydan boya duran dev Kasımpaşa armasından aldığı isimle "Arma Altı"nda... Misafirden öte, müdavim olmama rağmen ilgilerini eksik etmezler hiç bir zaman. Çay gelir anında, boş tabure yoksa yer verir yaşça küçükler. Öyledir Kasımpaşa'da, aralarında bir yaş dahi olsa saygıdan ödün vermezler. Sonra, turlarız semt içinde, tıpkı Eskişehir'de olduğu gibi burada da tanıdık simalar çıkar karşıma. Kasımpaşa'da da yaşlı amcalar bisiklet üzerinde dolaşır. Porsuk kenarında olmasam da Haliç teselli olur bana. Sonra hava kararır ve zamanın akış hızına inat, yavaş içeriz birayı köşedeki semt birahanesinde... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-B2DcrvvBsfs/TuYPMS_XaII/AAAAAAAAAnA/epjEL4xLgqo/s1600/16545_1258949957677_1347482295_30735239_3195629_n.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-B2DcrvvBsfs/TuYPMS_XaII/AAAAAAAAAnA/epjEL4xLgqo/s400/16545_1258949957677_1347482295_30735239_3195629_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685248283532290178" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kulüpler arası kardeşlikten öte, ikili dostluklar üzerine kurulmuş bir bağ...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ve küme düşen Kasımpaşa'ya saygı duruşu kaldığı yerden devam eder...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;34. dakika yaklaşırken tüm tribünde uğultu başlar Eskişehir'de: "34'te Paşa, 34'te..." &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;son on saniyede geri sayım yapılır ve bitince, güçlü bir ses yankılanır Eskişehir sokaklarında: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;..."Kasım....Paşa....Kasım...Paşa..."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-252835696649394022?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/252835696649394022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/34-dakika.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/252835696649394022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/252835696649394022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/34-dakika.html' title='Paşa&apos;ya Saygı Duruşu'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-B2DcrvvBsfs/TuYPMS_XaII/AAAAAAAAAnA/epjEL4xLgqo/s72-c/16545_1258949957677_1347482295_30735239_3195629_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-1028321373621741361</id><published>2011-04-24T03:36:00.001-07:00</published><updated>2011-04-24T05:10:40.145-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>kim kimdir?</title><content type='html'>Son 2 haftada Eskişehirspor taraftarının üzerine geliyor herkes, yerli yersiz, mesnetsiz suçlamalarla.. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir önceki yazıda Özgür de (ayarsız) değinmişti. Ancak pek anlamamış insanlar. Ben daha net bilgiler vermek istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor taraftarı için kim kimdir;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe, 80'lerin sonunda futbolcularımızı, ihale karşılığı elimizden alandır. "Ayağa kalkmayan fenerli olsun"dur, açık tribünü ayağa kaldırandır. 81'de sabahın köründe herkes uyurken Eskişehir'i talan etmeye çalışanlardır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Galatasaray, şampiyonluk maçımızda futbolcuların üzerinde helikopter uçurandır. Bolu yolunda futbolcu otobüsünün önünü kesip "İstanbul'dan çıkamazsınız" diyendir. Maçı 85 dk oynatandır. Yabancı hakem getirendir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beşiktaş, 82'deki olaylı maçın baş aktörlerindendir. Tatil olan maçta, hükmen galip gelendir. Büyük Kaptan İsmail Arca'yı dizleri üstünde hüngür hüngür ağlatandır. Amigo Orhan'ın "bir baba" dermanını elinden alandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Trabzonspor, 96'da Şota gol kralı olsun diye bize 7 atıp düşürendir. 2008'de bizi rakibi olarak görmeyendir. Cefakar Kaptan Sezgin Coşkun'un 3 kez yumruk yemesine rağmen, hiç bir futbolcusu "sarı kart" dahi görmeyendir. Tayfun Türkmen'i amatör bir hareketle oyundan atan hakemdir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bursaspor, ezeli ve ebedi rakiptir. Çekişmesi güzeldir. Coğrafyadan ve geçmişten gelen rekabettir. Yıllar önce direkten 3 defa dönen topumuzu dün tamamlayandır.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Antalyaspor, Orduspor'dur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankaragücü, düzyazıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gençlerbirliği, biraz Ankara, biraz entellektüelizm, biraz Behzat Ç.'dir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Göztepe, kader ortağıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karşıyaka, İzmir'dir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kocaeli ve Sakarya, İstanbul yolu karşılayıcısıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Adana Demirspor, merak edilendir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;LigTV, güçlünün ve zenginin yanında olandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TRT, tarafsız kalmayandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Medya, yangına körükle giden, ar damarı çatlamış olandır. Oturduğu yerden, kendinden bihaber, haber yapandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Halil Ünal ve yönetim, Eskişehirspor taraftarının eline su dökemeyen, adına yakışmayandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bülent Uygun, Eskişehir'i yeni yeni tanımaya başlayandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbolcular, gelip geçicidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor, bir isyan ve bir çığlıktır. Bu çığlık takım 3. ligdeyken bile susmayandır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Özetle rakipler rakiptir. Kimin ne olduğu bellidir. Senede 3 tane Eskişehirspor maçı izleyenlerin anlayamayacağı şeylerdir. Ligi 3-4 takımdan ibaret görenlerin ağzına geleni söylemeye hakkı yoktur. Kendi futbolcusunun bile "zihniyetinden" çekindiği taraftarların, Eskişehirspor taraftarına laf söylemeye hakkı yoktur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yazı bir taraftarın gönlünden, gözlemleri sonucu yazılandır. Taraftarlık penceresinden bakmaktadır. ANLAYANADIR..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-1028321373621741361?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/1028321373621741361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/kim-kimdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1028321373621741361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1028321373621741361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/kim-kimdir.html' title='kim kimdir?'/><author><name>scar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17613129201064143390</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5577857492852180978</id><published>2011-04-22T01:47:00.000-07:00</published><updated>2011-04-24T05:11:00.211-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>isyan</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;"Ben iyi bi' adam olamadım, ama kimsenin adamı da olmadım."&lt;/b&gt; Emrah Serbes'in kaleminden çıkan, kendi doğruları peşinde koşarken pisliğin içinde kalan aykırı karakter Başkomiser Behzat Ç. söylüyor bunu, hikayesinin bir sahnesinde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor da böyle biraz, düzene ayak uyduramayanların takımı. Haksızlığa, saçmalığa tahammülü olmayanların takımı. Dayatılanları kabul etmek yerine özgürlüğü seçen, yanlış olduğuna inandığı düzenin adamı olmayı reddedenlerin takımı. Elbette kurallara, ahlak, etik ve toplum kavramlarına aşina, mümkün mertebe içinde yaşamayı kendine düstur edinmişlerin takımı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zamandan ve mekandan, en önemlisi de sezonlardan ve rakiplerden bağımsızdır Eskişehirsporlu'nun takım sevgisi. Bu taraftar, siyah kırmızı'dan sonrasına renk körüdür... Büyük istekle beklediği ama olmayınca da dert etmediği o "şampiyonluk" uğrunda, formasına sahne arkasında çamur bulaştırmaktan çekinmeyenleri hiç bir zaman anlayamaz. Çünkü ona göre formaya çamur, ancak sahadaki yıpranmış çimin arasındaki toprak ve akıtılan terin karışmasıyla bulaşabilir!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küme yükselme maçlarını saymazsak hiç şampiyonluk yaşamamış bir takımı tutuyorum ben. 46 yıllık tarihinin yarısını alt liglerden kurtulmaya çalışarak geçirmiş, hatta bir dönem kapanmanın eşiğinden dönmüş bir takımı tutuyorum. 1960'ların sonu 70'lerin başında büyük bir inançla devrime yürümüş olsa da önüne koyulan engeller nedeniyle yarım kalan mücadelesinin yorgunluğunu yeni yeni üzerinden atan bir takımı tutuyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hiç şampiyon olmamış belki, ama kimsenin takımı da olmamış bir takımı tutuyorum, Eskişehirspor'u tutuyorum ben.&lt;/b&gt; Benim takımım size 'filler ve çimen' hikayesindeki çimen gibi görünüyor olabilir. Ama, oynaşırken dikkatli olun, acıtabilir! Zira, Eskişehirspor ne çimendir, ne de fil&lt;b&gt;!&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;Bu yazıyı özellikle, ligi "şampiyonluk yarışına giren takımlar ve diğerleri" olarak görenlere ithaf ediyorum...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5577857492852180978?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5577857492852180978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/isyan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5577857492852180978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5577857492852180978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/isyan.html' title='isyan'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-273645535196828247</id><published>2011-04-09T11:49:00.000-07:00</published><updated>2011-12-12T06:50:54.090-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adem sarı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='batuhan karadeniz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diego'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pele'/><title type='text'>Forma için, Arma için...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Geçen sezondu, puan tablosu adına o kadar önemi olmasa da, taraftarın maneviyatı için büyük önemi olan bir maçtı. 3-1 yenildik. Yenildik ama yenilirken attığımız gol sonrasında tribünde yerini alması resmi kurumlarca engellenmiş taraftara armayı öperek armağan etmişti. Adem Sarı'nın bu hareketi beni maçtan koparmıştı. Yenilmek kimin umurumda o saniyeden sonra...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-igpHLU3emMc/TuYUtNU7TXI/AAAAAAAAAnw/H4bb7XkFnlo/s1600/adem.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-igpHLU3emMc/TuYUtNU7TXI/AAAAAAAAAnw/H4bb7XkFnlo/s400/adem.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685254346505932146" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 303px; height: 197px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sezon iç sahada Sivasspor'la oynuyoruz. 1-1 girilmiş son dakikaya kadar. Serbest vuruş için kavga eden iki oyuncu, ısrarıyla topu kazanan Pele. Topun gerisinde duruşu ve öz güveniyle tribünde gol pozisyonu almamızı sağlamıştı. Nitekim inatçılığından golü çıkarmış ve maçı bitirmişti. Gol sevincini gözünden akan yaşlarla yaşamış ve yaşatmıştı. Hırsın, isteğin göstergesi, takımına olan bağlılığın sembolü o damlalar yüzümüzü iki kat güldürmüştü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-kj78v38uIYY/TuYUll5MqsI/AAAAAAAAAnk/aEvMLRvZU3A/s400/pele-nin-gecesi-1155833.Jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685254215661562562" style="text-decoration: underline; display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 400px; height: 208px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yine bu sezon, hatta geçen hafta. Yine bizim için yasaklı o maç. Yine sessizliğimizle oradayız. Bu defa öne geçiyoruz Batuhan'ın attığı golle. Gol sevincinde yine formamız var. Batuhan'ın üzerinden çıkarıp yere koyduğu ve armanın, formanın önünde saygıyla eğildiği o fotoğraf. Maçın skoru yine önemsiz. Kaybedilen 2 puan "tüh"den öteye üzmüyor kimseyi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-VZw8J1SyAK8/TuYUc9-ctOI/AAAAAAAAAnY/ffS7wtjnmZU/s1600/batu.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-VZw8J1SyAK8/TuYUc9-ctOI/AAAAAAAAAnY/ffS7wtjnmZU/s400/batu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685254067507213538" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 345px; height: 400px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve bugün, güçlü bir rakip önünde tam da öne geçmişken inanılmaz iki hata, geriye düşmüşüz. Hatayı affetmeyen hoca Diego'yu kenara almış. Hatasının farkında olan Diego hırsını tıpkı Pele'nin attığı gol sonrasında olduğu gibi bu defa kederden gözyaşıyla dışa vuruyor. Zorunluluk yüzünden televizyondan izlediğim maç benim için o görüntüde bitti. Aklım yedek kulübesindeydi çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-p_bcfsrS8Ug/TuYUR_eZjDI/AAAAAAAAAnM/bnToJ5y3lMI/s1600/diego%2B%25281%2529.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-p_bcfsrS8Ug/TuYUR_eZjDI/AAAAAAAAAnM/bnToJ5y3lMI/s400/diego%2B%25281%2529.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685253878931098674" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 168px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçı birlikte izlediğim arkadaşım Diego'nun ağladığını görünce "Ne kadar duygusal oyuncularınız var böyle" dedi yarı şaka yarı ciddi.. Düşündüm biraz, hak verdim bu samimi yoruma ve sonra aklıma bir çırpıda bu ayrıntılar geldi. Kazanmışız kaybetmişiz kimin umurunda, bize bu hisleri yaşatan, gururlandıran oyuncular olduktan sonra... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Duygusal takımız vesselam...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-273645535196828247?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/273645535196828247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/forma-icin-arma-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/273645535196828247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/273645535196828247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/forma-icin-arma-icin.html' title='Forma için, Arma için...'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-igpHLU3emMc/TuYUtNU7TXI/AAAAAAAAAnw/H4bb7XkFnlo/s72-c/adem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8821031504136929361</id><published>2011-04-07T22:41:00.000-07:00</published><updated>2011-04-08T00:40:56.120-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Sporda Şiddet Yasası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qqeFu1ixXU0/TZ6eu2H339I/AAAAAAAAAQg/jYnhZdcq4Os/s1600/Me%25C5%259Fale+%25C5%259Eov.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-qqeFu1ixXU0/TZ6eu2H339I/AAAAAAAAAQg/jYnhZdcq4Os/s320/Me%25C5%259Fale+%25C5%259Eov.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sporda Şiddet Yasası TBMM'den jet hızıyla geçti. Artık meşale yakan hapis yatacak, küfür eden 1500 TL para cezasına çarptırılacak. Ve daha bunlar gibi çok madde var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tribünlerde şiddet hiç kimsenin istemediği bir durum. Ancak her sosyal alanında olduğu gibi tribünde de şiddetin tamamen giderilmesi adına insanların boğazına yapışmak gereksiz. Bu yasa daha taslak halindeyken ilgili komisyon başkanı "Hayalimiz herkesin oturarak maç izlediği stadyumlar yaratmak." demişti. Bu dönüşümü İngiltere çok önceden, Premier League kurulmasıyla birlikte yaşamıştı. Bunu takip eden süreçte holiganlar ve dolayısıyla tribün grupları bir bir dağılmış, yerine "paralı müşteri" olarak adlandırılabilecek seyirci kitlesi gelmişti. Tabi futbolun gitgide daha endüstriyel bir hal almasının sonucuydu bütün bunlar. Ancak bu, kulüplerin gerçek sahipleri olan işçi kesimin stadyumlardan tamamen uzaklaşıp publara yerleşmesine neden olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hNShBL52Cd4/TZ6etLBwbII/AAAAAAAAAQc/a2VXzrLXyak/s1600/sd.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://4.bp.blogspot.com/-hNShBL52Cd4/TZ6etLBwbII/AAAAAAAAAQc/a2VXzrLXyak/s320/sd.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bunu anlatmamın sebebi Sporda Şiddet Yasası'nın en önemli gerekçesi olarak "Kadın ve çocukların stadyumlara girememesi."nin gösterilmesi. Oysa şu an İngiltere'de çocuğunuzu bir maça götürmeniz hemen hemen imkansız. Çünkü her koltuğun bir sahibi var. Ve tabi ki yanınızdaki koltuğun da. Ya çocuğunuza sezon başında kombine alacaksınız, ya da -bilet bulabilirseniz- ayrı ayrı yerlerden maçı takip edeceksiniz. Yani bence asıl mesele kadın ve çocukların maça gelememesi değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenol Güneş'in bir sözü var: "Önceden futbolu fakirler oynar, zenginler seyrederdi. Şimdi zenginler oynuyor, fakirler seyrediyor." Bence değiştirilmek istenen işte bu. Artık futbol zenginlerin oynayıp zenginlerin izlediği bir oyun haline getirilmek isteniyor. Gelir seviyesi düşük olanlar ise bu ortamdan tamamen uzak bir şekilde ekran önüne konulacak. Zaten bu o kadar aleni bir şekilde görünüyor ki. Başbakan'ı ıslıklayan sıradan taraftar kameralarla tek tek tespit edilirken sahaya rakı, votka şişesi atanlar nedense bir türlü tespit edilemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim meşale ve küfür gibi şeylere verilecek cezalara. 2009'da Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynadığımız maç  esnasında meşale yaktığı gerekçesiyle apar topar göz altına alınan arkadaşım Çağrı yaklaşık 1000 TL cezaya çarptırıldı ve şu an hala davası görülüyor. Ancak işin ilginç yanı, onun meşaleyle hiçbir alakasının olmaması, hatta yıllar sonra ilk kez maça gelmesiydi. Yani bu olay, bir tane işgüzar polis memurunun arkadaşın tipini beğenmeyip "Ben gördüm şu yaktı." demesiyle 2 sene süren bir hukuki angaryaya dönüştü. Şayet o polis SŞY'den sonra bu işlemi yapsaydı Çağrı geçen sene ceza evinden yeni çıkmış olacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Dx-nYx_qonw/TZ6e3DR7GWI/AAAAAAAAAQk/eUR66LNqU7w/s1600/meclis-kavga-41.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://4.bp.blogspot.com/-Dx-nYx_qonw/TZ6e3DR7GWI/AAAAAAAAAQk/eUR66LNqU7w/s320/meclis-kavga-41.jpeg" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Özetle, Sporda Şiddet Yasası; Türkiye'de zaten pek de yaygın olmayan tribün kültürünü bitirmeyi, futbolu daha da endüstriyelleştirmeyi  amaçlayan göz boyayıcı bir yasadır. Bu yasayı çıkaranların da gün aşırı birbirlerinin "şerefsiz" ve "gerizekalı" olduklarını iddia eden, 15-20 günde bir de birbirine tekme-tokat saldıran insanların olması oldukça düşündürücü...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8821031504136929361?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8821031504136929361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/sporda-siddet-yasas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8821031504136929361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8821031504136929361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/04/sporda-siddet-yasas.html' title='Sporda Şiddet Yasası'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-qqeFu1ixXU0/TZ6eu2H339I/AAAAAAAAAQg/jYnhZdcq4Os/s72-c/Me%25C5%259Fale+%25C5%259Eov.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-681589605982364903</id><published>2011-03-29T02:11:00.000-07:00</published><updated>2011-12-12T07:01:55.780-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Durun Siz Kardeşsiniz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DdVo9KCdpAM/TuYXXLcKFYI/AAAAAAAAAn8/WNbvVIWf2Vo/s1600/resim_28032011005107.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-DdVo9KCdpAM/TuYXXLcKFYI/AAAAAAAAAn8/WNbvVIWf2Vo/s400/resim_28032011005107.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685257266577151362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-681589605982364903?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/681589605982364903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/durun-siz-kardessiniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/681589605982364903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/681589605982364903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/durun-siz-kardessiniz.html' title='Durun Siz Kardeşsiniz!'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-DdVo9KCdpAM/TuYXXLcKFYI/AAAAAAAAAn8/WNbvVIWf2Vo/s72-c/resim_28032011005107.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6559678848175816343</id><published>2011-03-14T16:39:00.000-07:00</published><updated>2011-03-15T06:46:45.333-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öykü'/><title type='text'>Just A Perfect Day</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;i&gt;"Her güzel anı bir iz bırakır mutlaka" dedi Kaan. Parmağımdaki yaraya bakıp gülümsedim. Evet, normal bir hareket değildi bu, ama zaten normal bir günde değildik...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaz aylarında bile esen rüzgar nedeniyle buz kesen Olimpiyat Stadyumu'na gidecektik ve bir haftadır durmadan kar yağıyordu. Kendimizi Sibirya soğuklarına şartlandırmış, endişeyle cumartesiyi bekliyorduk. Hemen herkes o günden sonraki bir haftasını yatakta hasta geçirebileceğinin bilincindeydi. Ama evde oturup kalorifere sırtını dayamaktansa, kanyak yudumlayarak ısınmayı daha cazip buluyorlardı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kült bir roman öncesinde bohem hayat süren bir yazar gibiydi İstanbul: soğuk, içe kapanık, sessiz. Cumartesiye hazırlanıyordu...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güne uyandığımda açılan perdeyle birlikte odaya aniden giren güneş, bir haftadır süren karmaşık iklimi gündüze çevirmişti. Cumartesi sıradan bir gün değildi, hatta "gün" gibi de değildi. Karaktere bürünmüştü sanki. O da bizim gibi akşamdan kalmaydı. Başını kaldırmış gökyüzüne bakıyor, sıcaklığı hissediyordu, umutluydu, bizim gibi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öğleden sonra oynanacak maça rutin güzergahtan gittik; sabah simit dünyasında doyurucu ve sağlıklı bir kahvaltı, ardından henüz cuma gecesinde içilen alkolü kanından atamamış İstiklal Caddesi'nde kat edilen kısa ama güzel muhabbetli yol, ve nihayetinde uğrak mekanlardan birinde akşamdan kalma çivileri sökme çabası...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Göbeğinde yaşadığım ama bana hep uzak duran şehir İstanbul, yılın yalnızca bir kaç gününde evimde hissi yaşatıyor bana. Yine o günlerden biriydi. Normal şartlarda o saatlerde sükunetin hakim olduğu bir saatte Mis Sokak'ta mütevazı bir mekan şaşırtıcı bir mırıldanmayla düzeni bozuyordu. İçilen biralar kahvaltıya cila, muhabbete mezeydi. Kan akışının hızıyla paralel bir enerji yükseldi ortamda ve ufak ufak arttı çıkan sesin düzeyi. Tezahüratların doruk noktaya vardığı anda artık yola koyulma vakti gelmişti. Isınma turunu tadında bırakmak, günü yakalamanın en doğru yoluydu ve çıktık...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Normal şartlarda, bir hafta öncesinde yapılan planlamada bizi bekleyen otobüslere toplu bir yürüyüş yoktu, ancak farkına bile varmadan yaklaşık 50 kişi bir araya toplanmış "günaydın!" diyorduk gece mesaisinden uyanan Beyoğlu'na... Normal bir gün olmadığının sinyalleri başlamıştı çoktan!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yoldayız... İstanbul'dan İstanbul'a 2 otobüs dolusu taraftar deplasman yolculuğuna çıktık. Olimpiyat Stadyumu'na ulaşmanın zorluğundan yakınmak yerine basit bir taktikle anılara bir iki satır daha ekledik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bataklık kıvamında yolları aşıp vardık otoparkına stadyumun. Henüz bilmiyorduk o dev alanın hayatımızda nasıl bir anlam kazanacağını. Tam gün okuyan liseli öğrencilerin öğle tatilinde yaptığı gibi herkes dört bir yana dağılmış volta atıyordu anlamsız anlamsız. Ben de onlardan biriydim. Elimde boş su şişesiyle sağa sola doğru yürüyordum. Öyle derinlere dalmışım ki, maçın başlamasına az bir süre kaldığını insanların azaldığını görünce fark ettim. Hemen giriş yaptım tribüne, yol arkadaşlarımla...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maç vardı sahi bugün, oysa ben uzun zamandır görüşmediğim dostlarımla hasret giderdiğim bir pilav günü gibi davranıyordum. 350 km uzaktan, ama aslında bana o kadar da uzak olmayan şehirden, Eskişehir'den gelenleri görüp içten içe imreniyordum, akşam yine o güzel şehre dönecekleri için! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında o kadar anı arasında ufak bir detay ama not düşelim, maçı güzel bir oyunla 2-0 kazandık. Hem de öyle böyle değil, ayakta alkışlatacak cinsten bir oyunla. Mutluydum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve aslında hikayenin tam da başladığı an, otoparka dönüş... Eskişehir'e doğru yola çıkacak arkadaşlarımla vedalaşarak otobüsün yanına vardım. Ancak tuhaf bir durum vardı. İki otobüs olarak geldiğimiz park yerinde bir tanesi eksikti. İnsanlar teker teker araçlarıyla uzaklaştığı esnada öğrendik gerekçeyi. Lastik, bozuk yollara dayanamamış ve patlamış o engebeli yollarda. Biz maçtayken şoför de halledip dönerim diye düşünmüş. İşi uzayınca da bizim orada öylece beklememize neden olmuş. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gitmeyi tercih edenler oldu ve bekleyen otobüsle yola çıktılar. Biz, yaklaşık 40 kişi beklemeye başladık otoparkta. Başlangıçta yaklaşık bir yarım saat bekler, gideriz sanıyorduk. Ama, öyle olmadı. Hava karardı, zaman aktı ve biz iki saatten fazla bekledik o otoparkta... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beklemeye başladığımızda hava henüz aydınlıktı, oyalanıyorduk. Yerlere atılmış yarı dolu su şişeleri direk, kısmen büyük bir şişe de top oldu. Yıllardır işlek caddeler arasında sıkışmış apartman dairelerinde yaşayan koca koca adamlar için çocukluğa dönme fırsatı tepilemezdi, tepmedik. Hafta içi bankada şirket yöneticileriyle toplantıya giren Süha, mühendis arkadaşına attığı çalımla mutlu oluyordu. Biraz ilerideki başka bir grup çalı çırpı olmayan bir alanda yakacak malzeme arayışına girmişti. Onlara katıldım, zira biraz sonra hava kararacak ve ısınmaya, aydınlanmaya ihtiyacımız olacaktı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maç köftecisinin tezgah altına gelişi güzel attığı, ona göre çöp, bize göre yanıcı madde olan kağıtları, kartonları bir araya getirip havanın kararmasıyla ateşledik. Henüz hava soğumamıştı ama ateşin etrafında spontane bir çember oluştu. Biri o cılız ateşe mangal kömürü muamelesi yapıp bulduğu kartonla yellerken başka biri hıdrellezin tarihini erkene çekmiş, ateş üzerinden atlıyordu. Besteler, tezahüratlar zaten gün boyu dillerdeydi ama havanın tam anlamıyla kararması ve ateşin de coşmasıyla birden bire sanki orada mahsur kalmış, otobüs bekleyen bir grup değil de, mahallenin köşe başında toplanmış bıçkın delikanlılar gibiydik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hatırlamadığım bir ses, "uzun eşek oynayalım" dedi. Yadırgamak bir yana, talep yoğunluğu nedeniyle, tam da ruhumuza uygun bir adaletle "aldım verdim" yaptık. Yine çocukluğumuzdan kalma bir eğlence, ancak bu sefer acı bir gerçekle yüzleştik: eskisi kadar atik değildik. Bir kaç tur oynadıktan sonra topluca yıkıldık yere, kimi belini tutuyordu kimi gülüyordu. Benim parmağım da işte tam o kargaşada birinin ayağı altında ezildi. Ufak bir yara ve ezilme oluştu. Ama ben de parmağıma bakarken bıyık altından gülüyordum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Otobüs geldiğinde, annesi tarafından sokakta oynarken eve çağrılan çocuk gibi asıktı suratımız. Arkama dönüp baktım otobüse doğru yürürken; soğuk, büyük bir alan ve etrafında yaşam belirtisi olmayan ürkütücü bir geceydi gördüğüm. Aklım karıştı, iki saat boyunca inanılmaz keyif aldığım alan gerçekten böyle bir yer olamazdı. Düşünceler içinde bir koltuğa geçtim öylece... Ekipte şoföre karşı bir homurdanma, bir isyan belirtisi yoktu. Aksine uykuya dalmıştı bir çok kişi yorgunluktan.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tekrar Taksim'deyiz, yemek yiyoruz günün bittiğini sanarak. Formalarımızdan dolayı arka masamızdaki Japon'ların ilgisini çekmişiz, muhabbet edip hatıra fotoğrafı çektiriyolarlar bizimle. Ben masamda oturmuş parmağımdaki yaraya bakarken Kaan bana "&lt;i&gt;Her güzel anı bir iz bırakır mutlaka" &lt;/i&gt;diyor, gülümsüyorum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tekrar güne başladığımız Mis Sokak'taki o mütevazı mekana yürüyoruz. Beyoğlu gece mesaine başlamış biz gelmeden. Biralarımızı yudumlarken tam da sırtımı yasladığım anda Lou Reed'den "Just A Perfect Day" çalıyor mekanda, şaşırmıyorum bu finale. Gülümsüyorum... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6559678848175816343?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6559678848175816343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/just-perfect-day.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6559678848175816343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6559678848175816343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/just-perfect-day.html' title='Just A Perfect Day'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-284707281286105428</id><published>2011-03-01T22:36:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T07:03:17.275-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogspot'/><title type='text'>BLOGUMA DOKUNMA !</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-nUZQKNuh2Fw/TuYXq_01-YI/AAAAAAAAAoI/zi0KmVrmXcw/s1600/bloguma-dokunma_116893.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-nUZQKNuh2Fw/TuYXq_01-YI/AAAAAAAAAoI/zi0KmVrmXcw/s400/bloguma-dokunma_116893.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685257607056849282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-284707281286105428?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/284707281286105428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/bloguma-dokunma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/284707281286105428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/284707281286105428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/03/bloguma-dokunma.html' title='BLOGUMA DOKUNMA !'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-nUZQKNuh2Fw/TuYXq_01-YI/AAAAAAAAAoI/zi0KmVrmXcw/s72-c/bloguma-dokunma_116893.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8821858423062048708</id><published>2011-02-27T05:37:00.000-08:00</published><updated>2011-02-27T05:37:07.869-08:00</updated><title type='text'>Polonya'nın Kırmızı Şimşeği</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-wQnL_d6UlE4/TWpRLTRziII/AAAAAAAAAQU/xBrITbrjCxk/s1600/n1646186898_202201_6994019.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://lh3.googleusercontent.com/-wQnL_d6UlE4/TWpRLTRziII/AAAAAAAAAQU/xBrITbrjCxk/s320/n1646186898_202201_6994019.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;Kryzstof ya da bizim hitap ettiğimiz şekilde Chris. 14 Şubat 2009’da oynanan Gençlerbirliği&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt; maçındaki koreografi hazırlıkları esnasında tesadüf eseri stadyumda rastladığımız Polonia Warszawa taraftarı, Polonyalı bir futbol aşığıydı, sonradan Eskişehirspor aşığı da oldu. Birlikte pek çok maça gittik, hatta bunlardan iki tanesi de deplasman maçıydı. Kendisi 2009 Haziran’da Türkiye’den ayrılsa da hala internetten irtibatı koparmadığım bir arkadaş. Elimizde bu kadar orijinal bir insan varken ufak çaplı bir söyleşi yapmak, aradan geçen 2 senenin ardından kendisinin futbola, taraftarlığa, Eskişehirspor’a ve Türk futboluna bakışını sormak istedim. Umarım&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;okurken keyif alırsınız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Potatiumk C: Chris&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim Chris.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;C: Önemli değil “Kanka”. Ayrıca onur duydum. Biliyorsun ben de artık sizden biriyim, kanım siyah kırmızı akıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Polonia Warszawa’nın fanatik bir taraftarısın. Nasıl başladı taraftarlık öykün?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Önceden maçları sadece televizyondan izliyordum. Sonra babam beni 1998 yılında FC Kopenhagen ile oynadığımız İnterToto Kupası maçına götürdü. Bir iki maça daha babamla gittikten sonra stadyuma tek başıma gitmeye başladım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Bütün maçlara gidiyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Eğer o gün dersim, sınavım veya başka herhangi bir şey yoksa muhakkak giderim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Polonia Warszawa ile yaşadığın en güzel ve en kötü anıların nelerdi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-Kct9M1FFfek/TWpRx-xpevI/AAAAAAAAAQY/MPtPypliulw/s1600/43.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://lh3.googleusercontent.com/-Kct9M1FFfek/TWpRx-xpevI/AAAAAAAAAQY/MPtPypliulw/s320/43.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: 2000 yılında kazandığımız Polonya Kupası en mutlu anımdı. En kötü anlarım ise lanet olası (bir gün bu kelimeyi böyle çevireceğim hiç aklıma gelmezdi) Legia’ya yenildiğimiz maçlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Sahi şu Legia meselesi var. Niye bu kadar nefret ediyorsun onlardan?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Herhangi özel bir sebebi yok, Varşova’nın iki takımıyız ve birbirimizi sevmiyoruz hepsi bu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Legialı arkadaşların yok mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Olmaz olur mu? Zaten oturduğum mahallede herkes Legialıdır. Yenildiğimiz derbilerden sonra sokağa çıkmak epey zor oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Anlıyorum. Yunanistan maceran var bir de. Biraz bahsetmek ister misin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: solid #AAAAAA 1.0pt; border: none; mso-element: para-border-div; padding: 0cm 0cm 0cm 0cm;"&gt;  &lt;h1 style="border: none; line-height: 14.4pt; margin-bottom: 1.2pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; mso-border-bottom-alt: solid #AAAAAA 1.0pt; mso-padding-alt: 0cm 0cm 0cm 0cm; padding: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;C: Turizm Otelcilik okuyorum. Yunanistan’da staj imkanı buldum. Bu yüzden bir dönem Selanik’te bulundum. PAOK’un bir antrenmanına ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Flávio Conceição’nun imza törenine gitme şansı buldum. Maç olmamasına rağmen harika bir atmosfer vardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit; font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;h1 style="border: none; margin-bottom: 1.2pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; mso-border-bottom-alt: solid #AAAAAA 1.0pt; mso-line-height-alt: 14.4pt; mso-padding-alt: 0cm 0cm 0cm 0cm; padding: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Bir konuşmamızda dünyadaki en iyi tribünü PAOK’un yaptığını söylemiştin, yanlış mı hatırlıyorum? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Hayır “Hadjim”, doğru hatırlıyorsun. Oradaki coşkuyu tarif edemem sana.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Sonra Erasmusla Türkiye’ye geldin. Seninle stadyumda tanışmıştık. Neden stadyuma gelmiştin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-FzW91VQ9RsU/TWpPUqcUrgI/AAAAAAAAAQE/4Wst6U0l3qQ/s1600/n565637240_1438172_6340671.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://lh5.googleusercontent.com/-FzW91VQ9RsU/TWpPUqcUrgI/AAAAAAAAAQE/4Wst6U0l3qQ/s320/n565637240_1438172_6340671.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;R.Ç: Gerçekten mükemmel kızlar.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Türkiye’ye ilk geldiğim gün Anadolu Üniversitesi’ndeki Erasmus koordinatörü olan Osman Gümüşgül isimli arkadaş bize Eskişehirspor’dan bahsetti. Akşam internetten arattığımda Galatasaray’ı 4-2 yendiğiniz maçın görüntülerini buldum. Ertesi gün de stadyuma gelmeye karar verdim. Yanımda arkadaşlarım Michal ve Magda da vardı. Onlar futboldan pek anlamazlar ama yine de “Yaşadığımız şehrin takımının maçlarını oynadığı stadyumunu görmeliyiz.” dedim ve ikna ettim. Sonra bizi stat müdürü büyük bir nezaketle karşıladı ve protokol tribününe aldı. Hatta bize çay bile getirdi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Peki bizle nasıl tanıştın? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Stadyumun öbür köşesinde bir grup taraftar gördüm. Yanlış hatırlamıyorsam deplasman tribünüydü.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Evet doğru hatırlıyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: İşte gördüm ve size doğru koşmaya başladım. Kapıya yöneldim&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-fTJEUOYjtuY/TWpPVtC-xJI/AAAAAAAAAQI/NDaK1u6l8ms/s1600/n739259582_1239803_5036.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="https://lh3.googleusercontent.com/-fTJEUOYjtuY/TWpPVtC-xJI/AAAAAAAAAQI/NDaK1u6l8ms/s320/n739259582_1239803_5036.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Hayır, tellerin üzerinden atladın. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;C: Evet olabilir :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Sonra?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Sonra size İngilizce bir şeyler söyledim. Sen karşılık verdin. Beni Türk’e benzettiğini söyledin. Beni alıp bir yere götürdünüz. Meğer koreografi hazırlıyormuşsunuz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Sen de ilk iş eline fırçayı alıp bize yardıma koyulmuştun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Evet, pankart boyamayı çok severim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Bir de stadın duvarına Polonia Warszawa ve Ultras Enigma yazdığını hatırlıyorum. Hatta bizim çocuklar “Aha bu da bizden.” demişlerdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Sağolsunlar. Sonra sen bizi ertesi günkü maça davet ettin. Telefon numaralarımızı aldık. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-hEh0Jqtt5a8/TWpRKpGtmUI/AAAAAAAAAQQ/vlXGqYtSZmQ/s1600/n739259582_1380824_6171587.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://lh6.googleusercontent.com/-hEh0Jqtt5a8/TWpRKpGtmUI/AAAAAAAAAQQ/vlXGqYtSZmQ/s320/n739259582_1380824_6171587.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: İlk izlediğin maç Gençlerbirliği maçıydı. O gün bizim hakkımızda neler düşündün?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Açıkçası stadyumun bu kadar dolu olacağını tahmin etmiyordum, ayrıca sizin bizden kötü olmadığınızı, hatta daha bile iyi olduğunuzu gördüm. Ancak alışık olmadığım bir şey vardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Neydi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Taraftarlar çok bölünmüştü. Çok fazla grup vardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Anlıyorum, bence de bu sıkıntılı bir durum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Hayır, bence değil. Lech Poznan taraftarı da pek çok küçük gruptan oluşmakta ama harika işler başarıyorlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Her neyse, bizim maçlarda çok heyecanlı ve tutkulu olduğunu gördüm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Çünkü öyleydim “hadjim”. O atmosferde kim maç izlese heyecanlanır. Ben ilk maçtan sonra EsEsli oldum diyebilirim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Unutamadığın maç hangisiydi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Bütün maçlar gerçekten çok özeldi ancak Kocaelispor ve Galatasaray deplasmanlarını hiçbir zaman unutamam. Özellikle Galatasaray maçından bir gün önce Beşiktaş’ın Stadında takımın antrenmanına gidip tezahürat yapmamız çok özel bir anıydı. Tabi ertesi gün 0-1 yenmemiz de.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-DWiyUxc2deM/TWpRKK9KVAI/AAAAAAAAAQM/qCsvY-Zyi_M/s1600/kryz+%25C3%25A7%25C4%25B1lg%25C4%25B1n+at%25C4%25B1yor.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="https://lh5.googleusercontent.com/-DWiyUxc2deM/TWpRKK9KVAI/AAAAAAAAAQM/qCsvY-Zyi_M/s1600/kryz+%25C3%25A7%25C4%25B1lg%25C4%25B1n+at%25C4%25B1yor.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Facebook Chat'ten röportaj yapan ilk mal benim&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Seni Ali Sami Yen filelerine tırmanırken hatırlıyorum. Bu arada Kocaelispor şu an 2 lig altımızda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Öyle mi? Çok üzüldüm. Onların da çok iyi bir taraftarı vardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;(Bu arada çılgın kardeşimiz Chris konudan konuya zıplamaktaydı. Yandaki gibi bir şey dedi. Elçiye zeval olmaz.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı pek sevmiyorsun. Neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Türkiye’de sadece onların maçları yayınlanıyor, gazetelerde, internette sadece onlar var. Ayrıca bildiğim kadarıyla Türkiye’de genel olarak herkes bu takımları tutuyor. Eskişehir hariç tabii. Bu, Türk futbolu açısından çok kötü bence. Polonya’da herkes kendi şehrinin takımını tutar, hatta Legialıların bölgesinde bile ben atkımla formamla gezemem. Belki de taraftarlık kültürleri farklılık gösteriyordur, bilmiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Neyse Chris, bu arada artık bizim maçlarımız da naklen yayınlanıyor. En azından bu da bir gelişmedir. Bu arada, Eskişehirspor’da en sevdiğin futbolcular hangileriydi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Engin Baytar’ı çok beğeniyordum. Bence harika bir orta sahaydı. Ayrıca Batuhan da gece hayatını çok seviyordu belki ama takım için çok kritik gollere imza atmıştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Bu arada Kayserispor maçı sonrası aldığın Batuhan formasını hala saklıyor musun?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Evet, üstelik yıkamadım bile. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Son olarak neler söylemek istersin Chris?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;C: Eskişehir’de harika günler geçirdim ve bu günleri asla unutmayacağım. Umarım bir gün tekrar birlikte “ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES!” diye bağırabiliriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;P: Teşekkür ederim, sen de benim tanıdığım en ilginç ve iyi insanlardan birisin. Söyleşi için teşekkür ederim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-xewLa812lBE/TWpPT6Gx9iI/AAAAAAAAAQA/eStjD1ryp9o/s1600/n565637240_1438152_2227067.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://lh3.googleusercontent.com/-xewLa812lBE/TWpPT6Gx9iI/AAAAAAAAAQA/eStjD1ryp9o/s320/n565637240_1438152_2227067.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;2005 yılında aldığım ve bana dar gelen 40. Yıl Forması artık onun.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8821858423062048708?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8821858423062048708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/polonyann-krmz-simsegi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8821858423062048708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8821858423062048708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/polonyann-krmz-simsegi.html' title='Polonya&apos;nın Kırmızı Şimşeği'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-wQnL_d6UlE4/TWpRLTRziII/AAAAAAAAAQU/xBrITbrjCxk/s72-c/n1646186898_202201_6994019.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5161379160410094874</id><published>2011-02-26T00:08:00.000-08:00</published><updated>2011-02-26T00:08:50.867-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-3rLG5tThrsI/TWi0str8x6I/AAAAAAAAAP4/tNxCd9hv03g/s1600/34192_462880673218_586933218_6221728_6387727_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="https://lh3.googleusercontent.com/-3rLG5tThrsI/TWi0str8x6I/AAAAAAAAAP4/tNxCd9hv03g/s400/34192_462880673218_586933218_6221728_6387727_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Abdurrahman, Doğan, Halil ve İlhan Yalovaspor ile oynanacak olan Türkiye Kupası maçı öncesi..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5161379160410094874?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5161379160410094874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/abdurrahman-dogan-halil-ve-ilhan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5161379160410094874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5161379160410094874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/abdurrahman-dogan-halil-ve-ilhan.html' title=''/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-3rLG5tThrsI/TWi0str8x6I/AAAAAAAAAP4/tNxCd9hv03g/s72-c/34192_462880673218_586933218_6221728_6387727_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-9047210847766317876</id><published>2011-02-16T17:47:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T07:05:33.224-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='michael jordan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Majestelerinin Ayı: Şubat</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cAOX_bs-ano/TuYYHsp_RPI/AAAAAAAAAoU/vLr04wUQNPI/s1600/p1_jordan12.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 327px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-cAOX_bs-ano/TuYYHsp_RPI/AAAAAAAAAoU/vLr04wUQNPI/s400/p1_jordan12.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685258100127253746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;14 Şubat 1990 tarihinde Orlando deplasmanına giden Chicago Bulls malzemecisi uyuyakalmış olacak ki, soyunma odasından Michael Jordan'ın forması çalınır. Akabinde, yanlarında yedek forma bulunmadığı için sahaya mecburen 12 numaralı formayla çıkar Majesteleri. Bu komik tecrübenin sonrasında her maça yedek formalarıyla gitmiş Bulls kafilesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Formayı çalan şanslı arkadaşı kutluyorum. Bir 14 Şubat daha da anlamlandırılamazdı herhalde. Kaldı ki, olaydan 3 gün sonrası, yani 17 Şubat MJ'in doğum günüdür. Gün itibariyle 48. yaşını dolduran efsaneye ve hem kendi arşivine kattığı 23 numaralı formayla, hem de bizim arşivlerimize kazandırdığı 12 numaralı forma giyen Air Jordan fotoğraflarıyla tarihe geçen arkadaşa selam olsun! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-9047210847766317876?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/9047210847766317876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/majestelerinin-ay-subat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/9047210847766317876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/9047210847766317876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/majestelerinin-ay-subat.html' title='Majestelerinin Ayı: Şubat'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-cAOX_bs-ano/TuYYHsp_RPI/AAAAAAAAAoU/vLr04wUQNPI/s72-c/p1_jordan12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2461652551781891221</id><published>2011-02-14T06:57:00.001-08:00</published><updated>2011-12-12T07:42:41.111-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='14 şubat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öykü'/><title type='text'>14 Şubat</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-X2J_JJRWujE/TuYg533X64I/AAAAAAAAAos/Wax7a3eo4QA/s1600/14-02-09_1358.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-X2J_JJRWujE/TuYg533X64I/AAAAAAAAAos/Wax7a3eo4QA/s400/14-02-09_1358.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685267758222666626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aslında güzel de gidiyordu ama başlarda söylediğimde ciddiye almadığı takıntılarımın(!) kurbanı oldu. Sonrasında da tutarsız bir şekilde devam eden, inişli çıkışlı birlikteliğimizin son ayrılığıydı bu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uyarmıştım oysa... Günlerdir stada pankart boyamaya gidiyorum diye evden çıktığımda, gerçekten pankart boyamaya gittiğimi defalarca söyledim. Onu aldatma ihtimalimi, kaçamak yapma ihtimalimi düşünmesin diye söylemiştim bunu, üzerine basa basa. Fakat, ben ısrarla "pankart yapmaya gidiyorum, başka hiç bir şey yapmadan eve dönüyorum" diye her seferinde vurgulayınca, o her şeyi iyi bilen, ama nedense kendine zerre faydası olmayan kız arkadaşlarının da etkisiyle, ona gizli bir sürpriz hazırladığım düşüncesine kapılmış. Bu durum, şüpheye düşmesinden daha kötü oldu. Zira, onu aldatmadığıma ikna etmek için şahitlerim ve delillerim vardı; ancak sevgilinin beklentisinin karşılıksız çıkması bir erkek için asla kolay atlatılır bir durum değildir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben bu beklentiden habersiz, bir hafta boyunca akşamlarımı ayırdığım koreografi çalışmaları için bizim çocuklarla buluşurken, zavallı sevgilim kafasındaki hikayeyi gün be gün büyütüyor ve "günlerce süren bir organizasyon... kim bilir neler yapacak? Mekan kapatacak herhalde... yok yok bu kadar uzun sürdüğüne göre daha özgün, daha özel bir fikir olmalı. Buldum, göl evi kiralamış ve orayı hazırlıyor her gün gidip. Ahh aşkım benim, nasıl da düşünceli..."gibi hayallerle ilişkimizi daha da çıkmaza sürüklüyordu. Beklentiler ne kadar büyük olursa, hayal kırıklıkları da o kadar acıtırdı nede olsa.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nihayetinde geldi 14 Şubat Cumartesi günü... Sabah erkenden güzel bir kahvaltı hazırladım ve akşamdan alıp sakladığım çiçekle uyandırdım sevgilimi. Çiçek ve kahvaltıyı gördüğünde, "Vay be, hem sürpriz hazırlıyor hem de öncesinde çiçeklerle kahvaltıyla şımartıyor beni. Kim bilir günün geri kalanı nasıl güzel geçer" diye geçirmiş içinden. Oysa, gerçekler çok daha farklıydı. Çiçek, elbette sevgililer günü içindi, neticede romantik(?) bir erkektim. Sevgilimi mutlu etmeyi isterdim elbette. Ancak, sevgilimin düşündüğünün aksine kahvaltı, jest değil günün geri kalanında onunla olamayacağım için bir nevi yalakalıktı. Günün öncesi diye mutlu olduğu kısıtlı zaman bittiğinde, formamı giymiş bir şekilde çay içiyordum karşısında. "Neden bunu giydin aşkım?" diye sordu. "Bahsediyorum ya bir haftadır hayatım, maç var bugün. Stada erken gidip koreografi için son hazırlıklara katılmam gerekli, sonra da bizimkilerle ikişer bira içmeye geçeriz maç saatine kadar" dediğimde gördüğüm yüz ifadesi aslında olacakların habercisiydi ama ben gerçeği görmek istemedim. Zaten artık evden çıkmam gerekiyordu, çıktım...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maç önü ve koreografi güzeldi ama maç 0-0 bitmişti ve moralim kısmen de olsa bozulmuştu. Soluğu her maç sonrasında olduğu gibi barlar sokağında aldık. Maç öncesinde keyiften, heyecandan içilen biraların yerini koreografi yorgunluğu ve atamadığımız gole içilen rakı almıştı bu kez. Tamam, skor taraftarı değildik, hele ki böylesine güzel bir görselliğe imza attığımız günde. Ama, bir türlü atamadığımız o gol gelmiş olsaydı günü tam anlamıyla güzel bitirecektik. İçmeye devam ettiğimiz esnada bilmediğim bir gerçek vardı. Benim için biten yalnızca gün değildi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çakırkeyf bir halde eve döndüğümde, sevgilimin evde olmadığını ve bir mektup bıraktığını fark ettim. Okuduğumda anladım yukarıda yazdığım beklentilerini, hayallerini ve hayal kırıklığını...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatımızda vazgeçemediklerimiz yüzünden vazgeçmişti sevgilim benden..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ona göre komik bir aktiviteydi maça gidip bir futbol takımı için "hoplayıp zıplamak"; bana göre yaşama sevinci... Ona göre anlamı tarif edilemez kutsal gündü sevgililer günü; bana göre kapitalist düzenin getirdiği gereksiz bir kurmaca... &lt;b&gt;Ona göre 14 Şubat'tı bugün, bana göre maç günü...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;...ve bitti&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2461652551781891221?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2461652551781891221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/14-subat_14.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2461652551781891221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2461652551781891221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/14-subat_14.html' title='14 Şubat'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-X2J_JJRWujE/TuYg533X64I/AAAAAAAAAos/Wax7a3eo4QA/s72-c/14-02-09_1358.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4906617536150915087</id><published>2011-02-14T04:42:00.000-08:00</published><updated>2011-02-14T05:10:25.751-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maç analizi'/><title type='text'>Bursaspor Maçının Ardından</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aYcERHjsoy0/TVkimVShJCI/AAAAAAAAAPE/osmNXNxhJyQ/s1600/180356_501662826707_698906707_6007285_1866604_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-aYcERHjsoy0/TVkimVShJCI/AAAAAAAAAPE/osmNXNxhJyQ/s320/180356_501662826707_698906707_6007285_1866604_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sıcak mı soğuk mu belli olmayan bir pazar ikindisinde stadın yolunu tuttuk. Tek isteğimiz üç puandı...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kadrolar açıklandı.Eskişehirspor'u tek farkla bilememiştim, o da Pele'nin oynamaması ve tek ön liberonun Alper Potuk olmasıydı. Bursaspor ise son haftaki maçlardan çok çok farklı bir kadroyla sahadaydı. Altidore ilk kez; Hüseyin, Ergic, Insua ise haftalar sonra ilk 11'deydi.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Maça hızlı başladık, art arda pozisyonlar yakaladık. Batuhan'ın az farkla kaçırdığı kafa topu, Sezer'in çataldan dönen frikiği, seken topta Tello'nun vurduğu kafa ve Ivankov'un topu harika çıkarması sadece birkaç örnek. Oyunun kontrolünü elimizde tutuyorduk. Ve böyle giderse her an öne geçebilirdik. Ancak Sezgin'in basit pas hatasında top ilk defa ayağına değen Ivan Ergic harika bir şutla topu kalemize gönderdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrası oldukça sıkıcıydı. Zira Bursaspor'un futbol oynamaya hiç niyeti yok gibiydi. Geriye yaslandılar, oyunu soğutmak için ellerinden geleni yaptılar. Hatta uzunca bir süre aut atışını bile Ömer Erdoğan kullandı, böylelikle vakit kazanmaya çalıştılar. Biz de delici hamleyi bir türlü yapamıyorduk. İlk yarı bitti. İkinci yarıda da aynı görüntü devam ediyordu. Tello'nun kafayla vurduğu top yine direkten döndü Derken 63. dakikada Bülent Uygun sazı eline aldı. 63. dakikada yorulan Tello'nun yerine Ümit Karan'ı, Ozan İpek tarafından defalarca geçilen Sezgin'in yerine de Serdar'ı aldı. Böylelikle Serdar bu sezon ikinci kez sağ bekte oynayacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tam toparlandık derken Batuhan saçma sapan bir kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Her şeyin bittiğini düşünüyorduk, ancak bu sefer de bir penaltı kazandık ve durumu eşitledik. Bursaspor golden sonra futbol oynama niyeti göstermeye başladı. Fakat bir kişi fazla oynama avantajını fazla kullanamadılar ve Ozan İpek de kırmızı kart gördü. Maç bundan sonra tam bir heyecan fırtınasına dönüştü, top bir o kalede bir bu kaledeydi. Fakat iki takımın da kalecileri iyi performans gösterip takımlarına birer puan kazandırdılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Taraftarlar arasında fazla bir olay yaşanmadı, küfür dozunda kaldı. Bu da sevindirici bir gelişmeydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Oyunculara bakacak olursak:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ivesa: Geçen seneki maç kazandıran performanslarından birini izledik. Özellikle son dakikalarda harika kurtarışlar yaptı. Hava toplarında da etkiliydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sezgin: Çok kötüydü. Vederson (Keçeli) ve Ozan İpek'i durduramadı. Üstüne üstlük Ergic'e de harika bir asist yapınca taraftarı çileden çıkardı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Volkan: Sezgin'in aksine kanadını ataklara kapadı. Zaman zaman stoperlerin kademesine de girdi. Hücuma katkı da yaptı. E daha ne olsun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Diego: Bildiğimiz gibiydi. Oyunun her yönünde o vardı. Top çaldı, pas dağıttı, ara pası attı, adam geçerek hücuma çıktı, hatta bir ara pres bile yaparken gördük kendisini. Nazar değmesin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Nadarevic: O da bildiğimiz gibiydi. Hata yapmadı. Yüreğini sahaya koyduğu her halinden belli oluyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Alper Potuk: Maçın tartışmasız yıldızıydı. Tek ön libero olmasına rağmen 90 dakika dinç kaldı, üstelik çarşamba günü ümit milli maçta forma giymişti. Son dakikalarda Ümit Karan'a verdiği pas asiste dönüşseydi veya kendi vurduğu top kaleyi tutsaydı  bugün her yerde o konuşulurdu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Burhan Eşer: Kayıpları oynadı. Hatta bir arkadaşımız (iyi Eskişehirsporludur) 50. dakikada "Burhan kimin yerine girdi ki?" diye sordu ister istemez.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Erkan Zengin: Çok iyi top taşıyor, çok iyi çalım atıyor. Bunlara eyvallah. Ancak artık kafasını kaldırıp pas ve şut da atması lazım. Topu  eziyor. Herkesi çalımlayarak gol atamazsınız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-n4AMEWLokQ0/TVkm00s9XgI/AAAAAAAAAPI/6oSroyZ3ZEM/s1600/62645F61635F636162625162696B636A6B656AA2AB8A8A81.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="194" src="http://4.bp.blogspot.com/-n4AMEWLokQ0/TVkm00s9XgI/AAAAAAAAAPI/6oSroyZ3ZEM/s320/62645F61635F636162625162696B636A6B656AA2AB8A8A81.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Sezer Öztürk: O varken Eskişehirspor daha farklı. Geri gelip top alması, iyi pas dağıtması, her zaman kaleyi düşünebilmesi güzeldi. Uzak mesafeden vurduğu ve çataldan dönen frikiği muazzamdı. Penaltı vuruşunda da Ümit Karan dahil bütün oyuncuların topu ona bırakması ve onun da kendinden emin bir şekilde topun başına gelmesi bu takımın liderinin kim olduğunu açıkça gösterdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tello: İyi niyetliydi, ancak fazla etkili değildi. Daha iyi bir Tello bekliyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Batuhan Karadeniz: Kendisini savunan son insanları da kaybettiğini düşünüyorum. Hadi gol atamadı, hadi beceriksizliğine denk geldi, e hadi hırçın-inatçı da. Kırmızı kart görmek neyin nesi? Böyle bir maçta, mağlupken üstelik. Kendini affettirmesi için cezası biter bitmez gollerle geri dönmesi gerekiyor, yoksa sezon sonunda burada kalabileceğini sanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-T6YdJx9i_sc/TVkm8Qf5EXI/AAAAAAAAAPM/p--y-0KBmN4/s1600/62645F61635F636162625162696B636A6B6566977B7772A9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-T6YdJx9i_sc/TVkm8Qf5EXI/AAAAAAAAAPM/p--y-0KBmN4/s320/62645F61635F636162625162696B636A6B6566977B7772A9.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Serdar: Maçı değiştiren adam oldu. Girdiği ilk dakikada yardımcı hakemi devirdi, sonra Ozan İpek'e ilk sarı kartını göstertti, penaltı kazandı. Hakikaten buldozer.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ümit Karan: Nou Camp'ta, Anfield Road'da goller atan bir adamın böyle goller kaçırması insanı deli ediyor. Üstelik rakip savunmayı hiç tehdit etmiyor. Sadece gereksiz koşuları var. Hepsi bu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Doğa: Sahada fazla kalmadı, bir yorum yapmak yanlış olur.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4906617536150915087?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4906617536150915087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bursaspor-macnn-ardndan.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4906617536150915087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4906617536150915087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bursaspor-macnn-ardndan.html' title='Bursaspor Maçının Ardından'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aYcERHjsoy0/TVkimVShJCI/AAAAAAAAAPE/osmNXNxhJyQ/s72-c/180356_501662826707_698906707_6007285_1866604_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-99939125654748003</id><published>2011-02-12T11:56:00.000-08:00</published><updated>2011-02-12T12:29:13.784-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maç önü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Bursaspor Maçı Öncesi</title><content type='html'>(Yoğun gündem dolayısıyla geciktirdik, özür dileriz.)&lt;br /&gt;Yarın saat 16:00'da, Eskişehir Atatürk Stadı'nda çok önemli bir maçımız var. Rakip; son şampiyon Bursaspor. Ligin ikinci yarısına çok iyi başladılar, 3 maçta 7 puan kazandılar. Trabzonspor'un puan kayıpları sayesinde liderliğe ortak oldular.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İki takımda da sakat ve cezalı oyuncu yok. Bu Bursaspor için o kadar da önemli değil, çünkü öyle bir kadroları var ki sağ bek dışında her pozisyon için en az bir alternatifleri var. Biz ise devre arasında gönderilen oyuncular yüzünden 14-15 kişilik dar bir kadroyla oynamak durumunda kaldık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor çok iyi futbol oynamasa da iki konuda çok iyiler: Soğukkanlılık ve özgüven. Karşı takım istediği kadar kapansın, ya da istediği kadar saldırsın. Bursaspor her zaman soğukkanlı, her zaman oyunu iyi okuyor ve her zaman kontrollü. Devre arasında yapılan Kenny Miller ve Altidore transferleri de ikinci şampiyonluğa inandıklarının en önemli göstergesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor son haftalardaki maçlara Ivankov-Ali T.-Ömer - Stepanov - Vederson - Svensson - Bekir Ozan- Ozan İpek - Sercan - Batalla - Miller ilk 11 ile başlasa da Sercan'ın yerine Volkan Şen başlar diye düşünüyorum. Sercan Yıldırım'ın sağ açıkta da en az santraforda olduğu kadar etkisiz olduğunu eminim Ertuğrul Sağlam da görüyordur. En dikkatli olmamız gereken noktalar Bursaspor'un yakalayacağı kontraataklar ve duran toplar. Vederson'un uzaktan şutları, Ömer Erdoğan'ın önlenemez hava hakimiyeti, Volkan Şen ve Ozan İpek'in olağanüstü hızları bu konuda neden dikkatli olmamız gerektiğini net bir şekilde gözler önüne seriyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bizim iyi yaptığımız şeyler de var tabii. Biz de duran toplarda oldukça iyiyiz, son 4 golümüzün 3'ü frikik organizasyonları sayesinde geldi. Ayrıca Fenerbahçe ve Galatasaray deplasmanlarındaki dağınık görüntüyü saymazsak iyi bir savunmamız var. Orta sahada fiziksel olarak zayıf gözüksek de teknik olarak üstünüz. Biz de yandaki Ivesa-Sezgin-Safet-Diego-Volkan-Pele-Alper-Sezer-Erkan-Burhan-Batuhan ilk 11 ile sahada oluruz diye düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;30-50-100 TL'lik bilet fiyatlarına rağmen tribünlerin dolu olacağını, Bursaspor taraftarının da 650 kişilik deplasman barakamızda yerini alacağını düşünüyorum. Umarım tribünler arası gerginlik yaşanmaz diyeceğim ama olmayacak duaya amin demenin de bir mantığı yok. Yine de alttaki tabloyu hasretle andığımı belirtmek isterim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İşimiz zor, Bursaspor bir adım önde, ancak Eskişehir Atatürk Stadı'nda ES-ES'ten başka takım favori gösterilemez. (Şimdilik) İBB ve Galatasaray'ın puan kaybettiği bu haftada galip gelmeliyiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-f7LzVRyw-eQ/TVbkomY1o3I/AAAAAAAAAOw/y4IaKTSeVWg/s1600/Ads%25C4%25B1z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-f7LzVRyw-eQ/TVbkomY1o3I/AAAAAAAAAOw/y4IaKTSeVWg/s1600/Ads%25C4%25B1z.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-99939125654748003?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/99939125654748003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bursaspor-mac-oncesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/99939125654748003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/99939125654748003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bursaspor-mac-oncesi.html' title='Bursaspor Maçı Öncesi'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-f7LzVRyw-eQ/TVbkomY1o3I/AAAAAAAAAOw/y4IaKTSeVWg/s72-c/Ads%25C4%25B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6562901677297417051</id><published>2011-02-12T07:03:00.000-08:00</published><updated>2011-02-12T07:17:57.239-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rooney'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rövaşata'/><title type='text'>Yok Artık Rooney!</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-_kWq0mn5DgQ/TVahbUGQz7I/AAAAAAAAAbA/5jGCriN695c/s1600/rooney_abartti_2_600_P0FEW.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="text-align: left;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 400px; height: 200px; " src="http://2.bp.blogspot.com/-_kWq0mn5DgQ/TVahbUGQz7I/AAAAAAAAAbA/5jGCriN695c/s400/rooney_abartti_2_600_P0FEW.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5572819079541084082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Tarihe nasıl geçilir?" sorusunun cevabını verdi Rooney, sanki zaten efsane değilmiş gibi:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1-1 giden bir maçta gol atan oyuncu zaten değerliyken, bu golü derbi maçında, hem de şampiyonluk yolunda potansiyel rakiplerden birine atınca gerçek bir "10 numara" , gerçek bir "yıldız" olursun. Net.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ümit Karan'ın senden öğrenecekleri var... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6562901677297417051?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6562901677297417051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/yok-artk-rooney.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6562901677297417051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6562901677297417051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/yok-artk-rooney.html' title='Yok Artık Rooney!'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-_kWq0mn5DgQ/TVahbUGQz7I/AAAAAAAAAbA/5jGCriN695c/s72-c/rooney_abartti_2_600_P0FEW.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8552627663800665625</id><published>2011-02-11T02:34:00.000-08:00</published><updated>2011-02-11T04:20:24.586-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lig tv'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Son 15 Günde Olan Biten</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iJt7Jvh3nAQ/TVUUeWFdHgI/AAAAAAAAAN4/rBZm0JC5wHQ/s1600/azizyildirim_cezalar_manset2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-iJt7Jvh3nAQ/TVUUeWFdHgI/AAAAAAAAAN4/rBZm0JC5wHQ/s320/azizyildirim_cezalar_manset2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Son iki hafta Türk spor medyasınının gündemi epey yoğundu. Aziz Yıldırım’ın geleneksel hakem soyunma odasını basma şenliklerinin 11. yıldönümü yurt ve dünyada şenliklerle kutlanırken Adnan Polat “Ligin birinci ve ikincileri her sene birileri tarafından önceden belirleniyor.” diyerek 17 şampiyonluğu olan bir takımın başkanı olarak yapabileceği en trajikomik açıklamayı yapıyordu. Beşiktaş cephesi de Fırat Aydınus’a tepkiliydi, sebebi İstanbul Büyükşehir Belediyespor deplasmanında Mehmet Aurelio’ya gösterdiği kırmızı karttı, tabi bir de hangi kararlar olduğunu bilemediğimiz “adaletsiz kararlar.”&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dovm0cgrgOI/TVUU9O17uoI/AAAAAAAAAOU/Xd8JTodOt4M/s1600/bjk003.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="136" src="http://3.bp.blogspot.com/-dovm0cgrgOI/TVUU9O17uoI/AAAAAAAAAOU/Xd8JTodOt4M/s320/bjk003.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü oynanan Eskişehirspor-Konyaspor maçını izleyemeyen taraftarları ise "kısa" bir sürpriz bekliyordu. Bu kısa sürpriz hepimizin vergilerini alan devlet televizyonumuz TRT'den gelmişti. Maçın bitiminden bir buçuk saat sonra yayına giren "1'e 1 Futbol" programında bu maçın özetinin gösterileceği söyleniyordu, ancak özet toplam 56 saniyeydi. Özet bittikten sonra da "Sıkıcı bir maçtı." gibilerinden iki-üç cümleyle konuyu kapatan Sergen Yalçın-Ersin Düzen ikilisi yine İstanbul takımlarını konuşmaya başladılar. &lt;br /&gt;Hafta içi Gaziantepspor’a deplasmanda 3-2 yenilen Galatasaray’da Hagi’yi gönderme senaryoları yazılmaya başlıyordu bile. Beşiktaş’ta ise Serdar Adalı “Hakemi tehdit etmemiz gerekiyorsa alasını yaparız.” kabilinden açıklamalar yapıyordu. İkinci yarı başladığından bu yana galibiyetle tanışamayıp bütün avantajını yitiren Trabzonspor ise bahsi geçen diğer takımların aksine sükunetini ve soğuk kanlılığını koruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-HOLkRfMB48k/TVUWZKebYII/AAAAAAAAAOY/3W0lcy14PmM/s1600/bjk_cizgi_gol_2_600_A5UTY.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" src="http://4.bp.blogspot.com/-HOLkRfMB48k/TVUWZKebYII/AAAAAAAAAOY/3W0lcy14PmM/s320/bjk_cizgi_gol_2_600_A5UTY.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-lgeqNin-kvU/TVUWlyoa8oI/AAAAAAAAAOc/J7vfnoELtlo/s1600/football-2010-germany-england-lampard_display_image.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="162" src="http://4.bp.blogspot.com/-lgeqNin-kvU/TVUWlyoa8oI/AAAAAAAAAOc/J7vfnoELtlo/s320/football-2010-germany-england-lampard_display_image.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Hafta sonu oynanan Beşiktaş-Karabükspor maçından sonra eleştiri okları bu sefer Mustafa Kamil Abitoğlu’na yöneltildi. Spor programlarının her birinde en az yarımşar saat Almeida’nın vurduğu, çizgiyi geçen fakat gol sayılmayan top konuşuldu. Yorumcular çok şaşırmıştı. Böyle bariz bir hata nasıl yapılabilirdi? Anlaşılan bu güzide yorumcular Haziran 2010’da Dünya Kupası’nı seyretmek yerine karpuz yiyorlarmış. Almanya-İngiltere maçını ne çabuk unutmuşlar. Dünyanın her yerinde sıkça olan, hatta Fifa’nın bunun için önlemler almaya çalıştığı bir olaydan söz ediyoruz sonuç olarak. Ve şu 5 hakemli sisteme geçilmediği sürece de bu hataların önü alınmayacak gibi duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-E2h3kGmi1Lw/TVUWvnUW1SI/AAAAAAAAAOg/B4ZoMewj4gU/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-E2h3kGmi1Lw/TVUWvnUW1SI/AAAAAAAAAOg/B4ZoMewj4gU/s1600/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Hatta, tesadüfe bakın, 2008 yılının soğuk bir Ekim akşamında bu olayın hemen hemen aynısı yaşandı. Bu pozisyon Türk spor medyasının sadece “Evet ya, içerde, tüh.” şeklindeki yorumları ile geçiştiriliyordu. 10 kişi kalıp yedek kalecisiyle oyuna devam etmek zorunda kalırken bir de penaltıdan gol yediği halde maçı 2-2 bitiren Eskişehirspor’un esamesi bile okunmazken Aragones ve Fenerbahçe’nin ne kadar kötü olduğundan bahsediliyordu.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-56qO2oxpyoc/TVUXF4KwvoI/AAAAAAAAAOk/2NNWYcmkkSg/s1600/167616_10150101666052138_601027137_6244503_1349320_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-56qO2oxpyoc/TVUXF4KwvoI/AAAAAAAAAOk/2NNWYcmkkSg/s320/167616_10150101666052138_601027137_6244503_1349320_n.jpg" width="264" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Beşiktaş-Karabükspor maçından devam edelim. Hakeme ateş püsküren Beşiktaşlı yazar ve yorumcular İbrahim Toraman’ın aşağıdaki hareketine değinmediler bile. Halbuki Guti’ye Quaresma’ya böyle bir hareket yapılsa “Yıldız futbolcuların korunması lazım.” derlerdi, ki sezon boyunca da bunu söylediler. Ben de bu görüşe katılıyorum, Emenike’yi yıldız olarak görmüyorlarsa da kendilerine acil şifalar diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bu pazar oynanan Galatasaray-Eskişehirspor maçına. Pek çok sinir bozucu ayrıntı var. Mesela Batuhan’ın attığı, ofsayt gerekçesiyle verilmeyen golden hiçbir programda bahsedilmedi. Ya da maç boyu bir saniye bile gösterilmeyen 2600 Eskişehirspor taraftarı bir kişinin attığı iddia edilen (ve hala doğrulanamayan) cam şişe yüzünden ana haber bültenlerine konu oldu. Adnan Polat yine açıklama yapıp, hepimizi zan altında bıraktı. Sonra “Şişeyi atanlar tespit edildi.” şeklinde bir video basına servis edildi. Bütün internet siteleri bu görüntüleri yayınladı, ancak atılan bir nesne ve dolayısıyla onu atan adamı hiçbirimiz göremiyorduk. Son teknolojinin kullanıldığı ve UEFA’nın 5 yıldız verdiği bu stadyumda nasıl böyle bir şey olabilirdi ki?&lt;br /&gt;Olayın bir de Lig Tv cephesi var tabii. Bakın kıymetli spiker arkadaşımız(Ertunç Öner) attığımız golden sonra nasıl tepki veriyor: &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=B4Pi2jpiExk"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=B4Pi2jpiExk&lt;/a&gt;(Ağladı ağlayacak derler ya, aynen öyle. )&lt;br /&gt;Maçtan sonraki spor programlarında yüzler gülüyordu. Herkes Galatasaray’ın sonunda beklenen patlamayı yaptığı konusunda hemfikirdi. Hakem çok iyi maç yönetmişti. Eskişehirspor cephesinde ise tek önemli gelişme tabi ki Ümit Karan’ın frikikten gol atması, attığı golden sonra da sevinmemesiydi. Bu ne kadar erdemli bir davranıştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jS8PvCuhYFg/TVUXdYdxBzI/AAAAAAAAAOs/VLy47Dm42BA/s1600/emre15882c708587a35e9by.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-jS8PvCuhYFg/TVUXdYdxBzI/AAAAAAAAAOs/VLy47Dm42BA/s1600/emre15882c708587a35e9by.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-BW-nwqNRn28/TVUXc5axN8I/AAAAAAAAAOo/PefhTa0FFIQ/s1600/belozoglu-borek-salonu.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="http://2.bp.blogspot.com/-BW-nwqNRn28/TVUXc5axN8I/AAAAAAAAAOo/PefhTa0FFIQ/s320/belozoglu-borek-salonu.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Karikatür: Umut Sarıkaya&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;İki gün evvel Trabzon’da Türkiye ile Güney Kore arasında oynanan dostluk maçında milli takımımızın kaptanı Emre Belözoğlu kırmızı kart görmeyi başararak hiçbirimizi şaşırtmıyordu. Milli Takım Teknik Ekibinin La Liga'daki tek Türk Milli oyuncu Mehmet Topal'ı aday kadroya bile çağırmazken, Nuri Şahin gibi bir yeteneği bile son 3-4 maçtır takıma entegre etmeye çalışırken; saha içi-dışı her hareketi buram buram ofsayt kokan bu adamı her milli maçta banko oynatıp bir de kaptan yapmasının şaşırtmadığı gibi.&lt;br /&gt;İşte böyle bir iki hafta geçirdik. Kimse kusura bakmasın, Bizans denilince de kızılıyor ama, yukarıdaki örnekler bunlardan sadece birkaç tanesi. Bunlar çoğaltılabilir. Ve emin olun ki çoğalacak da. Evet, Türk futbolunun pek çok problemi var, ancak bunların belki de en büyüklerinden biri taraflı medya. Ve maalesef senelerdir çözülmeyen bu problem giderek büyüyor. Biz bile rengi ve tarafı belli olan amatör bir blog sayfası olarak hiçbir takımı ve taraftarı yok sayamazken, sözde profesyonellerin bu tarz hareketler yapması ise insanı kara kara düşündürüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8552627663800665625?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8552627663800665625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/son-15-gunde-olan-biten.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8552627663800665625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8552627663800665625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/son-15-gunde-olan-biten.html' title='Son 15 Günde Olan Biten'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-iJt7Jvh3nAQ/TVUUeWFdHgI/AAAAAAAAAN4/rBZm0JC5wHQ/s72-c/azizyildirim_cezalar_manset2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-3903755764738801596</id><published>2011-02-09T03:03:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T07:50:23.793-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deplasman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Olağan Şüpheliler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Zib4ub7TJc4/TuYinhRYlZI/AAAAAAAAApc/tuIb8-7VuG8/s1600/%25C3%25B6nce.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Zib4ub7TJc4/TuYinhRYlZI/AAAAAAAAApc/tuIb8-7VuG8/s400/%25C3%25B6nce.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685269641943356818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Batuhan 10 yaşında, Galatasaray Taraftarı minik bir kardeşimiz. Pazar günü oynanan maçta başına isabet eden bir gazoz şişesi nedeniyle kafatası kırılmış ve beyin kanaması geçirme riskiyle müşahede altında tutuluyor.  Olay gecesi Batuhan'ın yanında yalnızca Eskişehirspor taraftarı varken, ertesi gün amcasının haklı serzenişini televizyonda gören tüm takım elbiseli, popülizmin hastası abiler akın etti hastaneye, ellerinde türlü hediyelerle. Ama benim takıldığım asıl olay sonuç değil, nedenler...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu olaydan yaklaşık bir ay önce açılışı yapıldı Türk Telekom Arena'nın. Avrupa'nın en iyi bilmem kaçıncı stadyumu olmasıyla övünüldü. Uefa ve Fifa kriterlerine uyması dile getirildi her fırsatta. Buraya kadar eyvallah. Ama unutulan bir gerçek var: Burası Türkiye.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Stadyumun ilk planlarında misafir takım tribünleri 419,420,217 ve 117 bloklarında düşünülmüş olsa da, iki tarafındaki Galatasaray taraftarıyla sıkıntı yaşamaması adına, yani güvenlik (!) gerekçesiyle alt kata tekabül eden 217 ve 117 blokları yerine üst katta her iki taraftaki bloklara genişletilerek 418-421 sırasına konuşlandırılmış. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-sPi2hBUHpjE/TuYhgb3AXwI/AAAAAAAAAo4/Ry3yDfz-1p0/s1600/TK_ttarena_yeni.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-sPi2hBUHpjE/TuYhgb3AXwI/AAAAAAAAAo4/Ry3yDfz-1p0/s400/TK_ttarena_yeni.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685268420719828738" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 246px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Galatasaray gibi taraftar gücü yüksek bir takımın taraftarları elbette stadı dolduracaktı, buna şüphe yok. Eh, düşününce Eskişehirspor taraftarları da gittiği her deplasmanda kapasiteyi sonuna kadar kullanır, hatta genellikle de dışarıda kalanlar olur. Bunu da bilmeyen yoktur. Peki, bu bahsi geçen, sonradan değiştirilerek deplasman tribününe eklenen iki bloktan, zan altında bırakılan 421 numaralı blok ile, hemen altında kalan ve Galatasaray taraftarlarına ayrılmış olan 218 ve 118 numaralı bloklar arasında neden bir güvenlik ağı çekilmemişti? Kriterler demesin kimse bana, bu düpedüz güvenlik zaafıdır. Galatasaray Spor Kulübü tarafından ihmal edilmiş bir güvenlik çemberi nedeniyle Eskişehirspor taraftarları zanlı muamelesi görmekte günlerdir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-R33dMqrYYnM/TuYh_MV6kdI/AAAAAAAAApE/diQjijlh6-0/s1600/ttarr.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-R33dMqrYYnM/TuYh_MV6kdI/AAAAAAAAApE/diQjijlh6-0/s400/ttarr.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685268949130449362" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 201px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi de, herkesin dikkatinden kaçmış, daha doğrusu yanlı medya sayesinde dikkatlerden uzak tutulmuş bir diğer gerçeği konuşalım. Türk Telekom Arena'nın alt ve üst blokları arasında aralıksız olarak 157 loca yer almakta. Fahiş fiyatlarla stadyum henüz inşaat halindeyken satışı tamamlanan ve Galatasaray Kulübü'ne küçümsenmeyecek meblağlar kazandıran localar... Bu localarda sunulan hizmet gerçekten çok yüksek. Misal, deplasman tribününde ancak plastik bardaklarda alabileceğiniz su, ayran, meşrubat gibi hizmetleri, bu 157 locadan metal kutularında, cam şişelerinde temin etmeniz mümkün. Tıpkı, Batuhan'ın başına isabet eden gazoz şişesi gibi...!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayatında herhangi bir ilde, herhangi bir deplasman tribününe gitmiş olanlar iyi bilir ki, girişlerde inanılmaz sıkı aramalara tabi tutulursunuz. Hatta kimi stadyumlarda ayakkabılar dahi çıkartılıp güvenlik görevlilerine gösterilir. Hal böyleyken, bahsi geçen cam şişeyi deplasman tribününde tedarik etmek sanıldığı kadar kolay değil. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kabul, maç içinde Galatasaray tribünlerinden gelen sözlü sataşmalara Eskişehirspor tribünlerinden plastik bardaklarla karşılık verildi. Ama ötesi olmadı. Her ne kadar bu hareket de başlı başına hata teşkil etse de, kafatası kırmayacağı bilinir. Kaldı ki, Batuhan kardeşimizin başına gelen maddenin cam olduğunun duyurusu yapılmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Şimdi verileri toparlarsak, iki komplo teorisi çıkıyor ortaya. Birincisi, herkesin üzerinde durduğu, Galatasaray Yönetimi'nin de görüntülerin elinde olduğunu söylediği teori: Eskişehirspor taraftarlarınca atılan şişenin Batuhan'a denk gelmiş ve yaralamış olması. İkinci teori ise herkesin göz ardı ettiği ama aslında parçaları birleştirince hiç de olasılık dışı durmayan teori: En ucuzu yıllık 40 bin TL karşılığında kiralanan localarda kolaylıkla temin edilen gazoz şişesinin, atılan sulara karşılık maksadıyla yukarı fırlatılması ve yetişmediği için sekerek Batuhan'a isabet etmesiyle yaralanmış olması. Olayın golden kısa süre sonra olması ise bu teoriyi destekler nitelikte, zira yurdum insanı sportif alanda yakalanan başarı sonrasında sıktığı kurşunlar yüzünden kaç masumun canına kastetti bugüne dek. Teorinin devamında şöyle de bir düşünce var, Galatasaray'ı bir spor kulübünden ticari bir şirkete dönüştürmeyi hedeflemiş işadamı Adnan Polat 3 yıllığına 120 bin tl kâr elde edeceği bir müşterisinden olmak yerine kolaya kaçıp deplasman tribününden birilerini hedef tahtası olarak kullanmayı tercih eder. Başbakan'a yalakalık yapmak için kendi taraftarına acımadan hakaretler yağdıran bir başkan düşünüldüğünde pek düşük bir olasılık değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ortaya atılan her iki teorinin de kendince doğruluk payı var. Failler bulunana yada deşifre edilene dek bilinmezliğini sürdürecektir bu olay. Ama, olağan şüphelilerin arasında ihmal edilmiş bir masum var. Adı Batuhan, 10 yaşında. Tek suçu, amcasının karne hediyesi olarak aldığı biletle tuttuğu takımın maçını yakından izlemek istemesi. Dua edelim de Batuhan'ın durumu iyiye gitsin ve sağlığına kavuşsun. Gerisi cidden teferruat...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-urepAbgEKzc/TuYiPQpc0dI/AAAAAAAAApQ/t7nBVeEnttM/s1600/hastane.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-urepAbgEKzc/TuYiPQpc0dI/AAAAAAAAApQ/t7nBVeEnttM/s400/hastane.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685269225164034514" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Özel not: Siyahına Kırmızına Ekibi olarak; olay yaşandığından bugüne dek Eskişehirspor taraftarı hakkında olumsuz ön yargılar yerine, ilgi ve alakadan duyduğu memnuniyeti dile getirdiği için Batuhan'ın ailesine özel teşekkürlerimizi ve geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-3903755764738801596?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/3903755764738801596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/olagan-supheliler.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3903755764738801596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3903755764738801596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/olagan-supheliler.html' title='Olağan Şüpheliler'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Zib4ub7TJc4/TuYinhRYlZI/AAAAAAAAApc/tuIb8-7VuG8/s72-c/%25C3%25B6nce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6069549212895259144</id><published>2011-02-08T06:05:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T07:54:30.643-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali ece'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='twitter'/><title type='text'>Ali Ece Twitter'a Dönsün Kampanyası</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--VTNcgW9FD8/TuYjcDVuxfI/AAAAAAAAApo/E_hqdBAVoF8/s1600/aliece.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://3.bp.blogspot.com/--VTNcgW9FD8/TuYjcDVuxfI/AAAAAAAAApo/E_hqdBAVoF8/s400/aliece.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685270544441591282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'courier new'; font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;b&gt;Ali Ece'siz bir twitter bunlardan herhangi biri&lt;/b&gt;; Johan Cruijff'suz Hollanda / Maradona'sız Messi'siz Arjantin / George Best'siz Kuzey İrlanda / Bill Shankly'siz, Gerarrd'sız Liverpool / Tito'suz Yugoslavya / Knut Hamsun'suz Norveç / Kenny Dalglish'siz İskoçya / Moda'sız Kadıköy / Cantona'sız Manchester United / Clint Eastwood'suz Sergio Leone'siz Western / MAF'sız Gordon Milne / Philip K. Dick'siz Bilimkurgu / Joe Strummer'sız The Clash / Kemal Sunal'sız Türk Sineması gibi bir şey. Biri olmasaydı diğeri olurdu ama tam olmazdı. Tam olmuyor da.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ali Ece çıktan sonra twitter bunlardan herhangi biri&lt;/b&gt;; Cantona uçan tekme atıp ceza yedikten sonraki zevksiz Manchester United ya da ağzı burnu dağılan Simmons / başrol kahramanı yeni sözleşmeyi reddince devamı başka bir aktörle çekilen uyduruk devam filmi / Zeki Demirkubuz'un romantik komedi çekmesi / Lost'un dandik Finali (!) / Yaşar Duran'ın İngiltere'den yediği bir araba dolusu gol / Ömer Üründül, Erman Toroğlu ve hatta Reha Muhtar! / The Stone Roses'ın dağılması!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abarttık mı, belki çok az. Twitter O olmadan da var, ama hep biraz eksik, hep daha suskun. Şu an twitter'a dönmesini istediğim tek bir insan var; o da Ali Ece. Muhabbetinden, sohbetinden bizi mahrum bırakmasın. Dönsün - seksolog Erman'a, "Çok, çok" Ömer'e, Gargamel ve çetesine, onları sevenlere inat; kaliteli spor insanlarına küfredenlere inat. Döner mi dönmez mi, o küfreden aşağılıklarla yine uğraşmak ister mi bilemiyorum. Empati kuruyorum, belki ben de onun yapacağı şeyi yapardım orası kesin. Ama bize ve bizim gibi düşünenlere düşen, çürük elmaların yanında sepette parlak elmaların da olduğu hatırlatmak. Onu bildiğine de eminim, o zaman ona olan sevgimizi bir daha göstermek bu gönlü geniş insana. Kendisini çok iyi anlamakla beraber, dönerse de seviniriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: İsteyen herkes, bu postu gerek twitter'da, gerekse kendi blogunda paylaşabilir. Hatta benim ricam paylaşmanız yönündedir. İsim falan vermenize gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı Siyahına Kırmızına,Klasik Futbol, Lappapa, Basit Oyna, 17 Mayıs 2000, ilk11, Kısa Pas, YSİ, Takım Ruhu, Bloglararası bağlantı, cimbomtürk bloglarıyla ortak yayınlanmıştır. Twitter'dan #aliecetwitteradonsun yazarak ve yazıyı paylaşarak destek olabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); font-family: Georgia, serif; font-size: 16px; -webkit-text-decorations-in-effect: underline; line-height: normal; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); font-family: Georgia, serif; font-size: 16px; -webkit-text-decorations-in-effect: underline; line-height: normal; "&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fhlP-p8-1EY/TuYjna3j1oI/AAAAAAAAAp0/HzON7uQsi0o/s1600/soylesi1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-fhlP-p8-1EY/TuYjna3j1oI/AAAAAAAAAp0/HzON7uQsi0o/s400/soylesi1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685270739736057474" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6069549212895259144?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6069549212895259144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/ali-ece-twittera-donsun-kampanyas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6069549212895259144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6069549212895259144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/ali-ece-twittera-donsun-kampanyas.html' title='Ali Ece Twitter&apos;a Dönsün Kampanyası'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/--VTNcgW9FD8/TuYjcDVuxfI/AAAAAAAAApo/E_hqdBAVoF8/s72-c/aliece.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-1558711472387652145</id><published>2011-02-07T06:07:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T07:34:34.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='totem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deplasman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Totemlerin Alt Üst Olduğu Gün</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XoOCwkTcdE4/TuYe4SU0YII/AAAAAAAAAog/QicSA6Kfye8/s1600/Foto%25C4%259Fraf-0174.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 189px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-XoOCwkTcdE4/TuYe4SU0YII/AAAAAAAAAog/QicSA6Kfye8/s400/Foto%25C4%259Fraf-0174.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685265531942494338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yenildiğimiz bir maç üzerine zorlayarak kötü bir yazı yazmaktansa, futbolun içinde tatlı bir ayrıntı gibi görünen ama aslında hayatın ortasında yeri olan bir konuyu yazmak istedim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Üzerine onlarca film çekilmiş ciddi bir müessesedir totem. Annelerimizin kulak memesini çekip tahtaya vurması, arka arkaya iki bardak kırıldığında "üçüncüyü ben kırayım da uğursuzluk gitsin" demesi ve benzeri batıl inançlarıyla dalga geçen bizler, tuttuğumuz takımın başarısı için üşenmeyip 20 kişi yer değiştirir, şanssız olduğuna inandığımız bir arkadaşı maç saatinde zorla değil, kendisinin de gönüllü olarak kabul etmesiyle tuvalete kilitleriz ve bunları yaparken içimizden bir kişi bile yadırgamaz. Çok normal bir harekettir bize göre. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maça, tribüne giderken giydiğimiz formayı, boynumuza doladığımız atkıyı takarken dahi, buna anlam yüklemekte zorlanmayan bir kitleyiz taraftarlar olarak. En basit örneği, geçen sezon bir dünya para verip aldığım formayı giydiğim maçlarda arka arkaya kaybedince bir daha çıkartmamak üzere dolabın en derin noktasına koymuş biriyim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün de maçın önemine istinaden sayısız totem vardı Eskişehirspor taraftarlarınca yapılan. Aklımda kaldığı kadarını paylaşmak istedim. Ama öncesinde belirtmeliyim ki, maçı kaybetmiş olmamız totemlere olan inancımın bittiği anlamını taşımaz. Kesin bi' yerde hata yaptık. Yoksa kesin almıştık maçı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; En uzun süreli totemden başlayalım; 10 Aralık 2010 tarihinde oynanan Beşiktaş maçındaki galibiyetten bugüne, 3 ay boyunca bıyıklarını kesmeyen Serdar, bunun yenilmeme serisine büyük katkısı olduğuna inanıyordu. Fakat dün itibariyle yolda gören çocukların "amca" demesine sebep olan uzunluktaki bıyıklarının hükmü kalmayan &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540"&gt;Serdar&lt;/a&gt;'ın daha önce hayatı boyunca hiç bıyık bırakmadığını düşününce cidden üzücü bir gelişme (gerçi yakışmamıştı bıyık ama olsun)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; Süha'nın "amin" adını verdiği bir totem var ki, yalnızca o değil, çevresindeki herkes ciddi anlamda inanıyor buna. Şöyle ki, takımın durumu ne kadar iyi olursa olsun, kağıt üzerinde ne kadar favori olursa olsun maçı soran herkese "her çıkışın bir inişi vardır" "artık kaybetme zamanımız geldi, şimdiye kadar iyi bile geldik, bu sefer acı sona hazır olmalıyız" gibi sözlerle amin yapıyor, mümkünse rakibi yere göğe sığdıramayarak yüceltip içten içe  lehimize çeviriyor durumu. Maç içinde olur da erken öne geçersek, "işte X takımın dakikaları başladı, birazdan atarlar. Yapacak bi' şey yok, sağlık olsun" diye ağlaya ağlaya maçı almamızı sağlıyor. Maalesef dün çok içten yapamamış olacak ki tutmadı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; Bir totem daha var. Biraz "amin"e benzese de, sonucunda ufak bir teselli ikramiyesi var. Maç öncesinde düzenli olarak "yeniliriz" "farklı kaybederiz" dedikten sonra mümkünse internet üzerinden tekli maç oynanan sitelerde, değilse de öylesine yapılmış bir iddaa kuponunda Eskişehirspor aleyhinde bahis yapılır. Böylece, bahiste kaybetmen, maçtan mutlu ayrılmanı sağlar. Bir nevi "tanrılar kurban istiyor" düşüncesinin fanatizmle birleşmesi. Ha, olur da totem patlarsa, maçtan üzgün bir şekilde ayrılıp eve gittiğinde bahis hesabındaki parayla teselli ikramiyesine kavuşursun. İki ucu aşklı değnek durumu. Dün bunu uygulayanların totemi de patlamış oldu. Zira, her maça değil de yalnızca riskli maçlarda bunu uygulayanlar teselli olarak aldıkları parayı muhtemelen dertlenip içtikleri rakıya ve sigaraya yatırdı. Elde var yine sıfır...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; Yine bizim tayfadan biri olan Seren'in kardeşi nadiren etkinliklerimize katılır, uzaktan severdi Eskişehirspor'u. Uzaktan da olsa aklı maçta olan Sezil'in zaman zaman yaptığı maç tahminleri, hem de doğru skorla, tutardı. Ama öyle her maça tahmin yapmaz, yalnızca içinden gelirse bir skor söyler ve istisnasız tuttururdu. Ancak, maçtan bir kaç gün önce hakkında yaptığımız bir muhabbette maça gelirse kazanacağımıza dair bir kanı oluştu. O andan itibaren herkes inanmış bir şekilde ısrarla maça davet etmeye başladı Sezil'i. O da türlü baskılara dayanamayıp maça geldi gelmesine ama maç öncesinde verdiği skor da (2-0), onun gelişi sayesinde kazanacağımıza dair inancımız da yalan oldu. Attığımız gollerin sayısını bilmiş olsa da, rakibin 4 golünü ihmal etti, sağlık olsun. Zorla totem olmayacağını kötü bir tecrübeyle de olsa öğrenmiş olduk.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; Son totem de bizzat benden geldi ve fena şekilde patladı. Aslında içeriği tamamen "amin"le örtüşüyor. Zaten, yukarıda bahsettiğim "amin yapan" güruha ben de dahilim ucundan kıyısından. Ama bu seferki yalnızca ekip içinde kalmadı maalesef. Zira bunu canlı yayında Ntvspor'da Yenilsen de Yensen de programında yaptım. Maçtan bir gün önce katıldığım programda takımın durumu hakkında konuşurken, ligin 6. sırasında ilk 5 veya ilk 4 savaşı veren bir takım olduğumuzu söylemek yerine realist olmak gerektiğini, 11. sıradaki takımla aramızda yalnızca 3 puan olduğunu ve bu nedenle kendimizi 11. sırada kabul ettiğimi, önümüzdeki maçlara bunu düşünerek çıkmamız gerektiğini söyledim. Evet bunu söylerken sonrasında olası puan kaybına hazırlıklı olmak vardı kafamda. Ama, içten içe tevazu göstererek maçı kazandıracağımı düşünmüştüm. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olmadı...  Neler yaptık neler denedik ama olmadı. Bizim elimizden hafta boyunca yalnızca bunlar geliyordu ve kendi yöntemlerimizle konsantre olduk maça. Maç sabahı hepimiz umutla uyandık, kalktık bin bir zahmet çekip maça gittik. Sesimiz kısılana kadar takıma inanç aşılamayı umduk. Ama, gerek erken gelen iki gol, gerek Ivesa'nın bu iki golden hemen sonra sakatlanmasıyla takımda, az da olsa, bulunan ruh gitti ve maç başlamadan bitti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kesin bi' yerde hata yaptık. Yoksa kesin almıştık maçı. Durmak yok, toteme devam!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-1558711472387652145?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/1558711472387652145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/totemlerin-alt-ust-oldugu-gun.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1558711472387652145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1558711472387652145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/totemlerin-alt-ust-oldugu-gun.html' title='Totemlerin Alt Üst Olduğu Gün'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-XoOCwkTcdE4/TuYe4SU0YII/AAAAAAAAAog/QicSA6Kfye8/s72-c/Foto%25C4%259Fraf-0174.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-158804519473429365</id><published>2011-02-04T13:17:00.001-08:00</published><updated>2011-12-12T08:09:27.227-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tt arena'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deplasman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Esaretin Bedeli</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tamam, taraftarız biz çekeriz cefa diye tezahüratlar yapıyoruz, söylüyoruz ama illa cefa istiyoruz diye de ısrar ettiğimizi hatırlamıyorum. Sanırım bizi yanlış anlayanlar olmuş ki, birazdan sıralayacağım sıkıntıları yaşayacağız pazar günü hep beraber...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Y1UXL21ew-o/TuYm8itthUI/AAAAAAAAAqw/ar7Kxj8kEvw/s1600/taraftar.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-Y1UXL21ew-o/TuYm8itthUI/AAAAAAAAAqw/ar7Kxj8kEvw/s400/taraftar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685274401154368834" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 276px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezonun başlarında ciddi anlamda dibi görmüş, sonrasında kan değişikliğiyle birlikte altıncı sıraya kadar çıkmış bir takım var: Eskişehirspor. Zaten, deplasmanlara kalabalık gitmesiyle bilinen taraftarların işler de iyi giderken 2600 kişilik yer ayrılan bir İstanbul maçını kaçıracağını sanmıyorum. Dolayısıyla yaklaşık 1500 kadarı münferit olmak üzere 2500 kişilik bir kitle İstanbul'da olacak pazar günü. Gelelim sıkıntılara.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türk Telekom Arena'daki inşaatın bir kısmı halen bitmediği için Galatasaray taraftarı ve Misafir takım taraftarları aynı girişi kullanıyor. Dolayısıyla güvenliği sağlamak zorlaşıyor. Bu nedenle İl Güvenlik Kurulu'nda alınan karar doğrultusunda deplasman taraftarının bulunduğu tribüne girişin sağlandığı kapı -net olmamakla beraber- 17:00 itibariyle kapanacak. Maç bitiminde de, zaten rutin prosedür olan misafir takımı bekletme uygulamasının abartılıp gece yarısına kadar bekletilmesi şeklinde söylentiler var. Zira, 2 hafta önce oynanan Sivasspor maçından sonra Sivaslı taraftarlar ancak gece 01:00 itibariyle terk edebilmiş ancak stadyumu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdiii, ufak bir matematik hesabıyla ortaya çıkan sonuç, yaklaşık olarak 8 saat, hadi iyi ihtimalle 6 saat kadar TT Arena'da mahsur kalmamız anlamını taşıyor. Tamam, maça giden taraftar, hele ki deplasmana giden taraftar birkaç saatini statta geçirmeyi göze alıp gider. Ancak, 6-7 saatlik bir zaman diliminde, hele ki tribünde tezahüratlara katılmış, efor sarf etmiş birinin temel gıdalara ihtiyacı olacaktır, kaçınılmaz olarak. Yemek yemeden dirense dahi susayacaktır en basitinden.  Tam bu noktada, zaten çok defa tartışılmış olan TT Arena'daki büfelerin fiyat listesine bir göz atalım: &lt;b&gt;Hamburger 12TL, Sandviç 16TL (içinde ne varsa artık), Kola 8TL, Sosisli 10TL ve 16TL olarak iki fiyatta, ve en temel ihtiyaç olan suyun 250ml'si 2TL!&lt;/b&gt; Evet hani bakkaldan 50 kuruş karşılığı aldığımız yarım litre suya oranla tam 8 kat pahalı. Tamam, ülkenin an itibariyle en modern, en gelişmiş stadyumu, fakat sudan bahsediyoruz, hani şu hepimizin günde 2 litre tüketmesi gereken su. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi toparlarsak; 6 saat boyunca üşüyen, susayan, acıkan ve fakat parası kısıtlı olduğu için ya hiç su dahi içemeyen, ya da bir bardak su içebilen bir taraftar, duruma göre maç içinde gelişen olayların da katacağı muhtemel bir üzüntü halini dışa nasıl vurur, cidden kestiremiyorum.  Hele ki, iyimser bir şekilde 6 saat dediğim süre uzamaya başlarsa...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ov7GLuVsruA/TuYnJH5oPlI/AAAAAAAAAq8/127jNFQqgzE/s1600/tt.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-ov7GLuVsruA/TuYnJH5oPlI/AAAAAAAAAq8/127jNFQqgzE/s400/tt.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685274617294896722" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yazıyı felaket tellallığı olarak görenler olacaktır muhakkak. Ancak, realist bir bakış açısıyla irdelersek olayı, zaten topluluk halinde hareket etmenin getirdiği bir öz güveni de hesaba katıp istenmeyen olaylar görmeye hazırlıklı olmalıyız. En önemlisi de, bu varsayımdaki olayların sorumlularını ararken yalnızca (at gözlükleriyle) esaret altına alınmış kitleye değil, 2600 taraftarı açlıkla imtihan etmekten utanç duymayan; görkemli stadyumuyla övünmekten başını kaldırıp da el atamadığı, ısrarla yaptırmayı ertelediği giriş çıkış kapılarını düzenlemek yerine kestirme çözümlere kaçan Galatasaray Spor Kulübü'ne de bakmalarını tavsiye ediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maça bir günden fazla süre varken yazdığım bu yazıdaki karamsar tabloyu yaşamamak en büyük dileğim olsa da, sonrasında bizi kimse uyarmadı demeyin diye ben kuyuya taşı atan deli olmayı kabullendim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-158804519473429365?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/158804519473429365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/esaretin-bedeli.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/158804519473429365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/158804519473429365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/esaretin-bedeli.html' title='Esaretin Bedeli'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Y1UXL21ew-o/TuYm8itthUI/AAAAAAAAAqw/ar7Kxj8kEvw/s72-c/taraftar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2063180053261941038</id><published>2011-02-03T12:06:00.000-08:00</published><updated>2011-02-03T14:44:00.018-08:00</updated><title type='text'>Galatasaray Maçına Doğru</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUsuX5LAgeI/AAAAAAAAAEs/QlRo-rckTOM/s1600/gazete5-eskisehirspor-2-galatasaray1%25287.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 277px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUsuX5LAgeI/AAAAAAAAAEs/QlRo-rckTOM/s320/gazete5-eskisehirspor-2-galatasaray1%25287.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569596352192610786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;  &lt;/span&gt;     (İki takım da ilk maçtakinden farklı teknik direktörlerle maça çıkacak.)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İstanbul seferi. Eskişehir taraftarı için ayrı önem taşır her zaman. Geçmişte yaşananlar malum. Kaçan(!) şampiyonlukların müsebbibidir İstanbul. O günleri yaşayan yaşamayan herkesin yüreğinin köşesinde durur o günler. Neyse.. Derinlerden çıkalım.&lt;div&gt;Türk Telekom Arena'yı hayırlamaya gidiyoruz bu hafta. Yeni açılmış büyük bir stad olduğu için Eskişehirspor'un damga vurması lazım bu stada.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İstatistiklerden yola çıkalım. Eskişehirspor son&lt;/div&gt;&lt;div&gt; 4 lig maçını galibiyetle tamamladı. 367 dakikadır gol yemiyor. Son 8 deplasmanda sadece 1 kez yenildi. Son 2 sezonda deplasmanda Galatasaray'a yenilmedi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;                                            &lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUsswNC6WII/AAAAAAAAAEk/FtHUwKelI30/s320/ttarena-taraftar-31448_501.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 220px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569594570820966530" /&gt;Galatasaray son 9 lig maçının sadece 3'ünü kazanabildi. 19 lig maçında 20 gol atıp 23 gol yedi. TT Arena'daki son maçını 1-0'la kazandı.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İstatistikler formda bir Eskişehirspor'un, zor günler geçiren bir Galatasaray deplasmanına gittiğini söylüyor. Çok şey söylüyor bu istatistikler ama yetersiz..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor'da 2 önemli eksik var. Sezer cezalı,Tello ise sakatlandı. Büyük ihtimalle oynamayacak. Tello insiyatif almaya başladı son maçlarda. Sezer ise takım oyununun en önemli parçalarından birisi oldu. O yüzden ikisinin eksikliği önemli. . Alper &amp;amp; Pele ortasahanın ortasında iyi bir ikili olacaklar. Erkan ise hücumda, ince bilekleriyle en önemli ismimiz. Her ne kadar bazı kesimler, Eskişehirspor defansif oynuyor dese de Eskişehirspor defansif oynamıyor. Maçın bazı bölümlerinde oyunu geride kabul ediyor,bazı bölümlerinde ofansif oynuyor. Rakibin o&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yununa,iç saha-dış saha durumuna göre bunun süresi değişiyor. Bu maçta Eskişehirspor orta saha hakimiyetini ele geçirmeye çalışıp, rakibinin üzerine gidecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Galatasaray'da ise Baros,Kewell ve Neill takıma döndü. Ancak Arda gibi önemli bir oyuncu eksik. İyi oynadığı zaman takıma sınıf atlatıyor. Barış da yok aynı zamanda. Yeni transferler Kazım, Stancu ve Yekta henüz vasatı aşamadı. Kalecileri Zapata ise henüz kapalı kutu. Galatasaray'ın bir futbol sistemi yok gibi gözüküyor. Defansif  bir anlayışı var gibi gözükse de ofansif oynamaya çalışıyorlar. Maçın belirli dakikalarında çözülüyorlar. Özellikle defans hattında ciddi problem olabiliyor. Kanatlarda oldukça zayıflar. Hakan Balta'nın kanadında Erkan Zengin ciddi ataklar hazırlayabilir.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUsu-5cawVI/AAAAAAAAAE0/8XQlzOy6sKM/s320/168425_501133658535_707583535_6090013_4560711_n.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 236px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569597022280532306" /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak Galatasaray camiası artık bu gidişe bir dur demek istiyor. Tribünleri dolduran taraftarlar artık bir çıkış bekliyor takımından. Bu maç onlar için bulunmaz bir fırsat olabilir. Yeni stad ve dolu tribünler futbolda çok şeye gebedir. O yüzden zor maç olacağını düşünüyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor taraftarı, her deplasmana olduğu gibi bu deplasmana da günler öncesinden hazırlandı. 2600 kişilik deplasman tribününü muhtemelen doldururuz. İstanbul Emniyeti, hem Eskişehir'den gelen hem de İstanbul'da yaşayan ES-ES'liler için otobüs ayarladı. Kendilerine de ayrıca teşekkür ederiz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;NOT: Maça gidecek Eskişehirsporluların linkteki açıklamayı okuması gerekmektedir: &lt;a href="http://www.eskisehirspor.org/haberler.asp?id=210"&gt;http://www.eskisehirspor.org/haberler.asp?id=210&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2063180053261941038?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2063180053261941038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/galatasaray-macna-dogru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2063180053261941038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2063180053261941038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/galatasaray-macna-dogru.html' title='Galatasaray Maçına Doğru'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUsuX5LAgeI/AAAAAAAAAEs/QlRo-rckTOM/s72-c/gazete5-eskisehirspor-2-galatasaray1%25287.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2373916659527117268</id><published>2011-02-03T07:44:00.001-08:00</published><updated>2011-02-03T08:02:47.141-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>O kadar!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUrOt0LjueI/AAAAAAAAAEM/ZEe5US_vpp8/s1600/n673098210_451378_9233.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUrOt0LjueI/AAAAAAAAAEM/ZEe5US_vpp8/s400/n673098210_451378_9233.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569491175693597154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2373916659527117268?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2373916659527117268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/o-kadar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2373916659527117268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2373916659527117268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/o-kadar.html' title='O kadar!'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TUrOt0LjueI/AAAAAAAAAEM/ZEe5US_vpp8/s72-c/n673098210_451378_9233.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-1191642585630016904</id><published>2011-02-02T10:26:00.000-08:00</published><updated>2011-02-02T10:26:27.600-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altyapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sefer hakan olgun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaleci'/><title type='text'>Bir Kahramanın Öyküsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRI7TcBQI/AAAAAAAAAMI/qh6VjgzcPNQ/s1600/22372.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="157" src="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRI7TcBQI/AAAAAAAAAMI/qh6VjgzcPNQ/s320/22372.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;2004-2005 sezonu. (O zamanki adıyla) 1. Lig takımı Akçaabat Sebatspor'da bir futbolcu, kendi takımından bazı adamları ihbar ediyor. Gerekçe, takıma maç satmalarını söylemeleri. Bahis mahis muhabbetleri yani. 30-35 kişinin göz yumup, belki de ucundan kıyısından nemalandıkları bir olayı tek bir yürekli adam ihbar etme cesaretini gösterebiliyor. Tek bir kişi bu düzene çomağını sokabiliyor.Bu hareketi ona T&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;oplumsal Saydamlık Hareketi Derneği tarafından "Dürüstlük ve Yolsuzlukla Mücadele Ödülü"nü kazandırıyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sonrasında hukuki süreç başlıyor. Suçlular cezasını çekti mi bilmiyorum, ama o adam cezasını çekiyor. Sözleşmesi anında feshediliyor. Futbol baronlarının kara listesine alınıyor. Kimse istemiyor onu. Çünkü onun üstü çizilmiş artık. Birilerini kızdırmış. 1. Lig'de forma giyen bir kaleciyken artık 2. Lig A Kategorisi takımları bile burun kıvırıyor ona. Hele bazı kulüpler anlaşma masasına oturduktan sonra vazgeçiyorlar ondan.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onun için bekleme dönemi başlıyor artık. Belki de içten içe pişmanlık yaşıyor "Ah be, niye bulaştım ki?" diye soruyor kendi kendine. Futbol hayatının bittiğini düşünüyor. Huzursuz günler yaşıyor, geleceğine dair en ufak bir fikri yok. Ne yapacağını bilemez bir halde günlerin geçmesini bekliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSSW05iU2I/AAAAAAAAAMc/fCIPKDwvhVs/s1600/hakan-huzur-buldu-22428h.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSSW05iU2I/AAAAAAAAAMc/fCIPKDwvhVs/s1600/hakan-huzur-buldu-22428h.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Derken kapısını bir kulüp çalıyor. Bu kulüp de tıpkı kendisi gibi futbol baronlarının kara listesine seneler öncesinden girmiş. Yabancı hakemlerle, saha üzerinden uçurulan helikopterlerle, 89. dakikada biten maçlarla şampiyon olması engellenmiş. Evet başarısız olmuş, senelerce esamesi okunmamış belki ama başı her zaman dimdik kalmış. Hoş, bu şekilde benzerlikleri olmasa bile kendisine kapılarını gerçek anlamda ardına kadar açan tek kulüp. Sözleşmeyi imzalayıp hemen kampa katılıyor. O artık 2. Lig B Kategorisi futbolcusu.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezona takımı da çok iyi başlıyor, o da. Kalitesini ve karakterini hemen belli ediyor.Taraftar da anında benimsiyor onu. Çok iyi bir diyalog kuruyorlar. Takım, başarılı geçen klasman gruplarından sonra playoff gruplarına kalmaya hak kazanıyor. Orada da güzel performans sergiliyorlar. Ancak yetmiyor, ilk 2'ye giremeyip Play Off'a kalıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu zamana kadar üstün performansı ve efendi kişiliğiyle gönüllere taht kuran kahramanımız takım içindeki bazı problemlerden ötürü birkaç futbolcuyla  kavga ediyor, antrenmanlara çıkmıyor. Üstelik takımın kader maçlarının başlamasına 1 hafta kala. Taraftar içinde homurdanmalar oluyor, ancak yine de bugüne kadar yaptıklarını unutmayanlar da var tabii. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUgH0hTh7iI/AAAAAAAAAM8/6p-4WZt0deM/s1600/hakan+olgun.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUgH0hTh7iI/AAAAAAAAAM8/6p-4WZt0deM/s320/hakan+olgun.jpg" width="158" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonra malum maçlar oynanıyor. Hani şu kimsenin zihninden kazıyıp atamayacağı maçlar. Bir maçta 3 penaltı kurtarıyor, diğer maçta penaltılarda 4-3 gerideyken ve karşı takımın 5. penaltısını kurtarıp penaltıların uzatmalara gitmesini sağlarken 6. penaltıyı da kurtarıp maçı kazandırıyor (Bu mucizevi olaylar yaşanırken ben dershanede gizli gizli radyo dinlemeye çalışıyorum.). Artık o gerçek bir kahraman oluyor. Sadece dürüst değil, aynı zamanda başarılı bir sporcu olduğunu da cümle aleme kanıtlıyor. Sonrasında takım rahat bir galibiyet alıyor ve Lig A'ya yükseliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahramanımızın bir senelik sözleşmesi bitiyor, doğal olarak hemen yenileniyor. Ama kahramanımız yine boş durmuyor, alıyor eline playoff maçlarında giydiği formalarını, açık arttırmayla satışa çıkarıyor. Elde edilen geliri lösemili ve zihinsel engelli çocukların yararına harcayacağını söylüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRJZgk0wI/AAAAAAAAAMM/5PGfOTG6nRc/s1600/512795_67820_o.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRJZgk0wI/AAAAAAAAAMM/5PGfOTG6nRc/s1600/512795_67820_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ertesi sene geçiş süreci yaşayan takım pek de iyi bir performans sergileyemiyor. Kahramanımız da ertesi sezon yeni gelen teknik direktörün kendisini istememesiyle birlikte başka bir takıma gidiyor. Orada tutunamıyor, sonrasında iki takımda daha oynayıp futbolu bırakıyor. Bu esnada tabir-i caizse "elleriyle" Lig A'ya taşıdığı takım, Süper Lig'e yükseliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kahramanımız bir gün İstiklal Caddesi'nde yürürken bir muhabir yaklaşıyor. "Hangi takımı tutuyorsunuz?" deyip uzatıyor mikrofonu. Bir an bile tereddüt etmeden "Eskişehirspor." diyor. Tecrübesiz muhabir bir an şaşırıp "Neden?" diye soruyor. Kahramanımız "Çünkü ben orada 2 sene kalecilik yaptım ve Eskişehirsporlu oldum." diye cevaplıyor. Bir taraftarı daha fazla gururlandıran bir an olabilir mi? &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRKEgfaBI/AAAAAAAAAMQ/leFg9zMhbTg/s1600/684351_5.gif" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRKEgfaBI/AAAAAAAAAMQ/leFg9zMhbTg/s320/684351_5.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Kahramanımızın adı: Sefer Hakan Olgun. Ve o benim gerçekten kahraman gözüyle baktığım bir insan. Her şeyi göze alıp yanlış giden bir şeyleri düzeltmeye çalışması, kendine uzatılan eli sıkı sıkı kavrayıp vefa göstermesi, her türlü olumsuzluğa rağmen takımı için mucizeler yaratması... Bunlar ondan alınabilecek birkaç ders. Şimdilerde Eskişehirspor altyapısında kaleci antrenörlüğü yapıyor. Bizi Cebeci Stadı'ndan bugüne taşıyan sihirli eller, geleceğimizi yetiştiriyor.  Altyapı için ondan daha iyi bir seçenek olamazdı. Gerçek bir Eskişehirsporlu, gerçek bir profesyonel ve dürüst bir insan. Gençlere futboldan başka öğretebileceği şeyler de var. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umarım kendisini bir gün a takım teknik direktörü olarak ya da kendi hayali olan kulüp başkanı olarak görürüz. Çünkü o, Eskişehirspor'a çok yakışıyor.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSSTpEfHYI/AAAAAAAAAMY/wVtSoUCArf8/s1600/seferhakanolgun.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSSTpEfHYI/AAAAAAAAAMY/wVtSoUCArf8/s1600/seferhakanolgun.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-1191642585630016904?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/1191642585630016904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bir-kahramann-oykusu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1191642585630016904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1191642585630016904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/bir-kahramann-oykusu.html' title='Bir Kahramanın Öyküsü'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUSRI7TcBQI/AAAAAAAAAMI/qh6VjgzcPNQ/s72-c/22372.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7937317904183494313</id><published>2011-02-01T04:25:00.000-08:00</published><updated>2011-02-01T11:18:38.939-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konyaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maç analizi'/><title type='text'>1-0 Oldu, Bizim Oldu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdZGerSUWI/AAAAAAAAAM0/rOgXQPmjHdI/s1600/adfa.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdZGerSUWI/AAAAAAAAAM0/rOgXQPmjHdI/s1600/adfa.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: none; color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdZGerSUWI/AAAAAAAAAM0/rOgXQPmjHdI/s1600/adfa.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; display: inline !important; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdZGerSUWI/AAAAAAAAAM0/rOgXQPmjHdI/s1600/adfa.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankara'dan mutlu ve umutlu ayrılan taraftar 9 gün sonra takımıyla yeniden buluşuyordu. Bu sefer sahamızda Konyaspor'u ağırlıyorduk. Kimse galibiyet dışında bir şey düşünmüyordu. Hatta taraftar forumundaki tahmin yarışmasında bile sadece 1 kişi mağlup olacağımızı, 12 kişi berabere kalacağımızı düşünüyordu.  Kendimize bu kadar güvendiğimiz bir maç daha hatırlamıyorum. Aslında iç sahada herkesi dize getirebilen bir Eskişehirspor ile deplasmanda sadece bir galibiyeti bulunan Konyaspor karşılaşıyordu, normal olan galibiyeti düşünmekti ama senelerdir en olmadık maçları kaybetmeye öyle alışmıştık ki pozitif düşünmek bile anormal gelebiliyordu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Normalde kapalı tribünde maç izlerim, ancak bu sefer tribün bir saat öncesinden dolmuş. Ben de mecburen açık tribüne gittim. Kar yağmaya başladı. Açık tribünün tecrübeli taraftarları birbirlerine kaç kat giyindiklerini, içliklerini, çoraplarını anlatıyorlardı. Soğuk havaya önlem alınabiliyordu belki ama ıslandıktan sonra insanın ayak damarlarını donduran o beton zemin bizi gerçekten zorluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık tribün soğuk havaya ve kara rağmen normal doluluğuna ulaşmıştı. Kapalı tribün tıklım tıklım doluydu. Maçın pazartesi günü oynanmasına ve buz gibi  havaya rağmen 80-90 kadar Konyasporlu da takımını yalnız bırakmamıştı. İlk yarıdaki maçta bizi çok iyi ağırlayan ve birlikte centilmen görüntüler sergilediğimiz Konyaspor taraftarını "Hoşgeldiniz" diyerek karşıladık. Onlar da bizleri alkışladılar. Ancak ilk yarının sonunda saha kenarında daracık kıyafetler giyip zar zor yürüyen ve bu soğukta yevmiyesini kazanmaya çalışan Twigy ve Eses Bonus Maskotlarına kar topu atılmasıyla, zaten her zaman barut gibi olan açık tribünün sağ tarafı hareketlendi. Küfürleşmeler, sataşmalar yaşandı. Yine de çok fazla bir olay olmadan maç bitti. Ben bu yazıyı yazarken onlar da otobüslerinde efkarlı besteler mırıldanıp düşmeme hesapları yapıyorlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWWnwShRI/AAAAAAAAAMs/UhLMuSK92KI/s1600/64625F61625F636162625163636B64646B63688B767C82A0.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWWnwShRI/AAAAAAAAAMs/UhLMuSK92KI/s320/64625F61625F636162625163636B64646B63688B767C82A0.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gelelim maçın teknik analizine. Ivesa-Sezgin-Diego-Safet-Volkan-Pele-Alper-Burhan-Sezer-Tello-Ümit ilk 11'i ile sahadaydık. Geçen haftadan farklı üç isim vardı yani. Pele yine ön liberoda tek başınaydı, Alper onun biraz önünde orta sahanın ortasındaydı. Tello sağ, Burhan sol açık oynarken Sezer de Ümit'in arkasında yer alıyordu. Geçen haftaya göre biraz daha statik bir orta sahamız vardı diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın ilk 10 dakikasında neye uğradığımı şaşırdım. Konyaspor bizim bölgemizde inanılmaz bir baskı oluşturmuştu. Hakan'ın &lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/konyaspor-macna-dogru.html"&gt;yazısında&lt;/a&gt; da belirttiği gibi bunu bekliyorduk, ama kendi adıma ben bu kadarını tahmin etmiyordum. Bu süre zarfında Konyaspor birkaç pozisyon girişiminde de bulundu ancak başta Diego olmak üzere defansın yerinde müdahaleleri ile bu tehlikeler fazla büyüyemedi. Daha sonra üzerimizdeki baskı azaldı ve topu oyuna daha iyi sokmaya başladık. Sezer, Ümit, Burhan ile pozisyonlara girdik ancak son vuruşlarda beceriksizdik. İlk yarının ortalarında oyunun kontrolü artık tamamen bizdeydi. Kanatlardan güzel bindirmeler, ortadan güzel verkaçlarla kaleye ilerlemeye çalışıyor, zaman zaman başarılı olsak da çoğu kez Konyaspor'un faulleri veya pas hataları-top kayıpları yüzünden başarılı olamıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarı takım durağanlaşmıştı. Tabi bunda soğuk hava, ıslak zemin, hafif hafif kendini hissettiren yorgunluk ve Konyaspor'un sert oyunu ve yine Konyaspor'un oyunu soğutmaya yönelik hareketleri etkiliydi. Konyaspor ikinci yarıda Eskişehir'e beraberlik için geldiğini iyiden iyiye belli etti. Yerden kalkmayan, taç dahil her türlü atışı geciktiren futbolcular, yapılan sert fauller ve bunlara çanak tutan Mustafa Kamil Abitoğlu oyunu çıkmaza soktular. Tek forvetle gol atmamız zor gözüküyordu, ve Bülent Uygun Batuhan'ı sahanın en vasat isimlerinden Burhan'ın yerine aldı. Sezer sol açığa geçti, Alper biraz daha ofansif oynamaya başladı. Batuhan sahada dikilse bile defansı meşgul edebilen bir cüsseye sahip. Keza yine öyle oldu ve biraz daha etkili olmaya, defansta boşluklar bulmaya başladık. Bu sırada yorulan Alper'in yerine Bülent Ertuğrul girdi. O girince Pele Alper'in bölgesine, Bülent de Pele'nin bölgesine kaydı. Bu sırada Konyaspor da atak yapmayı hatırlayıp birkaç pozisyona girdi. Bu sırada yorulan Tello'nun yerine Serdar Özbayraktar girdi. Girdikten bir dakika sonra da sağ kanattan bir serbest vuruş kazandırdı. Bu serbest vuruşu Pele kullandı, Diego çok güzel bir kafa vurdu; Konyaspor kalecisi topu güç bela çıkardıysa da Sezer Öztürk tekniğinin yanında fırsatçılığının da olduğunu gösterdi ve bu sezonki 4. golünü attı. 84 dakika boyunca defalarca sakatlanan Konyasporlu oyuncular birden dirilmişlerdi sanki. Üzerimize gelmeye çalıştılar, ancak arkada çok boşluk bıraktılar. Bu bölümde birkaç yüzde yüzlük gol kaçırdık. Sonuçta maçı 1-0 kazanmış olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncuları tek tek değerlendirecek olursak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWMdrvjyI/AAAAAAAAAMg/JtyohoIHP4w/s1600/165638_1832131766864_1347482295_32028660_358444_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="181" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWMdrvjyI/AAAAAAAAAMg/JtyohoIHP4w/s320/165638_1832131766864_1347482295_32028660_358444_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Ivesa: Fazla iş düşmedi ancak 2 tane çok kritik hata yaptı, birinde top üstten auta çıktı, ikincisinde topu yine kendisi kontrol etti.  367 dakika ve 4 resmi maçtır kalesini gole kapayan bir kaleci olarak bizleri hala tedirgin ediyor.&lt;br /&gt;Sezgin: Birkaç pozisyon dışında hatası yoktu, onda da kademesinde Diego vardı zaten. Hücumda biraz daha etkili olması gerekiyor. Tello ile iyi anlaştılar.&lt;br /&gt;Diego: Ayrı bir yazı konusu. Her gün bizi biraz daha mest ediyor. Her kademede, her hava topunda o var. Topu oyuna o sokuyor. Takım hücumda sıkışınca uzaktan şut çekiyor. Sadece "Maşallah&lt;br /&gt;Safet: Bildiğimiz Safet. Basit ama garanti oynadı. Takımda Diego'yu en iyi tamamlayan oyuncu. Hatasızdı.&lt;br /&gt;Volkan: Geçtiğimiz haftalarda Erkan ile oynamaya alıştığı sol kanatta Burhan'ın oynamasıyla pas alışverişlerinde biraz sorun yaşasa da defanstan seken birkaç topa ve Tello'nun kornerden açtığı ortaya iyi vurdu. Erkan'ın dönüşüyle daha iyi olacaktır.&lt;br /&gt;Pele: Geçen haftadan daha iyiydi ve o haftaki hatalarını tekrar etmedi. Diego ile uyumları iyiydi. Orta sahada iyi top dağıttı. Ayrıca goldeki ortası ve Batuhan'ın kaçırdığı goldeki ara pası çok güzeldi. Kafasını futbola verdiği belli oluyor.&lt;br /&gt;Alper: İlk yarıdaki Alper bence tartışmasız sahanın en iyisiydi. Çok iyi top taşıdı. İkili mücadelelerde hep ayakta kaldı, çok kritik toplar çaldı, güzel paslar attı. Bir pozisyonda Ümit Karan'a atmaya çalıştığı topu kaleye çekseydi belki de gol atacaktı. 60. dakikadan sonra fiziksel olarak düştü. Güçlenmeye ve tecrübeye ihtiyacı var.&lt;br /&gt;Burhan: Geçen haftaki gibi etkisizdi. Umarım düzelir.&lt;br /&gt;Tello: İyi mücadele etti, çok koştu. Yine güzel paslar atıp etkili ortalar yaptı. Kornerlerde topun başında hep o vardı. Ancak iki pozisyonda kendini gereksiz bir biçimde yere attı. Bu tecrübedeki bir oyuncunun bu tarz şeylerle uğraşmaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWbcfV8UI/AAAAAAAAAMw/UNj0cgTH-BE/s1600/64625F61625F636162625163636B61686B65638364809F8A.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdWbcfV8UI/AAAAAAAAAMw/UNj0cgTH-BE/s320/64625F61625F636162625163636B61686B65638364809F8A.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sezer: İyi bir maç geçirdi. İlk yarıda güzel bir frikik kullandı, top auta çıktı. Bir de kritik gol kaçırdı. Burhan çıktıktan sonra sol kanada geçti, orada pek etkili olamadı. Ancak golde oyuna ne kadar konsantre olduğunu  ve gerektiğinde fırsatçı da olabildiğini gösterdi. Süper Lig'de bu sezonki 4. golünü atıp Batuhan'ı yakaladı. Gördüğü sarı kart çok anlamsızdı ve cezalı duruma düştü.&lt;br /&gt;Ümit: 3-4 tane net diyebileceğimiz pozisyon harcadı. Bir pozisyonda rövaşatayla çok güzel vurdu, ancak top defansa çarptı. Eğer o gol olsaydı, Eskişehir Atatürk Stadyumu'nun gördüğü en güzel gollerden biri olurdu kuşkusuz.&lt;br /&gt;Bülent Ertuğrul: Kadro dışı kalır, sonradan oyuna girer. Ama Bülent Ertuğrul hep aynı Bülent Ertuğrul. Varlığı güven verir.&lt;br /&gt;Batuhan: Defansı meşgul etmekten ve Sezer'in Konyasporlu oyuncuyla olan kavgasını ayırmaktan başka pek bir şey yapmadı. Şayet maç 1-1 bitmiş olsaydı Pele'nin ara pasıyla içine girdiği %100'lük pozisyonu nasıl harcadığı konuşulacaktı.&lt;br /&gt;Serdar: Maça girdi, serbest vuruş kazandırdı, o serbest vuruş gol oldu. "Kısmet." diyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası -2 derece havada saatlerce beklemeye sonuna kadar değdi. Oynanan futbol çok iyi değildi evet, ancak bütün saha içi ve dışı faktörleri göz önüne getirilirse bu şartlarda ancak bu kadar futbol oynanır. Ayrıca Ziya Doğan ve benzeri teknik direktörlerin takımlarına karşı bu şartlarda galibiyet almak başarı sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; color: #0000ee;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5568655348238226050" src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUfWiQRRkoI/AAAAAAAAAYQ/ym2uv8gjh8k/s400/31012011089.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 300px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;(Kar durduktan sonra çekilmiş bir fotoğraf, tüm destekçilere alkış...)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; color: #0000ee;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pazar akşamı TT Arena'dayız. Ve ben kendi adıma ümitliyim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7937317904183494313?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7937317904183494313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/1-0-oldu-bizim-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7937317904183494313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7937317904183494313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/1-0-oldu-bizim-oldu.html' title='1-0 Oldu, Bizim Oldu'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TUdZGerSUWI/AAAAAAAAAM0/rOgXQPmjHdI/s72-c/adfa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6347924059527310808</id><published>2011-02-01T01:56:00.000-08:00</published><updated>2011-12-11T16:13:07.312-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Fiyaskonun Adı : TRT</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-g1i9UpCDJRM/TuVGXs3i-MI/AAAAAAAAAl4/djaLA0yvGYo/s1600/trt.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-g1i9UpCDJRM/TuVGXs3i-MI/AAAAAAAAAl4/djaLA0yvGYo/s400/trt.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685027477620193474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i style="text-align: left; "&gt;Yıllar önce açılmış bu pankart.  O günden bugüne bir arpa boyu yol kat edemediğimiz için geçerliliğini korumaya devam ediyor bu nazik talep...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehirspor-Konyaspor maçı pazartesi gününde Süper Lig'de oynanan tek maçtı ama toplam 54 saniyelik özet görüntü ve 3 cümleyle bitirdiler yayını, şaka gibi. Cumartesi yada pazar günü oynandığı takdirde gece yarısı da olsa  en azından 3 dakikalık özet gösterilir ve nezaketen bir iki klişe yorum yapılırdı. "Anadolu'nun güçlü takımlarından......... " ,  "Taraftar yine güzel şovlar sunmuş izleyicilere....." gibi sözlerle önce nabza şerbeti verilir, akabinde oynanan futbolun 90 dakikasını izlemeye tenezzül bile etmemiş eski  futbolcu veya teknik direktör bozması biri çıkar ve "büyük(!) takımlarda oynayacak kapasitede oyuncu bak şu 20 numara" gibi saçmalıklar sunar önümüze, biz de afiyetle yeriz bunları. Alıştık artık çünkü. Kaldı ki, alışmasak dahi başka şans vermediler bize, tekelci sistemin getirdiği 2 obje sistemin döngüsünde mükemmel paslaşmalarla oynadı ve güç dengesizliğinin iyice artmasını sağladı. İstanbul'un ekonomik gücünü, reklam peşinde koşan iş adamlarını arkasına almış üç malum takım ve onların muadili İstanbul basını...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu duruma Eskişehirspor taraftarları mail ve telefonla TRT'nin başını ağrıtmak suretiyle yüzde yüz haklı bir tepki gösteriyor şu sıralarda, ancak açıkçası benim derdim Eskişehirspor'dan ziyade daha geniş bir bakışla "Türk Sporu"na TRT'nin vurduğu balta. Çünkü zaten TRT tarafsız kalmayı başarırsa, yavaş yavaş taşlar yerine oturur ve denge bir şekilde bulunur. Dolayısıyla bir taraftardan ziyade, sporsever olarak yazdım bu yazıyı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TRT, zaten başlı başına fiyaskolarla dolu, ama konumuz spor madem ki, bu konudaki zırvalıklara değinelim biz de. Bir defa takımlar arasındaki adaletsizlikten önce, TRT'nin misyonunu incelemek gerekir. Bir devlet kanalı nasıl olur da popüler kültürün peşinden koşar, yayın ihalelerine girer ve yorumculuk yapması için emekli futbolcuya milyon dolara yakın meblağ öder? Devlet kanalı dediğimiz kurum, onlarca özel kanaldan farklı olarak zaten kendisine devletin oluşturduğu fondan gelir sağlıyor. Dolayısıyla izlenme kaygısı olmaksızın tüm vatandaşına eşit mesafede durabilmeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cumartesi, pazar ve pazartesi günü yaklaşık 20 kanalda Süper Lig'de oynanan 4-5 maç tartışılıyor zaten yeterince. TRT illa futbol yayını yapacaksa değerli zamanının birazını popüler olmayan takımlara, alt liglere, amatör kümelere ayırsa mesela... Veya daha idealist olalım; TRT niye futbol yayını yapıyor? Buna cidden gerek var mı? Kesinlikle yok. Tamam, ülkemin bazı yerlerinde sadece TRT çekiyor, diyenler çıkar tepki gösterir ama gerçekçi olalım, sadece TRT izleyebilen adam da haftanın 3 günü futbol izlemek istemez zaten. Haber izlemek ister, gündemi merak eder. Ama yok, o uzak memleketteki vatandaş Beşiktaş'ın transferlerini, Galatasaray'ın yeni stadını yada Fenerbahçe'nin Aziz Yıldırım'ını görmeden rahat uyku uyuyamaz, o yüzden ne yapıp edelim TRT'de bunlara yer verelim biz dimi? Akıl alır gibi değil...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Devletin 1. kanalı TRT 1'in hafta sonunu futbola ayırıp çok ihtiyacı varmış gibi İstanbul takımlarını pohpohladığı esnada ülkenin dört bir yanında amatör kümelerde berbat zeminlerde futbol oynamaya çabalarken sakatlanan, otoparkta çekiç atma antrenmanı yapıp sonrasında olimpiyatta madalya alan, kış aylarında dahi ısıtılmadığı için ürkütücü soğuklara sahip salonlarda basketbol, voleybol, hentbol oynarken iyi ısınamadığı için sakatlanan yada gerçek performansını sahaya koyamayan, yedek taburelerinde(!) beklerken hastalanan çocuklar var. Sonra, güzel deri koltuklarında yayıla yayıla oturan büyük patronlar, nam-ı diğer devlet baba "neden bu ülkede sporcu yetişmiyor?" diye sorunca biz yine tepkisizce, "evet yeaa bizden adam çıkmaz, bak Avrupalıya nasıl yapıyorlar bu işi" diyerek iyice dibe vuruyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Devlet kanalı dahi bu gençlere kayıtsız kalıyorsa bu ülkede, bizden cidden "adam" olmaz... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6347924059527310808?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6347924059527310808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/fiyaskonun-ad-trt.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6347924059527310808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6347924059527310808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/02/fiyaskonun-ad-trt.html' title='Fiyaskonun Adı : TRT'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-g1i9UpCDJRM/TuVGXs3i-MI/AAAAAAAAAl4/djaLA0yvGYo/s72-c/trt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6289583293115633443</id><published>2011-01-28T15:16:00.000-08:00</published><updated>2011-01-29T17:09:25.485-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maç önü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konyaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Konyaspor Maçına Doğru</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Öncelikle, deplasmanda oynanan ilk maçın yazısına &lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/08/deplasman-gunlugu-1.html"&gt;buradan&lt;/a&gt; göz atabilirsiniz. Gelelim, rövanşa...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konya... İç saha&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;18. hafta sonunda sekizinci sırada Eskişehirspor. Eğer gerçek bir hedefimiz varsa, bunu son haftaya kadar kovalayabilmek için bu maçtan galibiyet ön şart olsa gerek. Son iki sezondur her hafta ligin kaderi yeniden değişebiliyor. Ancak, yine de Konyaspor'u geçmemiz gerekiyor. Üst sıralara tutunmak için önemli bir hafta olacak.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUS5nXw2JhI/AAAAAAAAAX8/fjn3pL8BRZo/s1600/erkan.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 306px; height: 315px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUS5nXw2JhI/AAAAAAAAAX8/fjn3pL8BRZo/s400/erkan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5567779125381703186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu maçta takımdaki tek eksik Erkan Zengin. Erkan, takımda çok önemli bir görev üstleniyor. Geçmiş haftalara baktığımızda Erkan'ın asisti veya golü yok. Ancak Erkan, ayağında çok iyi top tutuyor. Örneğin takım hücuma çıkarken top Erkan'daysa topu ayağında tutarak takımın ileriye yerleşmesini sağlıyor. Bu da hücumlarımızda önemli bir yer tutuyor. Ayrıca Erkan zaman zaman defansın önüne gelerek top alıyor, hücumları yönlendiriyor. Bu yüzden yokluğunda sıkıntı çekebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onun dışında Eskişehirspor'da bir eksik bulunmuyor. Batuhan Karadeniz hafta içinde ufak bir rahatsızlık geçirdi ancak maç günü hazır olacak. Takımımız formda. Tek sorun forvet hattında. Batuhan ve Ümit Karan beklenen seviyede değiller. Orta saha oyuncularımızın skora etki edebilmesi, bazen defans oyuncularımızın goller atması puanları beraberinde getirdi. Ancak bu hafta forvet sıkıntısı çekmemiz şaşırtmamalı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konyaspor 18. haftada evinde Bursaspor'u konuk etti. Golsüz maçta Konyaspor eline geçen fırsatları, hem de defalarca, kullanamayan taraf oldu. Maçın bazı bölümlerinde amiyane tabirle Bursaspor'a "orta sahayı geçirmediler." Sezon arasında kadroda ciddi anlamda revizyona gittiler. İlk yarıdaki Konyaspor dağınık bir görüntü çiziyordu. Ancak 2. yarıda tam bir Ziya Doğan takımı olmuşlar diyebiliriz. Önde basıyorlar, hızlı çıkmaya çalışıyorlar. Sert ve mücadeleci oynuyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maç saatinde Eskişehir'de kar olabilir. Zemin için her ne kadar önlemler alınmış olsa da soğuk havadan dolayı sert bir zemin bizi bekliyor olacak. Bu da Eskişehirspor'u oynatmamak üzere sahaya çıkacak olan Konyaspor' un işine gelebilir. Teknik ayaklardan kurulu Eskişehirspor orta sahası için bir dezavantaj olabilir bu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUS5WoG9f6I/AAAAAAAAAX0/NSKqsRNiCzI/s400/trib%25C3%25BCn.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5567778837711650722" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak Eskişehirspor sahasında her zaman favoridir. Özellikle bu tip maçlarda. Ancak karşımızda kapanacak ve sert oynayacak bir takım var. Bizim de forvet bölgesinde sıkıntımız var. Uzun süre golü bulamazsak, Konyaspor'un direnci artacaktır. Maç beklenmedik bir sonuca gidebilir. Teknik heyet zaten bunları düşünmüştür. Ayrıca Bülent Uygun 8 hafta sonra kulübeye dönüyor. Umarım takıma olumlu etki eder ve 31 Ocak pazartesi günü 21:45 itibariyle puan cetvelinde, en solda 28'i görebiliriz... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6289583293115633443?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6289583293115633443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/konyaspor-macna-dogru.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6289583293115633443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6289583293115633443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/konyaspor-macna-dogru.html' title='Konyaspor Maçına Doğru'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUS5nXw2JhI/AAAAAAAAAX8/fjn3pL8BRZo/s72-c/erkan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7459144696595053951</id><published>2011-01-28T10:50:00.001-08:00</published><updated>2011-12-12T07:57:11.403-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='curling'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Curling Demişken..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-a4BZPt71f9k/TuYkS-OGzCI/AAAAAAAAAqA/95QGTkD60-4/s1600/bakanlarin_curling_keyfi_1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 312px; height: 312px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-a4BZPt71f9k/TuYkS-OGzCI/AAAAAAAAAqA/95QGTkD60-4/s400/bakanlarin_curling_keyfi_1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685271487960239138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7459144696595053951?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7459144696595053951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/curling-demisken.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7459144696595053951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7459144696595053951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/curling-demisken.html' title='Curling Demişken..'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-a4BZPt71f9k/TuYkS-OGzCI/AAAAAAAAAqA/95QGTkD60-4/s72-c/bakanlarin_curling_keyfi_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-655016120286787587</id><published>2011-01-26T03:10:00.000-08:00</published><updated>2011-12-12T08:02:11.288-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='curling'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='universiad 2011'/><title type='text'>Curling ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-1ND4JsT0lps/TuYlEdkHhxI/AAAAAAAAAqM/AYiaWBobBGM/s1600/2834normanrockwellmarbl.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1ND4JsT0lps/TuYlEdkHhxI/AAAAAAAAAqM/AYiaWBobBGM/s400/2834normanrockwellmarbl.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685272338187650834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUAZq7vIWRI/AAAAAAAAAXk/8-jFkZz3amI/s1600/960x.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yıl ya 2000 ya da 2001'di, lise yıllarımın bize en hitap eden popüler grubu Duman, Eskişehir'deki öğrenci potansiyelinin ekmeğini epeyce yiyebileceğini hissetmiş ve neredeyse her hafta sonu konsere gelir olmuştu. Bizler de 16 yaşın getirdiği heyecan ve sosyal patlamayla sektirmeden giderdik bu konserlere. Eskişehir Hayal Kahvesi'ndeki bir konserde artık aynı şarkıları evimizdeki bilgisayarda sabitlenmiş winamp playlist döngüsü kıvamında dinlemenin getirdiği buhranla sahneye sırt çevirdik kadim dostum Ali'yle.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bar taburesinde oturmuş cool(!) bir şekilde biralarımızı yudumlarken televizyondaki görüntüyü incelemeye başladık. İzlemekte olduğumuz kanal, ismine yeni yeni aşina olduğumuz eurosport'tu ama gösterilen oyun(spor olduğunu dahi idrak etmek zaman aldı) daha önce hiç görmediğimiz türdendi. Konser bitimine kadar o bar taburelerinde oturup oyunun kuralları hakkında tahminlerde bulunmaya çalıştık ve kendimizce bir bağlama çektik: Bu bildiğimiz misket ile oynanan çukur oyununun buz versiyonuydu işte. Buzda koridor şeklinde oluşturulan düz bir yolda hedefe yollanan kaya(misket), hog çizgisini (ayakkabının ucuyla toprağa çizilen çizgi) geçmeden elden çıkarılarak eve(çukura) gönderilmeye çalışılıyor. Sonrasında süpürge(miskette karşılığı olmayan detay) yardımıyla takımın diğer üyeleri kayaya yön veriyor ve hızını dengeliyor. Hedefe ulaşınca da puan alınıyor,vs. Aslında birbirinden oldukça farklı olan bu iki oyundan birini hayatında ilk defa görmüş biri için curling = misket demek yadırganmamalı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TUAZq7vIWRI/AAAAAAAAAXk/8-jFkZz3amI/s1600/960x.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-om1-dFfEaIA/TuYlPzk9m1I/AAAAAAAAAqY/3vmEVCte28c/s1600/960x.jpg" style="text-align: left; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-om1-dFfEaIA/TuYlPzk9m1I/AAAAAAAAAqY/3vmEVCte28c/s400/960x.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685272533075336018" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Benim curling ile tanışmam bu şekilde oldu. Okul koridorunda bir kaç deneme yapmış olsak da biz bu işi yapamıyoruz diyerek vazgeçmiştik. Bu vazgeçişte okul hademelerinin süpürgelerini çaldığımız için başımızın derde girmesinin de etkisi olmadı değil tabi :) Sonrasında denk geldiğim her platformda ilgiyle izlemekle yetindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süpürge demişken, Banu Yelkovan'ın &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1037945&amp;amp;Yazar=BANU%20K.%20YELKOVAN&amp;amp;Date=26.01.2011&amp;amp;CategoryID=103"&gt;köşesinde&lt;/a&gt; yer verdiği komik Erzurum anısını da es geçmemek gerekir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Erzurum’un daha az gelişmiş mahallelerinden birine yapılan curling salonunda antrenmanları mahalleli de seyrediyormuş. Bir gün takım antrenman yapıyor, kenarda teyzeler seyrediyor. Bir süre sonra arala&lt;/span&gt;rından biri sessizce eğilip, soruyu patlatmış: “Oğul, temizlik ne zaman bitecek de yarışlar başlayacak?”. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hbx-8FLWsAw/TuYlamaMYGI/AAAAAAAAAqk/qhMIsZYaW5I/s1600/5717_curling_820.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-hbx-8FLWsAw/TuYlamaMYGI/AAAAAAAAAqk/qhMIsZYaW5I/s400/5717_curling_820.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5685272718519066722" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 322px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;İşte yurdum insanının kış sporlarının satrancı kabul edilen, kökleri yüz yıllar öncesine dayanan Curling'e yakınlığı bu kadar. Oysa yarın (27 Ocak'ta) başlayacak 2011 Universiade Kış Oyunları Erzurum'da, yani Türkiye'de yapılıyor ve beni en çok heyecanlandıran iki branştan biri olan Curling'i (diğeri kayakla atlama) Türkiye'nin neredeyse hiç bilmemesi beni üzüyor. Tamam, iklimsel nedenlerle bir İsveçli yada Norveçli kadar ilgi beklemek abesle iştigal sayılır. Ama en azından bir Japonya yada Almanya kadar olabiliriz. Turnuvalarda boy göstermek, izlerken az da olsa bir şeyler bilmek muhakkak daha keyifli olacaktır. Bu nedenle Universiade süresince başucu eseri olarak oyuna dair kuralların Türkçe'sine ulaşabileceğiniz &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6rling"&gt;wikipedia&lt;/a&gt; yı yakınlarınızda tutmanızda yarar var. Yoksa, ya benim gibi "misket işte kardeşim bu!" diyen Einstein'a  ya da temizlik bitse de başlasa çocuklar oynamaya artık diyen teyzeye dönersiniz maazallah :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-655016120286787587?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/655016120286787587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/curling.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/655016120286787587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/655016120286787587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/curling.html' title='Curling ?'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-1ND4JsT0lps/TuYlEdkHhxI/AAAAAAAAAqM/AYiaWBobBGM/s72-c/2834normanrockwellmarbl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6089435822223551720</id><published>2011-01-23T09:12:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T14:39:41.186-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlerbirliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maç analizi'/><title type='text'>Alışılmadık Bir Ankara Deplasmanı</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;22 Ocak 2011, Eskişehirspor’un Gençlerbirliği’ni Ankara’da ilk kez yendiği gün olarak kayıtlara geçti. “Biz söylemiştik.” demek gibi olmasın ama kamptan gelen haberler, hazırlık maçlarından aldığımız güzel sonuçlar bizi oldukça umutlandırmıştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Maçtan bir buçuk saat önce stada vardık. Her olasılığa karşı sivil gitmiştik, ancak yolda hiç Ankaragüçlü’ye rastlamadık. Anlaşılan iç sahada oynadığımız son maçta küfür olmaması onları da biraz olsun yumuşatmış. Ancak yine de bizden daha temkinli olan taraftarlarımız Ankara’ya gelmediler. Bu, maç öncesi konuştuğumuz köftecinin bile dikkatini çekmişti. “Geçen sene ana baba günüydü burası.” dedi köfteci. Haklıydı, bu olaylar bilhassa münferit gelen taraftar sayısını oldukça azaltmıştı. Tribün gruplarının da geç kalması dolayısıyla Ankara deplasmanlarında alışık olduğumuz o maç önü coşkusunu yaşayamadık. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Stat girişinde başka bir ayrıntı gözüme çarptı. Geçen seneye kadar 3 metrelik mitolojik atları ve tavırlarıyla taraftarı geren Ankara polisi gitmiş, yerine güler yüzle “Hoşgeldiniz arkadaşlar.” diyerek kibarca üst araması yapan Ankara polisi gelmişti. Ancak stat içinde sigara içenlere tek tek "Ceza keserim haaa." diye tehdit savuran uzun saç, sakallı sivil polis bu imajı biraz zedeliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgmRxBTII/AAAAAAAAAL0/nfog9J8aSTI/s1600/4ff729e678e2414095b1b4d2a1b71084.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgmRxBTII/AAAAAAAAAL0/nfog9J8aSTI/s320/4ff729e678e2414095b1b4d2a1b71084.jpg" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Stada girdik, kadro beklediğimiz gibiydi. Tek bir farkla, Alper hastalandığı için ilk 11’den çıkarılmıştı. Ivesa-Sezgin-Sadıgov-Diego-Volkan-Pele-Erkan-Burhan-Tello-Sezer-Batuhan kadrosuyla maça çıkıyorduk. Bu tabloya göre tek ön libero ile oynayacak gibi duruyorduk. Ve bu da bir iki maç oynadıktan sonra inanılmaz bir form düşüşü yaşayan, bir daha toparlayamayan, ancak devre arası kamp döneminde eski formuna yaklaştığı söylenen Pele’ydi. Herkesin ilk 11 ile ilgili kafasındaki tek endişe buydu. Ayrıca bu kadro, tek forvetli olmasına rağmen ofansif bir kadro gibi duruyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Bu arada taraftar sayısı oldukça azdı. 3000-3500 EsEsliyi görmeye alışkın olan 19 Mayıs tribünlerinde yaklaşık 1000kişi vardı. Bunun sebebi sonradan anlaşıldı, tribün grupları yolda aramaya takılmış ve geç kalmışlardı. İlk yarıyı kaçırıp maça ancak ikinci yarıda girebildiler. Tribün gruplarının maça girmesiyle 1500 kişi kadar olduk. Dolayısıyla tribün performansı ilk yarıda çok kötü, ikinci yarı çok iyiydi. Şaşırtıcı bir biçimde ilk kez olaysız bir Ankara deplasmanı tribünü yaşadık. Bunda polisin pozitif tutumunun etkisi olduğunu düşünüyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgnhDzLwI/AAAAAAAAAL8/10JpPGJa-1A/s1600/ba876101b3bf4f549b1f08b8fc40867d.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgnhDzLwI/AAAAAAAAAL8/10JpPGJa-1A/s320/ba876101b3bf4f549b1f08b8fc40867d.jpg" width="275" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Maç başladı. Gençlerbirliği ilk yarıda çok iyi baskı uyguladı. Biz de inatla yerden ve kısa paslarla oyun kurmaya çalıştık. Sağ kanattan hiç etkili olamadık, sol kanatta ise Hurşut Meriç’in geriye dönmemesini iyi değerlendirdik ve güzel ataklar geliştirdik. Orta saha kurgumuz ise şaşırtıcıydı. Tek ön libero Pele, onun önünde zaman zaman Tello, zaman zaman Sezer oynuyordu. Kanatlarda ise Burhan ile Erkan sürekli yer değiştiriyorlardı, hatta kimi zaman Tello da sol kanattan bindirmeler yapıyordu. Özetle değişken bir orta sahamız vardı. Sürekli ayağa pas ile çıkmaya çalışıyorduk. Ancak Gençlerbirliği özellikle ilk yarının son bölümlerine doğru oyunu kilitlemeyi başardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;İkinci yarı başladı, 54. dakikada kazandığımız serbest vuruş esnasında aklıma Ankaragücü maçının son dakikasında kullandığımız ve Safet Nadarevic’in kaçırdığı pozisyon geldi. Tesadüf bu ya, aynı serbest vuruş organizasyonunu uyguladık, Sezer’den gelen topa Serdar Kulbilge müdahale etmeyip hakeme itiraz etmeyi düşününce Burhan boş kaleye topu gönderdi. Golden sonra rahatladık, çünkü artık arkaya yaslanamayan bir Gençlerbirliği vardı. Daha çok top çevirdik, daha fazla pas yaptık, daha geniş boş alanlar yakaladık. Ancak kimi zaman fazla estetik hareket yapmak istememizden, kimi zaman beceriksizliğimizden ikinci golü bulamadık. Ancak son dakikalarda kaleciyle karşı karşıya kalmak üzere olan Ümit Karan’ın yere düşürülmesiyle Randall kırmızı kart gördü ve oyun dışı kaldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Ivesa: Tek isabetli şut geldi, zaten cepheden etkili bir kaleci olduğunu biliyoruz. En çok endişelendiren ve eleştirilen yanı olan hava toplarındaki zaafı ise Gençlerbirliği’nin zayıf ortaları sayesinde büyük bir problem teşkil etmedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Sezgin: Bülent Uygun’un gelişiyle iyi bir form yakalayan Sezgin hatasız oynadı, ancak hücuma yeterli katkıyı veremediğini düşünüyorum. Frikik pozisyonunda Tello’dan aldığı topu Sezer’e çok güzel aktardı. Bu performansıyla Koray’a formayı kolay kolay vermez.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Sadıgov: Zaman zaman adam kaçırdı, ancak Pele’nin hatasında da iyi kademeye girdi. Her şeye rağmen iyi oynadı. Nadarevic veya Diego’nun yokluğunda güvenilebilecek bir tercih olduğunu bizlere ve Bülent Hoca’ya gösterdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Diego: Yeni baba olan Diego defansta yine alıştığımız üzere olağanüstü oynadı. Ne yerden, ne havadan top geçirdi. Ayrıca bu adamdaki sol ayak bir stoper için bulunmaz bir nimet. Bu özelliği sayesinde geride çok iyi oyun kurabiliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Volkan: Defansta hatasız oynadı, ikinci yarı hücuma çok güzel katkıda bulundu. Erkan Zengin ile çok iyi anlaştı. Gerçekten sade, basit ama mücadeleci oyunuyla takımımıza her zamanki gibi çok şey kattı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Pele: Yazının başında da belirttiğim gibi büyük bir soru işaretiydi. Maçın genelinde iyi olsa da soğukkanlılığı başımıza dert açabilirdi. İki pozisyonda çok kritik yerde top kaybı yaptı. Birinde imdadına Sadıgov yetişti, diğerinde kendi olağanüstü bir deparla topu kaptı. Bunun yanında iyi pas dağıttı ve kritik müdahalelerde bulundu. Yeniden futbola ve Eskişehirspor’a döndüğünü belli etti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Burhan: Vasat bir performans sergiledi, çok fazla pas hatası yaptı. Ancak, maçtaki tek golü atarak Süper Lig’deki gol sayısını üçe çıkardı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Erkan: Orta sahanın sağında, solunda, ortasında çok iyi işler yaptı. Çalım attı, adam eksiltti. Golden sonra akrobatik hareketler yaparak taraftarı coşturdu. Volkan Yaman’ı birkaç pozisyonda çok iyi kaçırdı. Ancak son paslarda ve ceza sahasına yaptığı ortalarda biraz daha kendini geliştirmesi gerekiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgmz3cVUI/AAAAAAAAAL4/coSICii2EAU/s1600/50defb152d3f446090a00c9e36e11d99.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgmz3cVUI/AAAAAAAAAL4/coSICii2EAU/s320/50defb152d3f446090a00c9e36e11d99.jpg" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Sezer: Ara transfer dönemi boyunca “Ha gitti, ha gidecek.” dedirten, ancak sonunda Eskişehirspor’da kalan Sezer profesyonel olduğunu kanıtladı. Olağanüstü bir performans sergiledi, tam bir maestroydu. Frikikte Sezgin’den gelen topu golle sonuçlandıramasa da bilinçsiz olarak bir asist yaptı. Biraz daha fazla kaleye şut çekmesi gerekiyor bence. Böyle devam ederse kendisini sezon sonu elimizde tutmamız daha da zor gözüküyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Tello: Yaptığı iş/oynadığı süre açısından ilk yarının en verimli oyuncusu olan Tello ikinci yarıya çok iyi başladı. Çok koştu, mücadele etti, Beşiktaş’ta izlediğimiz sol ayağının hala kendisine ait olduğunu gösterdi. Frikik organizasyonunda Sezgin’e çok güzel bir pas verdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxhdXnE3pI/AAAAAAAAAMA/TwFF-cWfbCs/s1600/6292e0a6bc3f46329dd61fe957e8a30f.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="126" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxhdXnE3pI/AAAAAAAAAMA/TwFF-cWfbCs/s200/6292e0a6bc3f46329dd61fe957e8a30f.jpg" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Batuhan: Günün en etkisiz elemanıydı. Hırslıydı, istekliydi ancak olmadı. Duran toplarda defansa yardım etti, birkaç hava topunda kafasıyla topu iyi servis etti ancak yeterli değildi. Daha çok çalışması gerekiyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Ümit: Golden sonra oyuna girdi, açıklar veren savunmada birkaç pozisyona girdi ancak yine son vuruşlarda yetersiz kaldı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Doğa: Orta sahayı kuvvetlendirmek adına oyuna girdi ve başarılı oldu. Pele’yi defansif anlamda rahatlattı. Bu takıma her zaman lazım olduğunu gösterdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;Serdar: 8 dakika için bir futbolcuyu yorumlamak haksızlık olur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kısacası, alışılmadık bir Ankara deplasmanını geride bıraktık. Taraftar sayısı, polislerin tutumu, oynadığımız iyi futbol ve 45 sene sonra gelen galibiyet. Her şeyiyle unutulmaz bir maçtı. Umarım futbolcuların bu formu ve galibiyetler sürekli hale gelir. &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'Trebuchet MS', sans-serif; font-size: 13pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6089435822223551720?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6089435822223551720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/alslmadk-bir-ankara-deplasman.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6089435822223551720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6089435822223551720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/alslmadk-bir-ankara-deplasman.html' title='Alışılmadık Bir Ankara Deplasmanı'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTxgmRxBTII/AAAAAAAAAL0/nfog9J8aSTI/s72-c/4ff729e678e2414095b1b4d2a1b71084.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-3041700434515935279</id><published>2011-01-23T05:21:00.001-08:00</published><updated>2011-01-24T08:30:48.017-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlerbirliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takım'/><title type='text'>Güzel günler bizi bekler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/ankarann-en-guzel-yan.html"&gt;Söylemiştik&lt;/a&gt;, Ankara'nın en güzel yanı 3 puanla dönmek olsun diye. Tam 45 yıl sonra ilk defa Ankara'da galip geldik Gençlerbirliği karşısında. Bu sezon ikinci kez totem yıkıyoruz, ilki Beşiktaş'ı yaklaşık 30 yıl sonra yenmekti, ikincisi bu galibiyet oldu. Birer birer kafalardaki tabuları kırmaya başladığımız bu sürecin sonu nereye varıyor, bunu konuşmak için henüz çok erken ama tünelin sonundaki belli belirsiz ışık umut verici.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TTwtx680gjI/AAAAAAAAAVQ/Q79kYMPJTV0/s320/166894_489215431686_538971686_6256019_3411133_n.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565373575184286258" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 180px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umut veren asıl detay ise sezon başında takım içindeki anlaşmazlıkların bolca konuşulduğu ortama inat, sezon arası kampında ve sonrasında yansıyan samimi görüntüler. Klişe bir söylem vardır hani, kolej havası yakalayan takım başarıya muhakkak ulaşır, diye. Görülen o ki, bizim takımda şu aralar esen hava bu yönde. Maçtan bir gün önce baba olan Diego Ângelo de Oliveira için gelen iki hediyeden biri tek golle alınan galibiyet, diğeri de takım arkadaşlarının gol sonrasında artık klasikleşmiş bebek sallama hareketiyle golü yeni doğan kızına armağan etmesiydi... Geleceğine hep inandığım o güzel günlerin sinyali olan bir cumartesiyi geride bıraktık!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TTwtdnrBo4I/AAAAAAAAAVI/NBH6gx6uw2g/s320/diego.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565373226411991938" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-3041700434515935279?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/3041700434515935279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/guzel-gunler-bizi-bekler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3041700434515935279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3041700434515935279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/guzel-gunler-bizi-bekler.html' title='Güzel günler bizi bekler'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TTwtx680gjI/AAAAAAAAAVQ/Q79kYMPJTV0/s72-c/166894_489215431686_538971686_6256019_3411133_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7557834421903405451</id><published>2011-01-19T15:39:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:33:30.951-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlerbirliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süper lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Ankara'nın en güzel yanı ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TTgxhbc_x_I/AAAAAAAAADg/qbcHYRYiAJA/s1600/008tj.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TTgxhbc_x_I/AAAAAAAAADg/qbcHYRYiAJA/s320/008tj.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564251789991069682" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Ne &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;güzel söylemiş Yahya Kemal: "Ankara'nın en güzel yanı, İstanbul'a dönüşü." Biz (Eskişehirliler) bunu biraz değiştirdik. Bize göre Ankara'nın en güzel yanı Eskişehir'e dönüşüdür..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sezonun 2. yarısının ilk maçını Ankara'da Gençlerbirliği ile oynayacağız. Bu maçın önemi büyük. Süper lige son çıkışımızdan bu yana Ankara'da galibiyetimiz yok. Bu yüzden Ankara'nın en güzel yanı bir "deplasman" galibiyeti olacak bizler için.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;div style="text-align: justify;line-height: 115%; "&gt;Ben bu sonucu olası görüyorum. Bir bakalım takımlara. Eskişehirspor sezon başından bu yana ciddi bir gelişim gösterdi. Devre arası transfer dönemini oyuncu almadan kapattık. Ancak, izleyenler kamp döneminin çok verimli geçtiğini söylüyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;line-height: 115%; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Özellikle Pele gibi kaliteli bir futbolcunun takıma yeniden kazandırılması, kamptan gelen en güzel haber. Bunun yanında Tello-Sezer arasındaki uyum da gözlerden kaçmıyor.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;Bülent Uygun iki sistemli takım yaptı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;Eskişehirspor' u. Bu ikili sistem; 90 dakikanın belirli bölümlerinde baskılı, be&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;lirli bölümlerinde top rakipteyken geriye yaslanan bir oyun anlayışı üzerine kurulu. Evimizde oynadığımız maçlarda baskılı oynadığımız süre fazlayken, deplasmanlarda %40 a % 60 gibi bir oranla ağırlıklı olarak geriye yaslanıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TTgyeKmeuMI/AAAAAAAAADw/jeHx7YsULo0/s320/0234kjdsgdfhgRUITJMNFGN03490158793451273489518023450134572034756102345726340561034756280347561034756SDFH734QKERJLGT7T_and_news_3467.jpg" style="text-align: right;float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 211px; " border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564252833439463618" /&gt;Gençlerbirliği maçında yer yer defansif yer yer ofansif bir Eskişehirspor izleyeceğiz. Defansif oynadığımız süre normal şartlarda daha uzun olacak gibi gözükse de maçın gidişatı ve rakibin oyun anlayışına göre bu süre değişkenlik gösterebilir.&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Safet ve Bülent Ertuğrul kart cezalısı oldukları için oynamayacaklar. Onlar dışında eksiğimiz yok. Defans  dörtlüsü [Sezgin(Koray) - Sadıgov - Diego - Volkan] şeklinde olacak. Orta sahada form tutmuş genç Alper ve Pele ikilisini görebiliriz. Pele ilk yarıda ön libero mevkisinde pek güven vermese de, Werder Bremen ile yapılan hazırlık maçında oynadığı 60 dakika boyunca o mevkiyi tek başına idare etti ve hazır olduğunu hissettirdi. Kanatlarda büyük ihtimalle, inanılmaz bir form durumuna sahip olan Burhan-Erkan ikilisi görev alacak. Geriye kalan 2 forveti de Sezer-Batuhan, Batuhan-Ümit, Tello-Batuhan kombinasyonları şeklinde görebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Kadro derinliğimizi göz önüne alırsak, önliberoyu teke düşürüp, Sezer veya Tello'yu orta sahaya monte edebilir Bülent Uygun. Ancak bunlar daha çok teknik heyetin işi olduğu için biz tahminde ve maç öncesi önbilgide bulunmuş olalım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Gençlerbirliği takımı ise ilk yarının vasat takımlarından açıkçası. Mustafa Pektemek' in sakatlığı onları beklenenden fazla etkiledi. Ermin Zec de sakatlanınca forvet hattında sekteye uğradılar. Billy Mehmet ve Smeltz gol yükünü çekemedi. Hurşut Meriç, Soner Aydoğdu ve Oktay Delibalta&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;ilk yarı itibariyle göze çarpan isimler olsa da takım genelinde bir bütünlük sağlanamadığı için, ligin ilk yarısını 14. bitirdiler. Ancak Gençlerbirliği'nin asıl sorunu defansta ve önlibero mevkiinde. Defansa Manisaspor' dan Burak Özsaraç'ı ortasahaya da Randoll Azofiefa (Gent) takviyeleri yapıldı. Bunun yanında Emre Aygün (Eskişehirspor),Erdal Kılıçarslan (Konyaspor), Yasin Öztekin (Borussia Dortmund) ara transferde kadroya katılan isimler oldu.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Yukarıdaki isimlere bakarsak, direkt ilk 11 düşünülen 2-3 futbolcu transfer edilmiş diyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TTgzblv1zEI/AAAAAAAAAD4/CoTrfWzRn3A/s320/62645F616A5F6361616A5163646B62666B63617379A29AA5.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564253888698502210" /&gt; Bu da Gençlerbirliği'nde bir uyum sorununa neden olabilir. Zaten takım olmak konusunda sıkıntı yaşamış bir ekip oldukları için yeni transferleri monte etmek zaman alacaktır. Bu da galibiyeti isteyen Eskişehirspor için bir kırılma noktası olabilir. Bütün bunları 22 Ocak Cumartesi saat 17.00 itibariyle göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;Gerek şehirler arasındaki kısa mesafe, gerekse deplasman tribününün buna müsait oluşu sayesinde Eskişehirspor taraftarı yıllarca, binlerce kişiyle gitti Ankara'ya.                             &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Taraftar yine 19 Mayıs Stadyumu’nun kale arkasını komple dolduracaktır. Artık  şeytanın bacağını kırmak, deplasmanlardan 3 puanla dönmek istiyoruz. Gençlerbirliği maçı bunun için mükemmel bir fırsat, artık kader çizgimizi değiştirme vakti. &lt;/div&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="apple-style-span" style="line-height: 115%; "&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;Dönüş yolunda, aklımızda "Ankara'nın en güzel yanının Eskişehir'e 3 puanla dönmek" olduğunu konuşabilmek dileğiyle...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7557834421903405451?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7557834421903405451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/ankarann-en-guzel-yan.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7557834421903405451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7557834421903405451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/ankarann-en-guzel-yan.html' title='Ankara&apos;nın en güzel yanı ?'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TTgxhbc_x_I/AAAAAAAAADg/qbcHYRYiAJA/s72-c/008tj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2854445925647703828</id><published>2011-01-19T12:21:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:29:22.190-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='batuhan karadeniz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Batuhan Karadeniz'i Anlamak</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcmsju-MCI/AAAAAAAAALI/4yTo2J36b8k/s1600/35136_126823744025485_126371150737411_124840_4169080_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcmsju-MCI/AAAAAAAAALI/4yTo2J36b8k/s200/35136_126823744025485_126371150737411_124840_4169080_n.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yeni nesil spor medyası ve seyircisinin Eskişehirspor denince aklına taraftarı ve bandosu geliyor. Futbolcu bazında ise akla gelen ilk isim tartışmasız Batuhan Karadeniz. Peki nedir bu çocuğun derdi? Neden her yaptığı olay oluyor? Bu soruları yanıtlamadan önce biraz Batuhan’ın geçmişini irdeleyelim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 1991 yılında Beyoğlu’nda doğdu. Genç yaşta keşfedilip Beşiktaş altyapısına alındı. Burada saçma sapan istatistiklere imza attı (U15 kategorisinde çıktığı 25 maçta 81 gol kaydetmesi gibi.) 15 yaşında profesyonel sözleşmeye imza attı.&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcnMpjcLeI/AAAAAAAAALM/XubHDKAwd84/s1600/batuhan6.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcnMpjcLeI/AAAAAAAAALM/XubHDKAwd84/s200/batuhan6.JPG" width="196" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;h1 style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Batuhan'ın ilk resmi golü&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;h1&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;span style="font-size: 12pt; font-weight: normal; "&gt;-1 Ağustos 2007 Beşiktaş – Sheriff Tiraspol maçında ilk kez Beşiktaş A Takımı formasını giydi. Henüz 16 yaşındaydı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;h1&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span lang="DE" style="color: windowtext; font-size: 12pt; font-weight: normal; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small; font-weight: normal; "&gt;- 25 Ağustos 2007 Gaziantepspor-Beşiktaş maçında oyuna sonradan girip uzatma dakikalarında takımına 1-0lık galibiyeti getiren golü atarken Süper Lig’in en genç gol atan futbolcusu oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;-3 Kasım 2007 Fenerbahçe-Beşiktaş maçında takım arkadaşına pas atmayıp kaleye şut çekmesi tartışmalara neden oldu. Batuhan maçtan sonraki açıklamasında: “Ben kral yapmam, kral olurum.” dedi.      &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcrB-kE0RI/AAAAAAAAALQ/HjWXB7xE6bU/s1600/batuhan_karadeniz.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="101" src="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcrB-kE0RI/AAAAAAAAALQ/HjWXB7xE6bU/s200/batuhan_karadeniz.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;"Ben kral yapmam kral olurum."&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 2007-2008 sezonunda toplam 8 kez Beşiktaş A Takımı'nda forma şansı buldu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 1. maddede belirtilen saçma sapan istatistiklere genç yaş milli takım kategorilerinde de devam etti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 2007-2008 sezonunu 3. olarak tamamlayan Beşiktaş, ertesi sene Uefa Kupası’nda Metalist Kharkiv’e elenince Beşiktaş yönetimi yeni teknik direktör arayışlarına başladı. Bunu duyan Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş’ın başında son olarak 6 Ekim 2008 Beşiktaş-Hacettepe maçında çıktı. Bu maçta Batuhan Karadeniz bir gol kaydetti. 17 yaşında Süper Lig’deki 2. golünü kaydetmişti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcrVWST1GI/AAAAAAAAALU/gmnaKv6m6L8/s1600/batu+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="136" src="http://4.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcrVWST1GI/AAAAAAAAALU/gmnaKv6m6L8/s200/batu+%25281%2529.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- Ertuğrul Sağlam’ın gidişi, Mustafa Denizli’nin gelişiyle Batuhan Karadeniz kadroda şans bulamamaya ve sürekli PAF takıma gönderilmeye başladı. Eskişehirspor devreye girdi ve devre arasında Engin Baytar ve Abdelzaher El Saka ile birlikte Eskişehir’e geldi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- Mustafa Denizli “Seneye görüşürüz Batuhan.” deyince “Seneye siz gidersiniz.” diyerek rest çekti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- Takıma çabuk adapte oldu, çıktığı ilk lig maçında Gaziantepspor’a golünü attı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcsbn5yiWI/AAAAAAAAALk/s-zRqthDPjA/s1600/batuhan_milli.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="137" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcsbn5yiWI/AAAAAAAAALk/s-zRqthDPjA/s200/batuhan_milli.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- A Milli Takım ile ilk maçına çıktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 5 Nisan 2009 günü Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda oynanan Fenerbahçe-Eskişehirspor maçı öncesi kamptan kaçtığı ortaya çıktı (O maçta Poljak’ın ortaladığı top dizine çarparak gol oldu.) Süresiz kadro dışı bırakıldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcsxZSFzQI/AAAAAAAAALo/42F4rHSl9Hs/s1600/batuhanhaber1.Jpeg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcsxZSFzQI/AAAAAAAAALo/42F4rHSl9Hs/s200/batuhanhaber1.Jpeg" width="152" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 1 ay kadar kadro dışı kaldı. Takım bu süreçte Ankaraspor, Ankaragücü ve Beşiktaş maçlarından sadece 3 puan çıkarabildi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 3 Mayıs 2009 tarihinde oynanan Denizlispor-Eskişehirspor maçı ile kadro dışı kalma süreci tamamlandı. Takım bu maçı da kaybederek düşme potasına girdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 9 Mayıs 2009 tarihinde oynanan ve puan kaybına tahammülümüzün olmadığı maçta iki gol birden attı ve Antalyaspor’u bu gollerle 2-0 yendik. Bir hafta sonra Konyaspor-Eskişehirspor maçında 1-0 geri düştükten sonra 1-1 beraberliği getiren golü attı, Engin Baytar durumu 2-1’e getirdi ve kümede kalmayı garantiledik.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcryHsa9CI/AAAAAAAAALY/ebfShYO732g/s1600/batuhan-29352_501.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="137" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcryHsa9CI/AAAAAAAAALY/ebfShYO732g/s200/batuhan-29352_501.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Konyaspor maçındaki golden sonra&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 2008-2009 sezonunda biri Beşiktaş’ta olmak üzere toplam 9 gol attı. Çoğu insana göre Youla, Engin Baytar, Bülent Kocabey ile birlikte kümede kalmamızda en önemli pay sahiplerindendi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;- 2009-2010 sezonunun başında Gaziantepspor’a kiralanmak istedi, ancak Batuhan Gaziantep’te sadece 2 saat kaldı ve kulübüne döndü. Mustafa Denizli ile arası bozuk olduğundan sürekli PAF takımında kaldı. 2009-2010 sezonunda sadece Manchester United ile deplasmanda oynanan maçın son 10 dakikasında forma giydi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;-2010-2011 sezonu başında 2.4 Milyon €’ya Eskişehirspor’a bonservisiyle transfer oldu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTdGwhigKsI/AAAAAAAAALs/xtunGzzFQhA/s1600/batuhan_karadeniz+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="168" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTdGwhigKsI/AAAAAAAAALs/xtunGzzFQhA/s320/batuhan_karadeniz+%25281%2529.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Bu sezonki ilk golü&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;- Takımın sezona kötü başlamasının da etkisiyle ilk 7 hafta hiç gol atamadı, zaman zaman kadro dışı kaldı. Bülent Uygun’un gelişiyle kart cezalısı olduğu Kayserispor ve sakat olduğu Trabzonspor maçları haricinde hep ilk 11 başladı. Son 9 maçta 4 gol attı. (19 yaşında.)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İstatistikler bunlar. Gerçek şu ki, Batuhan hiçbir şekilde normal addedilemez bir oyuncu. 15 yaşında profesyonel olup, 17 yaşında bir Süper Lig takımının kümede kalmasında aktif rol oynaması, milli takım forması giymesi, hiç forma giyme şansı olmadığını bile bile sevmediği bir kulüpten geri dönmesi… Bir gerçek daha var ki Batuhan’ın davranışları da normal değil. Bunun medyatik olma sevdası, ilgi çekme isteği gibi sebeplerden kaynaklandığını düşünmüyorum. Huyu bu. Zira 2-3 arkadaşla izlemeye gittiğimiz antrenmanlarda bile etrafta hiç gazeteci yokken sürekli aksiyon peşinde. Espri-şaka yapmaya çalışıyor, değişik hareketler yapıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“Batuhan şımarık.” diyenler var. Şımarık ibaresi biraz eksik kalıyor. Batuhan şımartılmış. Şımarmasından daha da normal bir şey olamaz. Henüz 20 yaşında ve bu yaşta yaptığı işler ortada. Ayrıca 15 yaşından beri sürekli göz önünde. Parasal anlamda hiçbir kaygısı kalmamış. Batuhan yetenekli, popüler, zengin; ama kafa yapısı ortalama bir Türk gencininkiyle aynı. Kaldı ki 15 yaşından beri profesyonel futbol oynayan biri olduğu için eğitimini tamamlayamamış biri. Ortalama bir Türk gencinin Doğan SLX’iyle yolda yaptıklarını göz önüne alacak olursanız Batuhan’ın 300 km/saat hızla gitmesini de anlayışla karşılarsınız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“Batuhan adam olmaz.” diyenler var. Burak Yılmaz da adam olmazdı? Engin Baytar çok disiplinsizdi? O yüzden bunu bir geçelim. Kimin ne olacağı belli olmaz. Kaldı ki, Batuhan 3 sene sonra adam olsa bile henüz 23 yaşında olacak. O yüzden bir problem yok. Bir de bunu tamamen Beşiktaş’tan gönderilmiş olduğu için söyleyenler var, onların düşüncesinde İstanbul takımlarından gönderilen futbolcular işe yaramaz addediliyor zaten. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Medyanın Batuhan’ı hedef tahtası olarak göstermesi ise çok normal. Medya reyting uğruna kahramanlar yaratır, daha sonra bunları yine reyting uğruna mahvetmeye çalışır. Hakan Şükür’e “Torinolu Şaban” der, Arda Turan’ın sevgilisi için sinema kapattı diye kulaklarını çeker, Guti’nin boy boy alkollü fotoğraflarını yayınlar, Şenol Güneş'i karizmatik olmadığı için eleştirir, Nouma'yı ahlak düşmanı yapar... Hele ki Batuhan gibi nerede ne konuşması gerektiğini bilmeyen bir çocuk medya için biçilmiş kaftandır. Guti’ye “Naber lan?” demesi, Raul ile tokalaştıktan sonra elini silmesi büyütülür de büyütülür. Bu yemleri yiyen de çok olur, herkes ahlak polisi oluverir bir anda. Facebook’a fotoğrafının olduğu gazete küpürlerini taratıp koyan, “Basında Ben” diye albüm açan insanlar Batuhan’ı medyatik olma kaygısıyla suçlarlar, her deplasmanda sağa sola kaynamaya çalışıp “Sizle döneyim mi?” diye salçalananlar karaktersiz ilan ederler Batuhan’ı. Linç kültürümüz gelişmiştir bizim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sonuç olarak, Batuhan’ı sevmiyor olabiliriz, beğenmiyor olabiliriz, ondan nefret ediyor bile olabiliriz. Ama tıpkı diğer Eskişehirsporlu futbolculara duymamız gerektiği gibi, ona saygı duymak ve onu rahat bırakmak zorundayız. Hiç sevmiyorsak bile, en azından bir yerlere satana kadar sesimizi çıkarmadan beklememiz gerekir. Evet, Batuhan anormal bir çocuk. Ama Batuhan normal biri olsaydı şu an Beşiktaş A2 takımında olurdu. Hadi A takıma yükseldi diyelim, şu an Gaziantepspor’da forma giyiyor olurdu veya Beşiktaş’ta Nobre’nin yedeği olurdu, 16 yaşında kaçırdığı gol sonrası “Kral yapmam, kral olurum.” demez, “Genç futbolcuyum, o anda çok heyecanlıydım ve Higuain abimi görmedim, kendisinden özür diliyorum.” der ve onla birlikte fotoğraf çektirirdi. “Kırmızı ışıkta beklemiyorum.” diye açıklama yapmazdı.. O normal biri olsaydı kiralık sözleşmesinin bitmesine 4 hafta kala “Sevdan Bir Ateş EsEs” yazan bir tişört giymezdi. Onu böyle kabul etmemiz gerekiyor. Eskişehirspor için, Türk futbolu için…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTdHXlPyLqI/AAAAAAAAALw/DE-93lqBQaY/s1600/batu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTdHXlPyLqI/AAAAAAAAALw/DE-93lqBQaY/s1600/batu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2854445925647703828?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2854445925647703828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/batuhan-karadenizi-anlamak.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2854445925647703828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2854445925647703828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/batuhan-karadenizi-anlamak.html' title='Batuhan Karadeniz&apos;i Anlamak'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TTcmsju-MCI/AAAAAAAAALI/4yTo2J36b8k/s72-c/35136_126823744025485_126371150737411_124840_4169080_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6662032651854575247</id><published>2011-01-16T10:33:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:31:11.133-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stadyum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tt arena'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Memlekette Demokrasi Var (!)</title><content type='html'>&lt;div&gt;Herkes kadar merakla takip ettiğim TT Arena açılışında ve devamında yaşanan "futbol - siyaset - demokratik hak" üçgeninde boğulmamak adına başımı kaldırdığımda karşıma çıkan görüntü beni tekrar aynı üçgene balıklama atlamak durumunda bıraktı. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tesadüf bu ya, Toki ve Akp propagandasının ters teptiği gün bilinçli veya bilinçsiz bilmiyorum ama Eskişehir'in yerel gazetesi Sakarya'da çıkan bir haberde Eskişehirspor Kulüp Başkanı'nın Yeni Stad için yaptığı görüşmelere yer verilmiş. Haber metninin tamamına &lt;a href="http://www.sakaryagazetesi.com.tr/haber_detay.asp?gorus=127956&amp;amp;hab=Yeni%20stad%20istiyoruz"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Tam "buyur buradan yak" pozisyonundayız. Halil Ünal'ın bu alkışlık hareketinin ardından, bir taraftar olarak, bize fikrimizin sorulmadığını da düşünürsek, siyasete bulaşılmasına tepki gösteren Galatasaraylılara empati kurmakta hiç zorlanmadım. Zira, yakın gelecekte aynı senaryoyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz hayli fazla görünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Tamam, ülkemiz şartlarında (maalesef) yıllarca dayatılanlar yüzünden iktidardakilerin desteğini almadan stat yapmak deveye hendek atlatmak kadar zor. Ancak bu destek, "bizim yeni stadyuma ihtiyacımız var, hadi bize stadyum yapın biz de size bir ömür minnettar kalalım" şeklinde olmamalı. Yaparsın projeni, sunarsın gerekli mercilere (bu merciler sporla ve kamu alanlarıyla ilgilenen birimler olmalı elbette) onlar da onay verirse harekete geçersin. Eski stadyum arazisi karşılığında da yeni stadyumu üzerine alırsın. (Tamam çok düz adam yorumu oldu, ama özeti budur, teferruatını dileyen araştırıp öğrenmekte özgür elbette)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Çileden çıkma sebebi açıklama öncesinde, kendini haklı çıkartabilmek adına saçmaladığı bir cümle var ki evlere şenlik: "Statlarımızın fiziki durumu taraftar çekmeye el vermiyor. Bunun için yeni statlara ihtiyacımız var. İnsanları tribünlere çekemiyoruz" Orada bi' duracaksınız Sayın Başkanım. Eskişehirspor, tarihinde bir kaç istisnai dönem dışında sportif alanda hiç bir zaman başarılı olamadı, ancak kuruluşundan bugüne hiç sekmeden tribünü doldurması, görseller ve etkili tezahüratlarıyla onurlu yürüyüşünü sürdürdü. Gün itibariyle Eskişehirspor taraftarı olduğunu söyleyen kime sorsanız, gerekçe olarak taraftarın gücünü, etkinliğini ve güzelliğini gösterir size. Yani, öyle sandığınız gibi elverişsiz stat var diye sıcak evinde oturup televizyon izleyen insanların yaşadığı bir kent değil Eskişehir! Karla karışık yağmur sonrası balçık havuzuna dönüşen açık tribünde tam 46 yıldır yerini almış bir taraftar kitlesinden bahsederken iki kere düşünüp bir defa konuşmayı öğrenmeniz gerekli artık.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Gelelim çileden çıkma sebebi olan söyleme: "Sayın Başbakanımız stadyuma sıcak bakıyor. Yöreye (Muttalip Bölgesi) yapılacak olan yeni stadyum, kapalı spor salonu ve yüzme havuzu bölgeye hareketlilik getirecek. &lt;u&gt;Gelecek haftalarda gerek temel atma töreni, gerekse konuyla alakalı olarak Sayın Başbakanımız ile bir görüşme daha yapacağım&lt;/u&gt;." &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Altı çizili cümle zaten dereyi görmeden paçayı sıvayan zihniyetleri açık etmekte, zira bir spor kompleksi için yapılan görüşmelerde o kadar detay varken kim neden temel atma töreninin üzerinde durur, anlamak zor olmasa gerek. Kraldan çok kralcı zihniyet sürdüğü sürece dün Galatasaray Taraftarının başına gelenlerin bir kopyasını Eskişehirspor Taraftarı yaşamaya mahkumdur. Ancak, bu olay henüz tazeyken ve bize bulaşmadan gösterilecek tepki en azından karanlığa küfretmek yerine bir mum yakmak anlamına gelir, ki Eskişehirspor Taraftarının bu bilince sahip olduğuna dair güvenim tam. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;Demokratik haklarını kullanıp protesto eden taraftarı fişlemekle tehdit eden, taraftarlığını sorgulayanlara tepki göstermenin gereksizliğini savunanlara, Müjdat Gezen'in usta oyunculuğuyla ders verdiği "Memlekette Demokrasi Var" filminin fragmanında geçen bir sahneyle cevap vermek istiyorum. Anlayabilene kıssadan hisse...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/SmfyhbPFKMg?fs=1" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6662032651854575247?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6662032651854575247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/memlekette-demokrasi-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6662032651854575247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6662032651854575247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/memlekette-demokrasi-var.html' title='Memlekette Demokrasi Var (!)'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/SmfyhbPFKMg/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8825134524453985108</id><published>2011-01-12T13:23:00.000-08:00</published><updated>2011-07-08T06:44:59.107-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='taraftar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meşale'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deplasman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öykü'/><title type='text'>Böyle Bir Gün Hiç Yaşanmadı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sabaha ramak kala, güneş henüz doğmamışken alarmın ilk çalışında fırlayarak kalktım o sıcak yataktan, hani yıllarca okula gitmeden önce kalkmamak için bin takla attığım yataktan! Bayramlığını baş ucuna koyup uyurken sabahı bekleyen çocuk gibi asmıştım çoktan formamla atkımı dolabın köşesine. Gece uykum gelsin diye okumaya başladığım kitabı yarıladım stresten uykum kaçarken. Sanki ertesi akşam ülkenin uzak şehrindeki sahaya çıkacak olan benmişim gibi. Sanki, takımımın yıllardır değişmeyen kader çizgisine dokunacak, ona yeni, güzel bir yön verecek olan olan benmişim gibi... Duş almaya gidiyorum ayılmak için. Suyun altında dalıp gidiyorum henüz çıkmadığım yolculuğa.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TS4hkwj0mwI/AAAAAAAAAQ4/J9BCMxCvt2A/s320/deplasman.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5561419505243298562" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Duş sonrası telefonum çalmaya başlıyor; arayanlar da uykusundan feragat etmiş, hatta bir kısmı uyumamış dostlarım. Buluşma saatinde, yerinde değişiklik yok. Günler öncesinden ayarlanmış minibüs şoförü de uyandırılmış tatlı uykusundan. Yalnız kaptan biraz huysuz, ama yadırgamıyoruz onu. Bir türlü empati kuramadığı bir grup genci 600 km uzaktaki şehre götürecek ve parasını alacak. Düşündüğü tek şey bu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Forma tamam, atkı tamam, sabahın ayazında ısınmamı sağlayacak ve dönüş yolunda üzerime battaniye olacak polar da tamam. Hazırım artık evden çıkmaya, son kez etrafa bakarken geride bıraktığım yatağıma takılıyor gözüm ama aldırmadan çekiyorum kapıyı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sevgilisiyle buluşmaya giderken hep geciken arkadaşım dahil herkes buluşma noktasında hazır, bekliyorlar gelmemi. Erken çıkmış olmama rağmen son gelen ben oluyorum. Diğerleriyle buluşmak üzere yürümeye başlıyoruz. Önümüzde, muhtemelen geceyi barlarda bitirdikten sonra sokakta sabahlamaya karar vermiş bir çift yürüyor. Dertleri bizimkinden apayrı, romantik bir pazar kahvaltısı büyük ihtimalle. Belki ben de bir pazarı kız arkadaşıma ayırmalıyım diye geçiriyorum içimden, lig tatile girdiğinde mesela... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çağlar çantasından bir meşale çıkartıp yakıyor sabahın altısında, etrafındaki akşamdan kalmalara aldırmadan. Daha 7 saatlik yola çıkmadan havaya giriyoruz sayesinde. Ama henüz çok erken, sesimizi ve enerjimizi tüketmemeliyiz erkenden. Önümüzdeki romantik çiftin arkasından kahvaltı yapmak üzere fırına giriyoruz biz de, ama onlardan farklı olarak oyalanmadan ayak üstü atıştırıp yola koyuluyoruz tekrar. Çıkarken, masada oturan kız bize şaşkın gözlerle bakıyor, yanında oturan romantik adam da içten içe imrendiğini belli ediyor bize, muhtemelen o da bugün aynı yolculuğa çıkmayı istedi ama izin koparamadı sevgilisinden. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nihayet buluştuk ekibin kalan kısmıyla. Artık yola çıkmaya hazırız, ama öncesinde 24 saat açık Tekel bize kahvaltı sonrasında cila imkanı sunuyor. Normal şartlarda akşam altıdan önce içenlere alkol bağımlısı denir, ancak bugün istisna, deplasmana gidiyoruz ve bizim için saat kavramı yok. Güneş doğdu biraları yudumlarken, kemiklerimizi ısıtmak için polarları çantalara atınca yeni doğan gün gibi kızarıyoruz biz de formalarımızla... Muhabbete başlıyoruz sanki uzun zamandır görüşmemişiz gibi. Oysa iki gün öncesinde yine bir bahane bulup bir araya gelmiştik.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonunda geldi araç. Kaptan da uykusunu almış bir halde çıkınca karşımıza rahat ettim biraz. Araçta tüketilecek biralar da alındığına göre artık hazırız büyük gün için. Yolun ilk yarım saati hafızamın derinliklerinde unuttuğum paslanmış besteleri söyleyerek geçti, yıllar içinde sağda solda duyduğum ama sık tekrarlanmadığı için unutulmuş sözlere sahip güzel besteler... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama yolumuz uzun, biraz dinlenme vakti. Herkes bir şeylerle oyalanırken ben camdan dışarı bakıyorum ve dalıp gidiyorum yine, tıpkı sabah duşta ayılmak için bilerek açtığım soğuk suyun altında olduğu gibi. Bu kez aklımda dönüş yolu var, "acaba"larla dolu cümleler. Merağımı gidermem fazla gecikmeyecek. Biliyorum, her zaman olduğu gibi günlerce geçmek bilmeyen zaman, maç günü bir çırpıda yaşanacak ve bana sadece hissettiklerimi bırakacak, anılardan ziyade...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yol kenarında mola veriyoruz. Ağaçlıktan bulduğum bir sopa parçasıyla, henüz yeni düzleştirilip beton olmak üzere kurumaya bırakılan çimentoya imzamızı atıyorum, unutmasın yollar bizi diye. Hoş, yalnızca yolların değil, arkada bıraktığımız şehirlerin, minibüs şoförünün, fırındaki çiftin, sıcak yatağımın ve yine bir pazar günü yalnız bıraktığım sevgilimin hafızasında yer etmişti bugün çoktan, biliyorum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dönüş yolundayız... Skoru hatırlamıyorum, hangi şehirdeydi maç bilmiyorum. Arabada kederle mırıldananları hatırlıyorum sadece, ne söyledikleri kalmamış aklımda. Ama, yine camdan bakıyorum dışarı, etraf karanlık. Camın yansımasından yüzümü ve bir elinde sigara, diğer elinde birasıyla ayakta duran Çağlar'ı görüyorum. Yenilmişiz belli ki, kıl payı şampiyonluk mu gitti yoksa küme mi düştük hatırlamıyorum, zaten umursamıyorum pek ama efkarlıyım işte, hissediyorum. Aklımda kalanlar bir kaç kare fotoğraftan ibaret ama hissettiklerimi kaleme dökmeyi denesem hiç bir zaman bitiremeyeceğim bir roman olur. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herhangi bir sezonun herhangi bir ilkbaharında bir pazar günü var aklımda kalan şimdi sadece. Yola çıktığımız şehre döndüğümüzde tüm detaylar siliniyor kafamdan birer birer. Yürüyoruz eve doğru bilinmez bir mağlubiyet sonrasında yine, yanımda dostlarımla. Çağlar, galibiyet için maç sonuna sakladığı meşaleyi çıkarıp yakıyor karanlık ve boş sokakta yürürken yine hiç bir şeyi düşünmeden...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tekrar eve geliyorum ve üstümü değiştirmeden yol boyu sıcaklığına sığındığım polarımla yatıyorum yatağıma, bıraktığım gibi değil, soğuk karşılıyor beni. Uyuyorum...  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TS4wWdaCXgI/AAAAAAAAARA/Kp8szuW_ohk/s320/%25C3%25A7a%25C4%259Flar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5561435752258231810" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 297px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; " &gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8825134524453985108?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8825134524453985108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/boyle-bir-gun-hic-yasanmad.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8825134524453985108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8825134524453985108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/boyle-bir-gun-hic-yasanmad.html' title='Böyle Bir Gün Hiç Yaşanmadı'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TS4hkwj0mwI/AAAAAAAAAQ4/J9BCMxCvt2A/s72-c/deplasman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5020505240529727879</id><published>2011-01-12T00:32:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:29:45.158-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Hatıralar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TS1mejzEDEI/AAAAAAAAALE/YXU_7NlIEb4/s1600/37268_462876823218_586933218_6221624_3547402_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="277" src="http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TS1mejzEDEI/AAAAAAAAALE/YXU_7NlIEb4/s400/37268_462876823218_586933218_6221624_3547402_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;4 Nisan 1982 / Eskişehirspor - Gaziantepspor maçında AYDER Tribünü.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5020505240529727879?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5020505240529727879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/hatiralar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5020505240529727879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5020505240529727879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/hatiralar.html' title='Hatıralar'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TS1mejzEDEI/AAAAAAAAALE/YXU_7NlIEb4/s72-c/37268_462876823218_586933218_6221624_3547402_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2347651812626251571</id><published>2011-01-11T05:17:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:32:21.919-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beykoz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali sami yen'/><title type='text'>Sami Yen'e Selam Olsun</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSyM51b63EI/AAAAAAAAAQQ/WgsCI9C833Y/s1600/seninleyiz.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxhYoXmkkI/AAAAAAAAAPo/1faKPI-YwE4/s400/beykoz.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560926715676889666" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 256px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxhKDOSd0I/AAAAAAAAAPg/w1YLL5CoG8E/s1600/esesgskoreografi.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehir'den uzakta oluşumun getirdiği bir psikolojiyle imrenerek bakıyorum bazen Sami Yen'e maça giden taraftarlara, özellikle de Esesimin maçlarına gidemeyip İstanbul'a tıkılı kaldığım zamanlarda... Yaklaşık 3 yıldır Mecidiyeköy'de yaşıyorum. Dolayısıyla evde geçirdiğim haftasonu olduğunda epey denk geldim Galatasaray taraftarına Samiyen dolaylarında, hatta maç köftesinden de epey yemişliğim vardır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxg9pJMGII/AAAAAAAAAPY/vFDmEvjs6wo/s1600/51284172.jpg"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxg9pJMGII/AAAAAAAAAPY/vFDmEvjs6wo/s320/51284172.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560926252028401794" style="float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Şahsen sempati dahi beslemediğim bir takım Galatasaray, gözümde diğer iki İstanbul takımından zerre farkı yok. Ancak, ben her şeyden önce bir taraftarım en yalın halimle... Bir taraftar için maça gitmenin, maç önü atmosferini yaşamanın, stada yakın kuytu sokaklarda yada sigara yasağına rağmen duman altı olmuş barlarda bira içip beste mırıldanmanın tadını en iyi ben bilirim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yakın zamana kadar Eskişehir Atatürk Stadyumu'nun da yerinde geliştirilemeyeceği için şehir dışında yeni bir alana taşınması gündemdeydi, şimdilik ertelendi bu proje ama çok da uzak bir tarihe değil. Yani, kaçınılmaz son bizim de kapımızda. Bu sayede daha iyi empati kurabiliyorum Galatasaray taraftarlarıyla.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSyM51b63EI/AAAAAAAAAQQ/WgsCI9C833Y/s320/seninleyiz.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560974565120334914" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bugün itibariyle veda ediyorlar anılarının ev sahibine, çevremde gördüğüm kadarıyla da aşırı duygusal bir ruh halindeler haklı olarak... Ben de bir Eskişehirspor Taraftarı olarak, hem Galatasaraylı arkadaşlarıma selam niteliğinde hem de yaşadığım en keyifli deplasmanlardan birine tanık olan Ali Sami Yen Stadyumu'na saygı niteliğinde bu yazıyı not düştüm tarihe... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxhKDOSd0I/AAAAAAAAAPg/w1YLL5CoG8E/s400/esesgskoreografi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560926465187542850" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 205px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;                         &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small; "&gt;&lt;i&gt; *Türkiye'de hem deplasman hem de ev sahibi takımın yan yana koreografi yaptığı tek maç (27 Eylül 2009)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TT Arena Deplasman Tribününde görüşmek üzere...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2347651812626251571?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2347651812626251571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/sami-yene-selam-olsun.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2347651812626251571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2347651812626251571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/sami-yene-selam-olsun.html' title='Sami Yen&apos;e Selam Olsun'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSxhYoXmkkI/AAAAAAAAAPo/1faKPI-YwE4/s72-c/beykoz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6473684300050279816</id><published>2011-01-11T01:34:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:29:58.627-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'>Kahramanmaraş'tan Bremen'e</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Yorucu geçen bir günün ardından soluğu evde alıp, pijamalarımı giyip, kahvemi de koyduktan sonra bilgisayarın karşısındaki yerimi aldım. Facebook'ta hemen hemen bütün Es-Esli arkadaşlarım Werder Bremen'i 3-1 yendiğimizle alakalı iletiler yazmıştı. Çok şaşırdım, bilgiyi teyit etmek için eskisehirspor.com'a girdim, orada da öyle yazıyordu. Günün bütün yorgunluğu, bütün mutsuzluğu akıp gitmişti. Daha sonra düşündüm, acaba Werder Bremen kadrosu nasıldı diye? Şöyle bir kadro söz konusuydu: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;1 Wiese&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;41 Schmidt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;15 Prödl&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;29 Mertesacker&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;8 Fritz&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;44 Bargfrede&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;22 Frings&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;10 Marin&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;14 Hunt&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;7 Arnautovic&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;24 Pizarro.. Yani orijinal ilk 11'leriydi. Şaşkınlığım katlanmıştı. Almanya'nın en önemli takımlarından, her sene Şampiyonlar Ligi'nde önemli sonuçlara imza atan Werder Bremen'i üstün bir oyunla ve 3-1 yenmiştik. Evet, hazırlık maçıydı, ama ne olursa olsun yenmiştik.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;Aklıma çok değil, 5 sene önce sıcak bir bahar günü oynadığımız Kahramanmaraşspor maçı geldi. Muhtemelen pazar günüydü. 3-1 yenmiştik. Mustafa Sevgi, Mehmet Eren ve Mehmet Akif atmıştı gollerimizi. Kendi kendime "Nereden nereye?" diye sordum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; line-height: 16px;"&gt;Dediğim gibi hazırlık maçıydı, ama belki de Avrupa'ya bir mesaj gönderdik. Umarım Schalke 04 maçında bu sinyali daha da kuvvetlendirir ve ikinci devreye başlamadan önce bir heyecan daha yaşarız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6473684300050279816?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6473684300050279816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/kahramanmarastan-bremene.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6473684300050279816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6473684300050279816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/kahramanmarastan-bremene.html' title='Kahramanmaraş&apos;tan Bremen&apos;e'/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4229681126529506263</id><published>2011-01-09T03:02:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:30:20.998-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='potatiumk'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TSmVPxcTCvI/AAAAAAAAAK4/_F8UNTh8vxw/s1600/34192_462880693218_586933218_6221731_6866270_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TSmVPxcTCvI/AAAAAAAAAK4/_F8UNTh8vxw/s1600/34192_462880693218_586933218_6221731_6866270_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; line-height: 15px;"&gt;1970-1971 Türkiye Kupası İlk Maç(Bursaspor) için. &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; line-height: 15px;"&gt;Es Es Yalova Şekerbank Kampında... Büyük Kaptan Fethi Heper hatıra fotoğrafı çektiriyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4229681126529506263?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4229681126529506263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/1970-1971-turkiye-kupas-ilk.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4229681126529506263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4229681126529506263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/1970-1971-turkiye-kupas-ilk.html' title=''/><author><name>potatiumk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17789374591493375540</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_mAxgsF_D2g8/TSmVPxcTCvI/AAAAAAAAAK4/_F8UNTh8vxw/s72-c/34192_462880693218_586933218_6221731_6866270_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5880143187605373058</id><published>2011-01-08T04:14:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:32:52.658-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='koraç kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='efes pilsen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basketbol'/><title type='text'>Çocukluğum, Gençliğim : Efes Pilsen</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;2001 civarıydı, o döneme kadar okul bahçeleri dışında pek varlık gösteremediğim basketbolda ilk formama Eskişehir'de yaklaşık 30 takımlı yıldız kategorisinde ortalamanın üzerinde sayılabilecek bir takımda sahip oldum. Renkleri lacivert beyazdı ve sanki hesaplamışım gibi ilk defa edindiğim gerçek(!) basketbol ayakkabısıyla aynı renkleri taşıyordu...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TShrSq2smEI/AAAAAAAAAPA/5gw7-fopSVw/s1600/space-jam-michael-jordan-thumb-560xauto-30117.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 118px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TShrSq2smEI/AAAAAAAAAPA/5gw7-fopSVw/s200/space-jam-michael-jordan-thumb-560xauto-30117.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559811708474398786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Türkiye'ye basketbol hep ani ve hızlı hareketler şeklinde çıkış yapıp yaygınlaştı, ülke tarihinde parmakla gösterilecek etkiler var basketbolun düz futbol taraftarlarınca ve hatta sokaktaki vatandaş için çekici gelmesini sağlayan. Aklımda kaldığı kadarıyla 80'li yılların başlarında yayınlanan Beyaz Gölge dizisi (90'ların sonunda TRT tekrar verdiğinde izlemiştim, enfes), sonrasında 90'larda çocuk olanların gözünü boyayan Michael Jordan'ın yanı sıra Charles Barkley, Patrick Ewing gibi NBA yıldızlarını da barındıran Space Jam filmi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ancak, dizi - film sayesinde basketbola ısınan halkın bu sporu gerçekten sevmesinin altında çok daha reel bir başarı öyküsü yatıyor. Yıllarca popüler spor futbolda "yenilmiş ama ezilmemiş" bir millet olmaktan öteye gidememişken o döneme kadar televizyonda gördüğümüz kara ve uzun adamlardan izlediğimiz oyunda, basketbolda Avrupa'nın tepesine, Koraç Kupası'na yürüyen bir takım vardı : Efes Pilsen!  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TShoqoOAXWI/AAAAAAAAAO4/SxuyfOoHgSQ/s320/efes_pilsen_korac_kupa_12.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559808821548834146" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 210px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Peter Naumoski efsanesinin yanında yüzde yüz yerli Tamer Oyguç, Ufuk Sarıca, Volkan Aydın, Tarık Sarıçoban gibi gurur kaynaklarının yer aldığı kadro 93'te direkten döndüğü Avrupa Kulüpler Kupası'ndan 3 sezon sonra 1996 Koraç Kupası'nı kazanmayı başararak ülkeye kulüpler bazında (tüm branşlarda) &lt;b&gt;ilk Avrupa Kupası&lt;/b&gt;'nı getirmişti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonrasında takım nesil değiştirdiğinde bu başarının tesadüf olmadığını 2000 ve 2001 yılları Euroleague Final Four'da Hidayet Türkoğlu, İbrahim Kutluay, Damir Mulaomeroviç'li kadrosuyla arka arkaya iki kez 3. olmuş ve bu başarıyı ilk yakalayan Türk takımı olmuştu bir kez daha. 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda ses tellerimizi yerinden oynatan, gözlerimizi dolduran 12 Dev Adam'ın kadrosunu yarı yarıya doldurmuş takım da aynı ekipten çıktı elbette...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TShn4_nrQUI/AAAAAAAAAOw/ee9O1ImlSVQ/s320/2000%2BSelanik.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559807968837058882" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tekrar benim hikayeme dönersek, tam da bu efsane çıkışı yakalayan, Türkiye ve Avrupa basketbolunda yumruğunu masaya vurup biz de varız diyen Efes Pilsen ile aynı renklerde bir formaya sahip olmanın haklı sevinci vardı üzerimde. Forma numaraları seçilirken hiç birimiz rakam görmedik o formaların sırtında; 5 numaraya bakan Hidayet'i, 12 numaraya bakan Hüseyin Beşok'u görüyordu... Ben mi? 4 numara: Damir Mulaomeroviç. Oyun kurucu pozisyonunu kendisini izleyerek öğrendiğim düşünülürse hiç de yadırganmayacak bir gerçek. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yıllar içinde zaten o kadar da gelecek vaat etmeyen takımımız dağıldı ister istemez, ancak ne zaman Efes Pilsen takımını görsem televizyonda, gazetede veya bilumum sosyal ortamlarda; aklımın bir köşesinde çocukluk ve gençlik arasındaki o lacivert beyaz günler belirir ufak bir tebessüm eşliğinde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gündemde olduğu üzere Türkiye Basketbolu'nda Efes Pilsen'in adı malum kanun nedeniyle tarihe karışacak. Ancak bu yazı benden tarihe bir not olsun: Efes Pilsen Türkiye'de basketbol tarihinin kendisidir. Ben, eski takım arkadaşlarım, futbolda yaşanan hezimetlerin intikamının Efes Pilsen tarafından alındığına inanan amca, veya kupa kaldırılırken televizyon karşısında gözleri dolan herhangi bir anne... Hepimiz Efes Pilsen'e ait anılara sahibiz. Bizim hafızamızla oynamadığınız sürece Efes Pilsen'i silemezsiniz, bu böyle biline!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;not: yukarıdaki yazı alkolsüzdür, gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5880143187605373058?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5880143187605373058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/cocuklugum-gencligim-efes-pilsen.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5880143187605373058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5880143187605373058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/cocuklugum-gencligim-efes-pilsen.html' title='Çocukluğum, Gençliğim : Efes Pilsen'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TShrSq2smEI/AAAAAAAAAPA/5gw7-fopSVw/s72-c/space-jam-michael-jordan-thumb-560xauto-30117.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4837324127742838927</id><published>2011-01-07T09:57:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:33:08.565-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='altyapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bülent uygun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Çok Güzel Hareketler Bunlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSdnuoHbIYI/AAAAAAAAAOg/5hUjgmS0gRE/s1600/puyol-gene.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSdnuoHbIYI/AAAAAAAAAOg/5hUjgmS0gRE/s320/puyol-gene.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559526315752366466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Herkes dilinde bir Barcelona türküsü tutturmuş, coşuyor forumlarda, sözlüklerde, twitter'da... Neymiş efendim, altyapı oyuncularından A takıma kadar tüm Barçalılar aynı tesislerde idman yapıp, aynı hamamda yıkanıyormuş(?) Bu da Barcelona'nın dünyanın zirvesinde sabitlenmesinde büyük etkenmiş,vs...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yukarıda yazanların tamamına katılmakla beraber hayranlığımı da fırsat buldukça dile getiriyorum. Hatta üç gün önce, tesislerde gözüme çarpan bir detayı &lt;a href="http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/iste-bunu-seviyorum.html"&gt;yazarken&lt;/a&gt; değinmiştim aynı konuya. Bu ve bunun gibi hareketlerin dünyanın neresinde olursa olsun sağlıklı sonuçlar vereceğine inananlardanım. Ancak, ülke olarak imrenmekten öteye geçmiyor oluşumuz üzüyor içten içe gerçek sporseverleri. &lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;div style="color: rgb(0, 0, 238); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: rgb(0, 0, 238); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 238); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="margin-right: auto; margin-left: auto; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSdlBXeXBFI/AAAAAAAAAOQ/ceW87VKlufg/s400/b%25C3%25BClo.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559523339167794258" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;İşte tam da bu konuda beni şaşırtan bir isim: Eskişehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun. Kendisini oldum olası sevmedim, sevemedim. Özellikle, klişe olduğu üzere Sivasspor'un başında şampiyonluğa yürürken işindeki başarısıyla ters orantılı demeçlerinden tiksindim. İçinde bir başkaldırı var İstanbul takımlarına karşı, ama bunu yansıtma şekli gerçekten çirkin. Gel gelelim sezarın hakkı sezara. Bu adam, yıllardır kimsenin görmek istemediği gerçeğe parmak bastı sezonun devre arasında. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 238); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0); "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;A takımın kamp yapmak için gittiği Side'ye A2, U18, U17, U16, U15 ve U14 takımlarının da gitmesi için masrafların yarısını kendi cebinden ödedi.&lt;/b&gt; Böylece, altyapı oyuncuları hem erken yaşta profesyonel kamp havasını soluyacak, hem de kulüp tarafından kendilerine değer verildiğini hissedecekler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSdk2vSofCI/AAAAAAAAAOI/6DDF9ST0Cr4/s400/altyap%25C4%25B1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559523156582497314" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son zamanlarda altyapı adına gerçekten güzel gelişmeler oluyor. Henüz ütopik gibi gelse de, doğru bir yönetim sistemiyle, takımın kadro itibariyle en azından yarı yarıya altyapıdan gelen oyuncularla başarıya yürümesi hiç de imkansız değil. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4837324127742838927?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4837324127742838927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/cok-guzel-hareketler-bunlar.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4837324127742838927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4837324127742838927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/cok-guzel-hareketler-bunlar.html' title='Çok Güzel Hareketler Bunlar'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSdnuoHbIYI/AAAAAAAAAOg/5hUjgmS0gRE/s72-c/puyol-gene.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6670269768907460245</id><published>2011-01-06T07:42:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:33:52.168-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezer öztürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Sezer,Sezar meselesi..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eskişehirspor camiası 12 yıl Süperlig'den uzak kaldığı için futbolcusunun transferi olayına birazcık aşırı tepki göstermeye başladı son günlerde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Evet herkesin bildiği gibi Sezer Öztürk' ün Beşiktaş' a transferi. Bugün sokağa çıktığımda yakın çevrem tarafından Eskişehirspor başkanı muamelesi gördüm. Beşiktaşlılar "Sezer' i bize verecek misiniz?", diğer takımların taraftarları "Sezer nereye gidiyor" diye soruyorlar. Ben de gelişmeleri takip ediyoruz demekle yetiniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Henüz kesinleşmiş bir durum yok. Ancak herkesin bildiği şeyler var. Beşiktaş' ın Sezer' i istediği, Eskişehirspor' un Sezer' i ucuza yollamak istememesi, Sezer' in Beşiktaşta zor oynayacağı ve Eskişehirspor' da kalırsa sezonun geri kalanında verimli olamayacağı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son cümlem tartışabilir, ancak bir takım ister düşme hattında olsun, ister orta sıra takımı olsun, ister üst sıraları zorlayacak olsun; bir futbolcuya bel bağlamamalı. "O giderse yapamayız", "X' i satanı biz de satarız" gibi klişeleşmiş cümleler bence çok uç durumlar dışında gereksiz. Bugün takımda vazgeçemeyeceğimiz bir futbolcu olmamalı. Taraftarın büyük çoğunluğu öyle düşünüyor. Tabiki hedefleri olan takımlar önemli futbolcularını satmamalılar ama bu profesyonel hayatta bunun çok üzerine düşmemek lazım. Ülkemizde bazı takımlar önemli futbolcularını satmayıp ısrarla kadrolarında tutuyorlar. Ancak transfer dedikodularından sonra ne derece verim alıp alamadıkları ortada.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu gibi durumlarda kulüp duruşunu bozmamalı. Futbolcusuna sahip çıkıp hakettiği bonservis ücretini belirlemeli. Ancak, futbolcu gitmek istiyorsa da çok üzerine düşüp futbolcuya vazgeçilmez olduğunu hissettirmemek lazım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben bu tarih itibariyle Sezer' in Eskişehirspor'da kalacağını düşünüyorum. Ancak kaldığı takdirde ne derece verimli olur bunu da tartışmak lazım. Sezer karakterli bir futbolcu. Umarım hem Eskişehirspor için hem de Sezer için gelecek günler iyi olur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6670269768907460245?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6670269768907460245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/sezersezar-meselesi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6670269768907460245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6670269768907460245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/sezersezar-meselesi.html' title='Sezer,Sezar meselesi..'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7270803465368240063</id><published>2011-01-04T15:34:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:34:07.266-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>İşte Bunu Seviyorum</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eskişehir'de bulunduğum bir vakit takımın idmanını izlemeye gittiğimde çektim bu fotoğrafları. Tesislerde duran bu araç, öğrendiğim kadarıyla altyapı oyuncularına servis amaçlı kullanılıyormuş. Kaç yıldır kulübe ait, yada yıllar içinde hangi amaçlarda kullanıldı bilmiyorum ama kanım fena halde ısındı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Altyapı oyuncularına aşılanması gereken "Yüksek Eskişehirsporluluk Bilinci"ne giden yollarda bu aracın katkısı şüphesiz büyük.  Tıpkı Barcelona'nın Xavi'li, Messi'li takımı ve minik takımının aynı tesislerde idman yapması gibi bizim minikler de üzerinde çalışılmış bir minübüsle abilerinin yanına, antrenmana hevesle gidiyordur eminim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir gün bu minibüs vadesini doldurup hurdaya çıktığında talip olacağımı şimdiden duyuruyorum. Olur da çalışır haldeyken satışa çıkarsa da deplasmanlara gitmek süper olur, kaç saat sürerse sürsün!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOzoVjlQ_I/AAAAAAAAANY/SoLRaL7HMp0/s1600/Foto%25C4%259Fraf-0098_e1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOzoVjlQ_I/AAAAAAAAANY/SoLRaL7HMp0/s400/Foto%25C4%259Fraf-0098_e1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558483870667850738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOy32zwrXI/AAAAAAAAANQ/Cj1dRNXXC4o/s1600/Foto%25C4%259Fraf-0096.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOy32zwrXI/AAAAAAAAANQ/Cj1dRNXXC4o/s400/Foto%25C4%259Fraf-0096.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558483037780487538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7270803465368240063?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7270803465368240063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/iste-bunu-seviyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7270803465368240063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7270803465368240063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/iste-bunu-seviyorum.html' title='İşte Bunu Seviyorum'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOzoVjlQ_I/AAAAAAAAANY/SoLRaL7HMp0/s72-c/Foto%25C4%259Fraf-0098_e1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-1191322795403244716</id><published>2011-01-04T15:19:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:34:17.929-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Suya Yazı Yazmak Gibidir Seni Sevmek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOuUN0VhrI/AAAAAAAAANI/EeSh1Ae0CNI/s1600/IMG_2045.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOuUN0VhrI/AAAAAAAAANI/EeSh1Ae0CNI/s400/IMG_2045.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558478027435116210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-1191322795403244716?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/1191322795403244716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/suya-yaz-yazmak-gibidir-seni-sevmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1191322795403244716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1191322795403244716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2011/01/suya-yaz-yazmak-gibidir-seni-sevmek.html' title='Suya Yazı Yazmak Gibidir Seni Sevmek'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TSOuUN0VhrI/AAAAAAAAANI/EeSh1Ae0CNI/s72-c/IMG_2045.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-1334811274803518694</id><published>2010-12-17T05:05:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:34:32.168-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kasımpaşa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boğazın kırmızı şimşekleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bkş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bandoeses'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karnaval'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istiklal caddesi'/><title type='text'>EStiklal ES La Nuestra</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TQtm1ejLssI/AAAAAAAAAMs/8rCeDbK_ZLM/s1600/bandoeses.JPG"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TQtm1ejLssI/AAAAAAAAAMs/8rCeDbK_ZLM/s320/bandoeses.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551644034583999170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Pazar, İstiklal Caddesi, öğleden sonra... Bu üç faktör bir araya gelince "keyif" sözcüğü istemsiz girer cümleye. İşte, tam da o cümleyi kurmanın zevkini yaşıyorum şu an: "Pazar, öğleden sonra 3'te İstiklal Caddesi'nde keyifli anlar yaşamak isteyenlere duyurulur; BandoESES, Rio'daki kadar göze hitap etmese de iddialı bir karnaval için geliyor! :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kardeş takım Kasımpaşa'yla 19 Aralık 2010'da yapılacak maç öncesinde Boğazın Kırmızı Şimşekleri önderliğinde, Eskişehir'den gelen taraftarların da katılımıyla binlerce kişi Taksim Meydanı'nda buluşup RTE Stadyumu'na marşlar ve artık taraflı tarafsız herkesin de keyifle izlediği ESPANA eşliğinde yürüyecek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TQtm_xf2G8I/AAAAAAAAAM0/nFd6_fZyHFk/s1600/5293_119801387747_836582747_2292229_3865326_n.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TQtm_xf2G8I/AAAAAAAAAM0/nFd6_fZyHFk/s320/5293_119801387747_836582747_2292229_3865326_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551644211468966850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Henüz Eskişehir deplasmanına gelmediği halde BandoESES'ten haberdar olan ve izlemek için fırsat kovalayan bir çok dost var İstanbul'da... Saçma bir güvenlik prosedürü nedeniyle enstrümanları deplasmanlarda tribüne alınmayan BandoESES, "Etrafı duvarlarla örtülü alanda şenlik ortamına engel olabilirsiniz, ama sokaklar bizim!" düşüncesiyle EStiklal Caddesi'nde yapacak bu sefer gösterisini binler eşliğinde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Saat 15:00 itibariyle Taksim Meydanı'nda başlayacak yürüyüş, Odakule'nin altından Kasımpaşa Stadyumu'na varmak suretiyle son bulacak... Hali hazırda ayağınıza kadar gelen bu fırsatı kaçırmayın, kenarından köşesinden yakalayın bu karnavalı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-1334811274803518694?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/1334811274803518694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/12/estiklal-es-la-nuestra.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1334811274803518694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/1334811274803518694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/12/estiklal-es-la-nuestra.html' title='EStiklal ES La Nuestra'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TQtm1ejLssI/AAAAAAAAAMs/8rCeDbK_ZLM/s72-c/bandoeses.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-5107199659061850655</id><published>2010-12-04T05:09:00.000-08:00</published><updated>2011-01-24T08:34:47.180-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Kayseri Öncesi Kısa Kısa</title><content type='html'>-Bu hafta maçımız pazartesi günü. Federasyon ve Lig TV sağolsun elele verip iğrenç bir fikstür çıkarıyorlar. Maçlarımızın büyük çoğunluğunu pazartesi ve cuma günleri oynuyoruz bu sene. Kayseri'de pazartesi oynadıktan sonra Cuma günü evimizde BJK'yi ağırlayacağız. Taraftarımızın önemli kısmı bundan fazlasıyla muzdarip olsa da stadımız doluyor, deplasmana taraftar gidiyor. 6 Aralık Pazartesi günü ise Kayserispor deplasmanına Kadir Has Stadyumuna gidiyoruz.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; -Takımda ilk haftalara nispeten -saha içinde- gözle görülür bir düzelme var. Hocasız çıkmamıza rağmen, özellikle son 2 haftada Trabzon (0-0) ve Manisa (2-1)  maçlarında oynanan futbol az da olsa ışık veriyor. O yüzden Kayseri deplasmanından oldukça ümitliyim ben. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; -Kalede İvesa , Defansta Sezgin(Koray) - Saffet - Diego - Volkan 4 lüsü yüzde 99 sahada olacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; -Ortada Doğa ve Bülent Ertuğrul sahada olur. 3. önlibero olarak Alper sahada olabilir. Trabzon deplasmanında böyle başlamıştık. Çok defansif bir ortasaha. Bu ortasahanın hücum yükünü çekmek için Erkan Zengin sağ açıkta görev alabilir. Büyük ihtimal önce rakibi yorup 2. yarı Sezer ve Burhan' ın oyuna dahil olmasıyla golü arayan taraf oluruz. Ancak ilk yarı gol yersek herşey değişebilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; -Forvet hattında Serdar'ın yeri garanti gibi duruyor. Deplasmanda rakip defansı yorup hırpalıyor, ayrıca pozisyona da girebiliyor. Yanına Adem- Jaycee ikilisinden biri de olabilir, Sezer forvet arkasında da oynayabilir. Böylece güçlü bir orta sahamız olur. Maç saati bunların hepsi belli olacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Kayserispor ise ligin en az gol yiyen takımı olmasının yanında sahasında oldukça etkili. Sahasında hiç yenilmemiş, 4 G 3 B almışlar. Ancak Santana ve Zaleyata gibi gol ayakları sahada olmayacak. Serdar Kesimal' da önemli bir eksik. Mehmet Eren şu an rakibin en etkili futbolcusu konumunda. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Benim Kayserispor'da en çok ilgimi çeken şey kalecileri Suleymanou. Topu oyuna o kadar güzel sokuyor ki tebrik etmemek elde değil. Ortasahaya kadar eliyle attığı uzun paslar bir çok kontra atağın başlangıcı oluyor. Dikkat etmemiz gereken en önemli husus.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Maç biletlerinin 1 TL olması Kayserispor camiasının bizden, özellikle de taraftar etkimizden çekindiğine net delildir, takımın sahaya çıkarken öz güvenle çıkmasına yardımcı olabilir bu detay. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Umarım 3 puanı alan taraf biz oluruz. İlk yarı bitene kadar toplayabildiğimiz kadar puan toplayıp, çok değil 1-2 önemli takviye ile üst sıralara tırmanmamız içten bile değil. Haydi ES-ES..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-5107199659061850655?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/5107199659061850655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/12/kayseri-oncesi-ksa-ksa.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5107199659061850655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/5107199659061850655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/12/kayseri-oncesi-ksa-ksa.html' title='Kayseri Öncesi Kısa Kısa'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TOcSpzO7KCI/AAAAAAAAACA/DxuNDIzh21o/S220/DSC01287.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6630544153355075147</id><published>2010-11-23T11:13:00.001-08:00</published><updated>2011-01-24T08:35:06.269-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinan alağaç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>yirmibeş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOwWRavII7I/AAAAAAAAAMk/DAyR4OltlaQ/s1600/sayg%25C4%25B1yla%2Ban%25C4%25B1yoruz%2B222"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 127px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOwWRavII7I/AAAAAAAAAMk/DAyR4OltlaQ/s320/sayg%25C4%25B1yla%2Ban%25C4%25B1yoruz%2B222" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542829729876812722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;henüz ilk yarısı dahi bitmemiş bir maçtayken,&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;erken jübile yapıp tribüne çıktığında 25'indeydi...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;gitmese bir 25 daha yaşayacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;şimdi ben 25'imdeyim, vedam ne zaman olur bilinmez,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bir 25 daha yaşarsam görür müyüm o kupayı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;işte onu bilmek gerçekten imkansız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ama bildiklerim de var elbet; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;değil 25, 50 yıl geçse dahi o gün gelecek,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;elimde kupa, içindeyse şampanya değil, Sinan'ın ruhu olacak!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;...ve maç işte o gün bitecek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6630544153355075147?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6630544153355075147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/11/yirmibes.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6630544153355075147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6630544153355075147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/11/yirmibes.html' title='yirmibeş'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOwWRavII7I/AAAAAAAAAMk/DAyR4OltlaQ/s72-c/sayg%25C4%25B1yla%2Ban%25C4%25B1yoruz%2B222' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-3235887771600199468</id><published>2010-10-16T18:20:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:35:20.489-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>"O" Günü Yaşamak</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; line-height: 18px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Yakın arkadaşım Ufuk Akbay, aşka gelmiş, ekşisözlük'e Cebeci İnönü Stadyumu'nda oynanan 2. Lig B Kategorisi Play Off Finalini ve "O" gün yaşadıklarını yazmış. Keyifle okuduktan sonra iznini aldım ve sözlük formatından blog formatına çevirerek yayınlama kararı aldım. Başlık için de düşünmedim hiç, zaten yazının içinde saklı bir başlık vardı... "O" Günler vardır hani hayatta, onlardan birini yaşamış Ufuk, ben de gerekeni yaptım. Uyarıyorum, bu yazı geçmişe götürür, hüzünlendirir!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sabahın bu saatinde, saatlerdir "O" güne dair videoları, kayıtları izleyerek hem hüzünlenmeme hem sevinmeme, garip bir ruh haline bürünmeme sebep olan maçtır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Üzerinden yıllar geçmiştir lakin halen unutulmamıştır "O" güne dair anılar, muhtemelen de ömür boyu unutulmayacak. Üzerinden bu kadar zaman, bu kadar yıl geçmesine rağmen yine o günü hatırlamak, hatırlatmak ve unutmamak adına bunları yazıyorum şimdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki o gün hepimiz yıldızdık gerçekten Ankara'da.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;Maç saat 16'da olmasına rağmen 12'de Cebeci İnönü Stadı kapılarına dayanmış binlerce taraftar vardı. mayıs ayının sonu haziran ayının başlangıcı olan o sıcak dönemde inanılmaz gelmişti bu durum bana. Ama çok sürmedi, kendimi stada girebilen ilk kişilerden olduğuma inandırmıştım nasılsa. Halbuki içeride binlerce kişi vardı. bize ayrılan bölüm çabuk bir şekilde doldu ve dışarıda daha binlerce taraftar vardı. Bu yüzden önce kale arkaları daha sonra da alt kat açıldı. Tabi buralar da maçın başlamasına saatler kala doldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, serif; line-height: normal; font-size: 16px; color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOr0_NnDk2I/AAAAAAAAAMc/cYAaHvQ6WM0/s320/86lj2pc9.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542511658255225698" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 256px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O mayıs sıcağında öğle vakti insanların içi kıpır kıpırdı ama kimse halinden şikayet edecek durumda değildi, çünkü bunu biz seçmiştik. Saatlerce aç susuz şekilde o tribünlerde takımımızı yalnız bırakmadık.  Stadyum "O" gün her tezahüratta her zıplamada dayandı. Titriyordu, korkuyordu ama dayandı. "O" gün adeta dünyadaki tüm iyilikler, tüm güzellikler ES ES için el birliği vermiş hiç bir şeyin kötü gitmesine izin vermiyordu. Öyle ki; normalde maçlarda görevli olduğu için binbir şikayet eden ya da taraftarla -ki onbilerce kişiden söz ediyoruz- sorun yaşayan polisler bile "O" gün tek bir olumsuz olayla karşılaşmadı, hem de yaklaşık 300 taraftara 1 polis düşerken.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dedik ya "O" gün tüm iyilikler ES ES için el birliği yaptı diye, ama yine de bir rakip söz konusuydu: Pendikspor. Ama bu problem bile maç başlamadan çözüldü; maç başlamadan yaklaşık 2 saat önce stada gelen takım kafileleri sahaya çıkıyordu, tabiki rakip takım yuhalamalar eşliğinde bunu yapıyordu. Ama sahayı kontrole çıkan bütün Pendikspor oyuncuları ellerinde cep telefonları ya da fotoğraf makineleriyle Eskişehirspor Taraftarı'nı ölümsüzleştiriyordu. İşte o zaman en son ve tek problem olan rakip takım da çözüme kavuşmuş oluyordu.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Artık geriye sadece "O" eşsiz günü tarihe yazmak kalıyordu, bu da Eskişehirspor Taraftarı'nın en iyi yaptığı şeydi zaten. Maç 3-0 gibi net bir skorla biterken, rakip tribün boş kalıyor o tribüne giren az sayıdaki seyirci de bir müddet sonra tribünü terk ediyordu.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, serif; line-height: normal; font-size: 16px; color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOr0uBfDnGI/AAAAAAAAAMU/oFFJTr3jYcY/s320/serkancirak_CIMG1639.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542511362942671970" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;Saha dışında olduğu gibi saha içinde de "O" gün dünyadaki her şey Eskişehirspor için el birliği yapmıştı, sahada rakip adına tek bir olumsuz ya da kötü durum yaşanmamış, ne bir sertlik ne de bir gerginlik olmamıştı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya "o" gün sıradan bir gün değildi, "o" gün kutsanmış bir gündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstanbul'dan Ankara'ya gitmiş ve maçı izlemiştim ama daha "O" gün bitmemişti, daha Eskişehir'de bunun devamı olan kutlamalar bizi bekliyordu. Bu yüzden alelacele Aşti'ye gittim, tabiki boynumda atkımla. Ama yürümek ne mümkün; gören herkes tebrik ediyor kimi atkı istiyor kimi taraftarı soruyordu. Bulabildiğim ilk otobüsle Eskişehir yoluna düştüm. Bütün yol adeta siyah-kırmızıydı. otobüsteki yolcular da bu durumdan etkilenmiş sevinçle birbirlerine yoldaki bu renk cümbüşünü gösteriyorlardı.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yol, bu heyecanla çok uzun sürdü haliyle ama değdi. Sabah Ankara'ya akan o coşku seli akşam da Eskişehir'deydi. Ankara'daki onbinler Eskişehir'de yüzbinler olmuştu. "O" akşam Eskişehir'de hiç kimse evde değildi, herkes kutlama yapıyordu.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Konserler, konuşmalar derken "O" gün artık bitiyordu ne yazık ki. İlahi güçler görevlerini yerine getirmişti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Benim açımdansa, Ankara'dan İstanbul'a olan Eskişehir molalı yolculuğumun daha 2. yarısı oynanacaktı. Bu yüzden geceki istanbul treninde yerimi aldım. Şansıma ikili koltuklardan birindeydim, koridor tarafında. Yanımda ise 65-70 yaşlarında yaşlı bir amca vardı, halinden bir memnuniyet bir mutluluk seziliyordu. Çok geçmeden konu açıldı, o amca da benim gibi İstanbul'dan Ankara'ya maç için gitmiş ve maçtan sonra da dönüyordu. Uzun yıllardır maçlara gitmiyor ve hatta Eskişehir'e bile uğramıyordu, gerçi Eskişehirli de değildi. Ama Eskişehirsporlu'ydu. Eskişehirspor'un da bir şehir takımından fazlası olduğunu kanıtıydı aynı zamandı bu yaşlı amca. O yaşında bu kadar yorucu bir koşturmacaya katlanması hayret vericiydi ama demiştim ya "O" gün normal bir gün değildi.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sabah istanbul'a indiğimde ilk işim bütün gazeteleri almak oldu. Güneşli yeni bir gün martı sesleriyle karşımdaydı İstanbul semalarında ve hiç olmadığım kadar mutluydum. Doğum günü hediyemi birkaç gün öncesinden, hayatımın ilk aşkı olan büyük sevdam Eskişehirspor'dan almıştım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hani derler ya bir gün herkes bir dakikalığına da olsa yıldız olacak diye, Eskişehirspor bunu başardı işte. Hem de bir dakika değil, tam bir günlüğüne, en başta da dediğim gibi, "O" gün hepimiz yıldızdık gerçekten de.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;b&gt;Ufuk Akbay&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-3235887771600199468?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/3235887771600199468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/o-gunu-yasamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3235887771600199468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3235887771600199468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/o-gunu-yasamak.html' title='&quot;O&quot; Günü Yaşamak'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TOr0_NnDk2I/AAAAAAAAAMc/cYAaHvQ6WM0/s72-c/86lj2pc9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-4068971717972029328</id><published>2010-10-04T14:57:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:35:31.510-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Taraftar ne ister?</title><content type='html'>Krizlere girip çıkıyor takımlar. Kimini teğet geçiyor bu krizleri, kimi boğuluyor içinde... Sadece ülkemizde değil dünyadaki herhangi bir takım (Barcelona'dan Sunderland'e kadar) 3-4 maç üst üste kazanamadıysa çatlak sesler çıkar tribünlerden hemen. Ancak, taraftarlar gerçekten takım kazanamadığı için değil, saha içi ve dışındaki sorunları gördüğü için çatlak sesler çıkarmaya başlar. Peki futbolun en temel öğesi olan taraftarlar gerçekte ne ister? Sesli düşünüyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Atılan gol sonrasında futbolcusu tribüne koşsun ister. Yüzüğünü öpmesini istemez mesela, yada teknik direktöre terli terli sarılmasını istemez. Amblemi öpsün ister. Saçma saçma skeçler yapmasını istemez. Takım arkadaşıyla sahada sevişmesini de istemez. Sekiz takla atmasını üst üste, sağa sola hareket yapmasını hiç istemez. Kısacası güzel futbolcu golden sonra tribüne koşandır.. Bunu ister taraftar, çok şey midir ?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpZBokru6I/AAAAAAAAAB4/NI9gUItOSWg/s1600/adem.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 303px; height: 197px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpZBokru6I/AAAAAAAAAB4/NI9gUItOSWg/s400/adem.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524325777529355170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Orta sahada pas görmek ister. Kimseden Messi gibi üst üste 6 futbolcu çalımlamasını beklemez belki ama 4 yerinde pas yapmanızı ister. "Bu adamlar takım olabilmiş, birbirlerine yardım ediyorlar" diye düşünmek ister. 40 metre isabetli pas mutlu eder belki, ama o pasın güzelliğinden çok bekleyenin topa koşması heyecanlandırır bizi, inandığını görmek isteriz. Bunu ister taraftar, çok şey midir ?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpYtvOTUrI/AAAAAAAAABw/HcU2mrtqDy4/s1600/3713_20080914222515653_mac5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpYtvOTUrI/AAAAAAAAABw/HcU2mrtqDy4/s400/3713_20080914222515653_mac5.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524325435717145266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Defansta gözünü açan futbolcu ister. Rakibin peşinden koşan futbolcu görmek istemez. Rakibin önünde duran futbolcu görmek ister. Centilmenlik falan görmek istemez dürüst olmak gerekirse,  yeri geldiğinde indirmeni ister taraftar gole giden adamı. Kaleci topu oyuna sokarken, toptan kaçmanızı izlemek istemez. Top isteyip oyuna sokmanızı ister. Kısacası güzel futbolcu dikkatli olandır, konsantredir, oyunun içindedir. Bunu ister taraftar, çok şey midir?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpYT-yeacI/AAAAAAAAABo/59SngzZeCRM/s1600/14.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpYT-yeacI/AAAAAAAAABo/59SngzZeCRM/s400/14.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524324993218800066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kalede dev bir yürek görmek ister. Dev bir adam görmek ister. Kalede sadece bunu görmek ister. Çok şeydir bu evet. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(İvesa'yı takımdan koparanlara selam olsun! Eskişehirspor tarihinde Sinan Alaağaç' ı mezarı başında ziyaret eden nadir futbolculardan biriydi o dev yürek...)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpX6iaZVYI/AAAAAAAAABg/ozakOOuflTU/s1600/B_76749d0275aab2363cae2486b20c8860.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 388px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpX6iaZVYI/AAAAAAAAABg/ozakOOuflTU/s400/B_76749d0275aab2363cae2486b20c8860.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524324556104881538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kenarda heyecanlı bir teknik direktör görmek ister. Taraftarla hop oturup hop kalkmasın kabul, ama yenildiğimiz zaman yüzü düşsün, morali bozulsun ister. Çuvaldızı birilerine batırırken iğneyi kendine batırmayı bilsin ister, özeleştiri ister yani... Taraftar kutsalını unutmamasını ister. Maçtan sonra net olmasını ister. Ağzında laf gevelemesini istemez. Net bir teknik direktör ister taraftar. Forma aşkı beklemez teknik direktörden ama formaya aşıklara saygı ister. Bunu ister taraftar, çok şey midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yönetim mi? Onlardan sadece işini yapmasını ister. Yönetebilmesini ister takımı. İsimlerini bile merak etmez hiç birinin. Ne iş yaptığıyla, yada isimleriyle ilgilenmez taraftar. Yönetebilsin ister sadece.. Sadece yönetebilsin ister. Bunu ister taraftar, çok şey midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-Bu 'taraftar' denilen canlılar TARAFTARA LİYAKAT, ARMAYA SADAKAT ister. Çok şey midir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-4068971717972029328?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/4068971717972029328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/taraftar-ne-ister.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4068971717972029328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/4068971717972029328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/taraftar-ne-ister.html' title='Taraftar ne ister?'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='19' src='http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/S8uIFSwrRwI/AAAAAAAAAAM/_Eo4F3e2XIc/S220/21950_1239107231130_1632762069_584788_3775920_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/TKpZBokru6I/AAAAAAAAAB4/NI9gUItOSWg/s72-c/adem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8036874420080179548</id><published>2010-10-04T03:31:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:35:42.701-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Kahır Mektubu - 7</title><content type='html'>İyi gün taraftarı değilim elbette. Yazmıyor oluşumun başka nedenleri vardı, kişisel... Sonra düşündüm biraz, şimdiye kadar ne vakit darlansam, ne vakit sığınacak liman arasam Eskişehirspor'da buldum kendimi... Şimdi yine burada kelimlerle cambazlık yapma peşindeyim işte.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkesin bir hikayesi vardır tuttuğu, ilgi duyduğu takıma dair. Babasından aldığı mirastır bir çocuk için mesela, ya da kaybettiği bir iddia sonrasında irdeledikçe, tutmak zorunda kaldığı takıma duyduğu sempatidir, bir genci taraftar yapan. Yada, uğruna şiirler yazdıracak kadar kutsaldır gurbetteki bir ihtiyar için... İşte o ihtiyarların en aşk dolusu Eskişehirspor Taraftarı Selahattin Erdoğan ve onun manifesto kıvamında mükemmel şiiri...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Kahır Mektubu - 7&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); line-height: 16px; "&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Zor zamanda geldiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bağrımıza bastık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ölmeyi haram kıldık kendimize&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Tahtına oturtmadan ESES’imizi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bu uğurda sineye çektik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Günahınızı sevabınızı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Gönüldaşım çıktı haykırdı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlamıyorlar bizi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yazarız dedik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Söyleriz dedik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Çizeriz dedik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlatırız sevdamızı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlatırız devrimlerimizi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlatırız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlatırız dedik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Eskişehirspor’un gerçek anlamını&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sanala bağlandık anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sütun sütun yazdık anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sazın teline vurduk anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Lafın belini kırdık anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bağırdık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Çığırdık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Gırtlağımızı patlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Şiirler yazdık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Nameler düzdük&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yetmedi besteler yaptık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlattık babam anlattık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz yine de anlamadınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Eskişehirspor’u sadece futbol takımı sandınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bilemediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlayamadınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;O’nun&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Beden siz bir ruh olduğunu göremediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kara gözlü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kızıl saclı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sevgilimizi siz hiç tanımadınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Göremediniz bilemediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kızılcıklı’da sol böğrümüze saplanan hançeri&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Acılarına aldırmadan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Söküp çıkarırken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ankara’dan getirdiğiniz hançerle&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Şah damarımızı kestiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Acı üstüne acı verdiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bir hançeri sökerken biz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz hançer üstüne hançer vurdunuz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Biz Kızılcıklı’nın namusunu kurtarırken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz kutlu mabette kanarya beslediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz ne Anadolu Yıldızı’nı anladınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ne de Kırmızı Şimşekleri&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;ESES deyince herkes alkış tutarken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz nazi subayları sandınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlamadınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bilemediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kara&amp;amp;Kızıl sevdamızı göremediniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Tribünlerde en güzel türküler söylenirken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz cinconlu türkücü getirdiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Siz anlamadınız ama bin anladık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anladık ki,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Gözünüz kör&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Diliniz lal&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kulağınız sağır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Zihniniz durağan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Altmışbeş’ten&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yetmiş beşe&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bir avuç yürekli adamla&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Fethetmişken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anadolu’nun sevdalı yüreklerini&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Şimdi sayenizde utanır olduk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;O yüreklerden&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sporcu’nun&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;ZEKİ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;ÇEVİK&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;AHLAKLISI’nı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Seven Atamızın yolundan sapmadan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Dürüstlüklüğümüzle&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Gönüllerde taht kurmuşken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Şimdi ahlaksızlıktan yargılanır olduk sayenizde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Belli ki sizin umurunuzda değil&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Utanmak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yine bize düştü…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Anlamadınız bizi anlamadınız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Paramızı çalın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yiyin efendiler yiyin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Der geçeriz…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Takımı en alt kümelere düşürün&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;-         Sen şampiyon olmasan da…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Diye türküler söyler coşarız yine de&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;En pahalı bileti bize satın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Evin kiremitlerini satar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yine de geliriz o kutlu mabede&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bırakın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kapatmayın açık tribünü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hatta sökün gitsin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kapalının üstünü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;-         Yağmurda çamurda seninleyiz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Diye besteler yapar oynarız&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yağmur sevişir, rüzgarla dans ederiz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Her şeye eyvallah deriz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kara&amp;amp;Kızıl sevdamız uğruna…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bir tek hazinemiz var bizim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Atamızdan yadigar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;AHLAK’ımız var…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Biz Bolel’in önderliğinde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;En Zeki idik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;En Çevik idik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ve en önemlisi de en Ahlaklı idik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sizin önderliğinizde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ahlaksızlıktan yargılanır olduk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yaktınız yüreğimizi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Ölüm oyununun son perdesini koydunuz sahneye&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Yeter artık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Oyun bitti&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Terk edin o kutlu mabedi…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Birden yediye dizildi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Kahır mektupları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hoca’nın yüreği ezim ezim ezildi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hem gönlünün&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hem gönüldaşının&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hislerine tercüman oldu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Sesine kulak verin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Hatalarını örtüverin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bir an evvel buralardan gidiverin….&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8036874420080179548?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8036874420080179548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/kahr-mektubu-7.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8036874420080179548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8036874420080179548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/10/kahr-mektubu-7.html' title='Kahır Mektubu - 7'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-3903148139388294040</id><published>2010-09-11T01:58:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:35:54.464-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Deplasman Günlüğü # 2</title><content type='html'>Aslında söylenecek, söylenmesi gereken o kadar çok şey var ki maça dair... En gerekli olduğu maçlarda disiplin sorunu(!) nedeniyle oynatılmayan Batuhan'ı yada neden ısrarla maç esnasında sahada değil de kale arkasında ısınmakla ömrünü tüketmek zorunda kalan Adem Sarı'nın oynatılmadığını falan yazmak istemiyorum. Herkesin gördüğünü söylemek kolaya kaçmak olur....&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tek bir detay var kafamda... Maç boyu çıkan olaylar arasında karşılıklı yapılan tezahüratlardan beni en çok yaralayanı... Bursaspor tribünlerinden yükselen "Eses Kümeye" sesleri... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oysa ne de güzel hayallerimiz vardı, soranlara tek hedef zirve dedik yıllarca.. Realist olmak gerekirse de, bu sezon şampiyonluk değil belki ama en azından onurlu bir mücadeleyle ilk 3, ilk 4 olur diyorduk içten içe. &lt;b&gt;Olmuyor, taraftarın ne kadar pozitif bakarsa baksın, başarı için inanması gerekenlerin en mühimi, profesyonel(!) yaşantılarına senin hayallerini sığdıramayacak kadar sığ düşünenlerden oluşuyorsa olmuyor işte...  &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Komşunun keyfi yerinde zafer türküleri söylerken, bize kalan yine deplasman günlüğüne Türk Sanat Müziği eşliğinde not düşmek oluyor işte... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-3903148139388294040?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/3903148139388294040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/09/deplasman-gunlugu-2.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3903148139388294040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/3903148139388294040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/09/deplasman-gunlugu-2.html' title='Deplasman Günlüğü # 2'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-2037148466959146797</id><published>2010-08-21T03:38:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:36:09.645-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konyaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rıza çalımbay'/><title type='text'>Deplasman Günlüğü # 1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_j3Xcj6nI/AAAAAAAAAKk/fGCnerJFE30/s1600/uyar%C4%B1.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_j3Xcj6nI/AAAAAAAAAKk/fGCnerJFE30/s1600/uyar%C4%B1.png"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_j3Xcj6nI/AAAAAAAAAKk/fGCnerJFE30/s320/uyar%C4%B1.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507871409623526002" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_hPhpp4MI/AAAAAAAAAKc/YevD0xxXI6I/s1600/konya.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Yolculukların ilk ve son dakikalarıdır, en tehlikeli anları. Tatlı bir rehavet çöker bünyeye, gafil avlanırsın. Dün maçın ilk ve son 5 dakikasında, yani gollerin geldiği anlarda işte tam da bu rehavet vardı üzerinde takımın. Sanki, o dakikalar formalite, sanki o dakikalar ısınma turu, yarış öncesinde.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaptığı açıklamada hatayı defansta bulmuş Rıza Hoca, kelimesi kelimesine "Defansımızda yaptığımız inanılmaz hatalardan mağlup olduk... ... Bu maç gösterdi ki defansımızda çok büyük zaaf var. Onu bir an önce çözmemiz gerekiyor..." demiş!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbolun teknik - taktik boyutundan fazla anlamam, ukalalık yapacak kıvamda değilim en azından. Ama gerçekleri görmek için futbol bilmeye gerek yok. Futbol kulüplerindeki bürokrasi o kadar da karmaşık değil. Bir takımın başında 3. sezonunu geçiren bir teknik direktör, yaz kampında eksikleri görür, yönetimde ilgili kişiye bildirir. Yönetim de gerekli müdahaleyi yaparak boşlukları doldurur... Yada en azından ben böyle olduğunu sanıyordum.  Rıza Çalımbay bunun aksini düşünmüş olacak ki yukarıdaki açıklamayı yapmış. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evet, haklı tarafları var, sonuçta sahaya girip oyuna bizzat dahil olamaz. Bu kadar pozisyon sonrasında istediğini elde edemeyince serzenişte bulunmak önce kulağa makul ve mantıklı geliyor. Anlayış gösteriyor insan... Ancak; sezon öncesinde transfer yapılırken değil de 2 haftada kaybedilen 5 puan sonrasında bu tepkiyi vermesi abesle iştigal oluyor. Kaldı ki, bahsi geçen hocanın, takımı oyuna bu kadar hakimken dahi pas yapmaktan korkarak, şişirme toplarla, doldur - boşaltlarla oynatmasının anlaşılır, kabul edilir yanı yok. Kaliteli kumaşla cam silmeye benziyor bu yaptığı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bireysel yetenekleri hiçe sayılmayacak durumda olan futbolculara ligin henüz düzeni tam oturmamış, beraberliğe "ne alâ" diyecek bir Konyaspor karşısında dahi defansif futbol oynatmaya çalışan, beraberliği kurtardıktan(!) hemen sonra kenarda ısınan forvet Adem'i kulübeye çağırıp rakip hocaya, Ziya Doğan gibi çakal bir hocaya oyundan beklentisi konusunda ipucu veren, beraberliğe tamah ettiğini ilan eden, akabinde saldıran Konyaspor karşısında skor 2-1 olunca Adem'i tekrar ısınmaya yollayıp alelacele oyuna sokan Rıza Çalımbay'ın özeleştiriden uzak tavrı beni esas korkutan oldu. Zira, &lt;b&gt;görmezden gelinen her hata tekrarlanmaya mahkumdur. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_hPhpp4MI/AAAAAAAAAKc/YevD0xxXI6I/s320/konya.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507868526144774338" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 302px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şapkamızı önümüze koyup düşünme vakti şimdi. Sezonun 2. haftasında, o kadar da zor rakiplerle oynamamış olmamıza rağmen 1 puandayız. Sıradaki iki rakip de Galatasaray ve Bursaspor... Bakalım, neler olacak 4 maç sonunda. &lt;b&gt;Sportif başarıyı umursamayan bir taraftar kitlesine bile&lt;/b&gt; isyan ettirmeyi başaran Çalımbay, yine inanılmaz(!) defansif hatalardan mı dem vuracak, talihsizlikten mi...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-2037148466959146797?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/2037148466959146797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/08/deplasman-gunlugu-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2037148466959146797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/2037148466959146797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/08/deplasman-gunlugu-1.html' title='Deplasman Günlüğü # 1'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TG_j3Xcj6nI/AAAAAAAAAKk/fGCnerJFE30/s72-c/uyar%C4%B1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7186282427984079094</id><published>2010-08-09T03:17:00.000-07:00</published><updated>2011-05-31T03:52:24.153-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Haybeden Gerçek Üstü Aşk</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TF_nyuPPD6I/AAAAAAAAAKU/Tsor5_Yrs4k/s1600/DSC03476.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne beklersin böyle bir günden? Haftalardır ayrı düştüğün o uzak şehre iş yüzünden ağustos sıcağında gitmek zorunda kaldığında hayıflanıyordun hani... Gece 8 saat süren otobüs yolculuğunda, yanında hafif hafif horuldayan, başını senin omzuna dayamış "dayı" eşliğinde dinlediğin o yolculuk konseptli romantik şarkılar dinlendirmiyor, daha çok bunaltıyordu seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz bir gecenin ardından sabahı ettiğinde nemden terleyen İstanbul karşıladı seni. Yine aynı soğuk memlekettesin işte. Hadi gecikmeden hallet işlerini, hızlı davranırsan biraz dinlenmeye vaktin kalır dönüş yolu öncesinde. Ama dur, bugün tuttuğun takımın buralarda köhne bir stadda hazırlık maçı vardı sanki? Arkadaşlarla irtibat kurup maça gitmeli. Hem belki dinlenemezsin ama, en azından epeydir hasret kaldığın şeye, tribünlerin o soğuk betonuna, kavuşursun. Takımın yeni oyuncularını, formasını görürsün; en güzeli de söylenmeye söylenmeye unutulmaya yüz tutmuş tezahüratları söyleme fırsatı bulursun. Az bilinen ama sözleri resital kıvamında olan besteler hani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gidebilme olasılığı üzerine hızlıca hallettin işlerini, soluğu Taksim'de arkadaşlarının yanında aldın. Öyle ya, İstiklal Caddesi'nin ara sokaklarındaki soğuk biradan geçer maça giden yol. Güzergahı limitleri aşmadan takip ederek stada vardınız. Taş çatlasa 50 formalı atkılı taraftar, aslında seyircisiz bir idman maçı olması planlanan maçı izleyebilmek için kapı önünde direnişe başladınız. Çabalar sonuç getirdi ve kavuştun o anlata anlata bitiremediğin basamaklı platforma, tribüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir ne umutlarla inşa edilmeye başlanmış ama devamım gelmemiş bir stadyumdasın. Etraftaki evlerin 3. - 4. katından dahi sahaya hakim olmak mümkün. Tam bir amatör ruh var yani ortamda. Saat öğleden sonra 6, aylardan ağustos, takım aşkı mevsim normalleri üzerinde. Ter içindesin, aylardır maça gitmemiş olmanın getirdiği hamlamayı üzerinden atmak istiyorsun. Silkelenip kendinize geldikten sonra başladınız tezahüratlara mütevazı bir kadroyla, ama coşkun bir sesle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla geçmeden goller geldi : 1-0 , 2-0, 3-0... Tribün oturmuş çekirdek çitlemeye başlamıştı artık. Sıcaktan bunaldığın yetmez gibi ardı ardına yedin golleri. Duruldun ister istemez... İkinci yarı, başladı, yine benzer senaryo. Zaten idman maçı diye düşünen oyuncular 'bitse de gitsek' havasında geziniyor sahada... Arkanı dönüyorsun sahaya. Tribünde çekirdek çitleyenler susamaya başlamış, terliyor. Ama inatla çıkmıyor kimse, gitmiyor evine, yoluna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizce, kendi halinde mırıldanmaya başlıyorsun: "Sensiz hayat bir işkence / Dilimdesin gündüz gece / Satır satır hece hece / Şarkılarım senin için...." Hakan duyuyor seni yanı başında, eşlik etmeye başlıyor o da sesini yükseltmeden... Sonra Alper Abi o yaşına aldırmadan sitemli bir sesle arkadan güç veriyor size. Derken yavaş yavaş herkes o kadar da gür olmayan bir sesle kıtaları ardı ardına okumaya başlıyor aklında kaldığı kadarıyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç bitmek üzere artık, ama taraftar ayağa kalktı bir kere. O ihtiyar bestenin ortalarında bir kıtaya takılıp kalıyorlar sanki anlaşmış gibi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilsen de bazı bazı&lt;br /&gt;Taraftarın buna razı&lt;br /&gt;Sen şampiyon olmasan da&lt;br /&gt;Çekeceğiz bu cefayı&lt;br /&gt;Çekiyoruz ESES çekiyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam o esnada tezahüratlar arasında, bir fotoğraf ilişiyor gözüne henüz çekilmemiş. Besteyi yarım bırakıp arkadaşından makineyi kapıp koşuyorsun ardından. Fonda alt tarafı bir hazırlık maçı demeyip 3-0 yenildiğini inkar edercesine bağıran anormal insanların sesi, gözünün önünde bu fotoğraf... Maç bittiğinde yetmezmiş gibi meşale yakıp takımı çağırdığınızda rakip takım az önce aldığı galibiyeti unutup içerliyor. Hiç bir 3 puan sonrasında karşılıklı tezahürat yapamamış bir takımın oyuncusu olmaktansa, berbat bir futbol sonrası fark yediğinde yeri göğü inletip "Sağlık olsun" diyebilen bir taraftarın takımında oynamayı kıskanıyorlar içten içe. Onların da gönlünü alıyorsunuz maç sonunda tebrik ederek. Tepkisiz kalamıyor, gülümseyerek alkışlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TF_nyuPPD6I/AAAAAAAAAKU/Tsor5_Yrs4k/s1600/DSC03476.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TF_nyuPPD6I/AAAAAAAAAKU/Tsor5_Yrs4k/s320/DSC03476.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503372128261443490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün sonunda yine otobüste, bu kez hiç bir şeyi duymadan, hissetmeden 8 saat boyunca uyuyarak yorgunluk atıyorsun. Ama rüya görüyorsun elbette. Rüyanda o fotoğraf var yine. Yüzünde tebessüm...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7186282427984079094?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7186282427984079094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/08/haybeden-gercek-ustu-ask.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7186282427984079094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7186282427984079094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/08/haybeden-gercek-ustu-ask.html' title='Haybeden Gerçek Üstü Aşk'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TF_nyuPPD6I/AAAAAAAAAKU/Tsor5_Yrs4k/s72-c/DSC03476.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-8652635764972627305</id><published>2010-07-17T09:49:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:36:28.460-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='scar'/><title type='text'>Hacı Abilerin anısına..</title><content type='html'>Dar Alanda Kısa Paslaşmalar. Türk yapımı bir futbol filmi. Ben bu filmi tam 8 yıl önce izlemiştim. O zamanlar amatör bir futbol takımın alt yapısında, başarılı bir futbolcuydum. Geçtiğimiz günlerde tekrar izledim. Öncelikle film hakkında konuşmak istiyorum. The Damned United, Football Factory, Goal serisi ve Green Street Hooligans filmlerini de bu film kadar dikkatle izledim. Ancak Dar Alanda Kısa Paslaşmalar'dan aldığım tadı hiç birinde alamadım. Belki kurgu olarak, sanatsal anlamda, senaryo ve oyunculuk bazında bu saydıklarım çok daha iyi olabilir. Ama filmde anlatılmak istenen duyguyu, ben bu filmde 8 yıl önce de şu zamanda da çok daha iyi aldım. Gerçekten başarılı ve her Türk futbolseverin izlemesi gereken bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde Esnafspor isimli amatör takıma varını yoğunu koyan mahalleli anlatılıyor. Özellikle Savaş Dinçel ustanın canlandırdığı 'Hacı Abi' karakteri ön planda. Kendisini tekrar güzel bir biçimde analım burda. Filmi izledikten sonra benim aklıma yıllar önce Eskispor' da oynarken, hocamız olan Şinasi Yeşilçim geldi. Kendisi de şu an bu dünyada değil. Onun da ruhu şad olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskispor; Eskişehir' in su işleri idaresinin takımıydı. Benim altyapısında oynadığım dönemde takım 3. lige kadar yükselmişti. Teknik Direktörlüğünü efsane futbolcularımız; Fethi-Nihat-Ender' in Nihatı,  Nihat Atacan yapmıştı. Metehan isimli forveti unutmak mümkün değil. Mehmet Yıldız' ın farklı versiyonuydu. O sene özellikle şehir benimsemişti Eskispor' u. Maçlarında Eskişehir Atatürk Stadı'na kapalı tribününe gelirdi taraftarlar. Biz de maçlarda top toplayıcılığı yapardık. Ayrıca yaş grubumuzda başarılı maçlar da çıkarmıştık. Daha sonra 2006 yılındı kapatıldı takım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şinasi Yeşilçim' e gelelim.  Soyadından anlaşılacağı gibi yeşil çime aşık bir insandı. Bu yüzden bu soyadını aldığını söylerdi hep. Aslında kendisini çok iyi hatırlamıyorum. Hem yaşım ufaktı hem de aradan 8-9 yıl geçti. Ancak bende iz bırakan insanlardan biri oldu. Tıpkı Dar Alanda Kısa Paslaşmalar filmindeki Hacı Abi gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altyapıyla ilgilenenler bilir. Yaz aylarında bir hücum olur alt yapıya. Her yaştan çocuk futbol oynamak ister. Ancak kışın aynı derecede kaçılır takımlardan. Takım çok profesyonel değilse, tutamaz elinde çocukları. Hatta kış aylarında antreman bile yapılmadığı günler olur. Öyle günleri sık yaşadığımız bir kış mevsimiydi. İyi hatırlıyorum antreman zamanı cumartesi sabahı saat 9'du.  Ancak başka zaman yoktu benim yaş grubum için. Eskişehir' in de ayazı beterdir. Hiç kimse o havada hafta sonu evde televizyonda çizgi film izlemek varken kalkıp o soğukta antremana gelmez. Yine böyle bir kış günüydü işte; ama hava gerçekten çok soğuk, kuru Eskişehir ayazı. Ben her zamanki gibi Şinasi Hoca ve takımda oynayan torunuyla birlikte saat 8 de açıyorum klüp binasını. Saat 08.30' a kadar bekliyoruz. Ne gelen var ne giden. Daha sonra bizim gibi 3 deli daha çıktı geldi. 5 kişiydik. 12-13 yaşlarında 5 kişi. Biz eve gideriz diye üstümüzü değiştirmiştik. Ancak Şinasi Hoca yanımıza geldi. Sağlam bir şekilde azarladı bizi. Giyin üstünüzü antremana gidiyoruz dedi . Biz giydik üstümüzü. Daha sonra 5 kişiyle gittik o havada tam 5 saat antreman yaptık. Takip eden haftada da aynı senaryo yaşandı. Bu 65 yaşındaki amca, hatta dede, bizleri kaybetmemek adına her hafta o yaşında geliyor, klüp binasını açıyor, 20 dakikalık otobüs yolculuğundan sonra antremanı yaptırıyordu. Ayrıca oyun da oynamıyorduk çocuğuz diye.  Ağır antreman yaptırıyordu toplu ve topsuz. Gayet kaliteli futbol bilgisi veriyordu mevkiilerimiz hakkında. Elimize birer cep kitabı vermişti. Her hafta bize oradan sorular soruyordu, tatlı sert biçimde cezalandırıyordu bilemediğimiz sorularda. Ben o zaman öğrendiğim herşeyi çok iyi hatırlıyorum. Belkide bu hoca sayesinde maçları izlerken orta-şut-gol olarak  değil de, profesyonel bir gözle izliyorum. Futbolcuların mental özelliklerine, saha içinde ve pozisyon sırasında aldıkları  poziyonlara dikkat ediyorum. Ufkum o yaşta genişlemişti futbol anlamında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TFlQGhC3ShI/AAAAAAAAAKM/Q4sJPB5bqSs/s1600/dakp2.png"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 174px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TFlQGhC3ShI/AAAAAAAAAKM/Q4sJPB5bqSs/s320/dakp2.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5501516492689590802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yaz mevsimi gelene dek bu şekilde 5-6 kişiyle antreman yapmıştık. Daha sonra kendisi hastalığından dolayı bıraktı ve hastalığı sonucu vefat etmişti yanlış hatırlamıyorsam. 65 yıllık ömrü hakkında hiç bir bilgim yok. Ancak o 4-5 aylık dönemde beni de kendisine hayran bıraktı. O yaşta öyle bir azim ve istekle bize bir şeyler öğretmeye çalıştı. Bizi kazanmaya çalıştı. Biz zaten daha sonra özel sebepler sonucu bıraktık futbolu. Okulumuza yöneldik. Hayal ettiğimiz meslekten uzaklaştık. Ben yirmi küsür yıllık ömrümde o tarz bir futbol emekçisi tanımadım daha sonra. Belkide tanımayacağım. Böyle filmlerde göreceğim anca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolumuzu ileri götürecek olan Hacı Abilerdir. Bu tarz futbol emekçileridir. Zeki, çevik ve ahlaklı sporcu yetiştirecek olan Hacı Abiler ve Şinasi YEŞİLÇİM' lerdir. Burdan bir kez daha hepsininin ellerinden öpüyorum. Futbol endüstriyel olunca değil, emekle bezenince güzeldir. Futbol para değildir, futbol emektir. Futbol formadaki teri ve yırtıkları görebilmektir. Gol atınca formayı çıkarıp sallamak değildir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-8652635764972627305?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/8652635764972627305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/hac-abilerin-ansna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8652635764972627305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/8652635764972627305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/hac-abilerin-ansna.html' title='Hacı Abilerin anısına..'/><author><name>scar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='19' src='http://2.bp.blogspot.com/_i45HxHczvfM/S8uIFSwrRwI/AAAAAAAAAAM/_Eo4F3e2XIc/S220/21950_1239107231130_1632762069_584788_3775920_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TFlQGhC3ShI/AAAAAAAAAKM/Q4sJPB5bqSs/s72-c/dakp2.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7393081762543319141</id><published>2010-07-11T15:09:00.001-07:00</published><updated>2011-01-24T08:36:42.854-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basketbol'/><title type='text'>Kral öldü yaşasın yeni kral</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDpCNYSZWoI/AAAAAAAAAKE/YmnEq1QmEII/s1600/court800x600.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Hollanda'ya bağlamıştım tüm kaderimi, ama yalan oldum. 74 yılında Hollanda tarafından oynanan ve ayakta alkışlatan total futbolu iyi çalışan İspanya, gol yoksunu olsa da güzel oyun, net skorlarla yürüdü gitti... Tebriklerimi sunarım... &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık vuvuzela yok, Ömer Üründül yok, Köyt(!) yok, Forlan'ın uzaktan attığı goller yok... Artık gündemden futbol bir süreliğine rafa kalktı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDpCNYSZWoI/AAAAAAAAAKE/YmnEq1QmEII/s320/court800x600.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492775493157083778" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#0000EE;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu dakikadan sonra gündem, ev sahipliği yapacağımız 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası... Üstelik 12 Dev Adam var bu kez, Bascat var.... Coming soon :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#0000EE;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7393081762543319141?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7393081762543319141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/kral-oldu-yasasn-yeni-kral.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7393081762543319141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7393081762543319141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/kral-oldu-yasasn-yeni-kral.html' title='Kral öldü yaşasın yeni kral'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDpCNYSZWoI/AAAAAAAAAKE/YmnEq1QmEII/s72-c/court800x600.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6580289693296229907</id><published>2010-07-10T15:05:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:37:28.618-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>PELE / 1284</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tam da  Dünya Kupası süreci bitmek üzereyken, tam da kaç haftadır 2-3 istisna dışında ülkede ciddi transfer yapılmamışken Pele Vitor Gomez Eskişehirspor'a öyle bir geldi ki, 60'lı yıllardaki Pele'nin etkisi hissedildi kısa süreli de olsa camiada... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bizim Pele hoşgelmiş, sefa gelmiş... Ancak, önyargılı olmamak adına, kendisi hakkında yorumlarımı siyah-kırmızı formayla izledikten sonrasına saklıyorum. Ben şimdilik orjinal Pele'yle ilgili bir kısa filmi paylaşmak istedim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anladığım kadarıyla ( yanılma payım var) hikayesi şöyle : Kariyeri boyunca 1283 gol atmış Pele'nin bir ropörtajında söylediği " bir şansım daha olsaydı, son golümü Brezilya formasıyla atmak isterdim" cümlesi üzerine, yıllarca hikayeleriyle büyüyen Pele hayranları bir nebze de olsa teşekkür amaçlı kısa film hazırlamış bizzat Pele'nin de oynadığı ve hayalini sanal da olsa gerçekleştirmişler... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Buyrun efendim, iyi seyirler...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;object style="background-image:url(http://i4.ytimg.com/vi/GF3x6UmOfS0/hqdefault.jpg)" width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/GF3x6UmOfS0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/GF3x6UmOfS0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" width="425" height="344" allowscriptaccess="never" allowfullscreen="true" wmode="transparent" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-6580289693296229907?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/6580289693296229907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/pele-1284.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6580289693296229907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/6580289693296229907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/pele-1284.html' title='PELE / 1284'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-7317473293201310327</id><published>2010-07-10T02:51:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:38:06.016-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miami Heat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LeBron James'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><title type='text'>Rabbime Sordum "Miami" Dedi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDhvUazKCFI/AAAAAAAAAJ8/TW78eaKrFgU/s1600/LBJ+forma.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;İlişki iyi gitmeyince, gözü dışarı kayan sevgili gibi başka takımlara göz kırptı sırayla LeBron James... Misal,  zengin ve soylu bir aileden gelen New York Knicks ömür boyu evlilik sözleşmesine görülmemiş bir meblağ (1 Milyar $) yazdı yazmasına ama bizim gelin kesesini çoktan doldurmuş olduğundan mütevellit burun kıvırdı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onun derdi başkaydı. John Stockton gibi formasını giydiği tek takımda beyaz bayrak ayna yapıp taçsız kral olmak yerine, renk değiştirip "galaksideki herhangi bir yıldız" olarak yüzük sahibi olmayı seçti.  Bu konuda kimse haksızlık edemez James'e elbette. Nihayetinde, onurlu duruşunu takdir ettiğimiz Stockton'ın yıllarca omuz verdiği, asistleriyle coşturduğu Karl Malone dahi MJ yüzünden yüzüksüz geçen kariyeri bitmeden son bir defa şansını denemek adına Three-Peat yapmış olan Lakers'a geçmiş ancak nihayetinde kaderine razı olmuştu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDhvMnUJZlI/AAAAAAAAAJ0/UndBIvbaa-E/s320/stockton_statue.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492262008080918098" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 273px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak benim dikkatimi çeken şey, madalyonun diğer yüzünde saklı. Her ne kadar normal sezon ve All Star MVP ödülünü almış, taraflı tarafsız herkesin gözünde NBA tarihinin en iyi oyuncuları arasında gösterilmiş olsa da vazgeçemediği bir handikapı var LeBron'un : 1 Numara olma arzusu. Yıllardır egosu için oynayan ve bu sebeple bir türlü başarı istikrarını yakalayamamış bir oyuncuyu alırken nasıl bir kumara girdiğini görüyor olsa gerek Miami Heat, hele ki Dwayne Wade gibi bir yıldıza sahipken üzerine aynı anda hem Chris Bosh hem de James'i kuma getirerek.  Bekleyip görmekten başka seçenek yok elbette. Öyle yada böyle kesin olan şey, bir tarihe daha tanıklık etmek üzere olduğumuz gerçeği.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDhu-Lbr3nI/AAAAAAAAAJs/qCJAPWYdbf4/s320/alg_lebron_heat.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492261760078175858" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 230px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak, şimdiden Kaan Kural gibi üstadların dahi dikkat çektiği detaylar var: Tanıtım fotoğraflarında kimin ortada duracağı, sahaya çıkarken kimin isminin önce, kimin en son söyleneceği gibi... LeBron James takıma başarıdan çok gerilim katmazsa şampiyon olmaları işten değil. Ama, kim ne derse desin henüz takımdan ayrılacağını açıkladığı andan itibaren Cavaliers taraftarının LBJ formasını yakması da asla basketbolseverlerin gözünde MJ olamayacağının bir işareti bana kalırsa.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDhvUazKCFI/AAAAAAAAAJ8/TW78eaKrFgU/s320/LBJ+forma.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492262142160275538" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#0000EE;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada Heat isimli bir takıma giderken formasının ateşe verilmesi de manidar tabii :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7663230834108810977-7317473293201310327?l=siyahinakirmizina.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/feeds/7317473293201310327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/rabbime-sordum-miami-dedi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7317473293201310327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7663230834108810977/posts/default/7317473293201310327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahinakirmizina.blogspot.com/2010/07/rabbime-sordum-miami-dedi.html' title='Rabbime Sordum &quot;Miami&quot; Dedi'/><author><name>Özgür Ersöz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11927296592600352037</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDhvMnUJZlI/AAAAAAAAAJ0/UndBIvbaa-E/s72-c/stockton_statue.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7663230834108810977.post-6738201140535590956</id><published>2010-07-07T12:56:00.000-07:00</published><updated>2011-01-24T08:42:09.667-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1974'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cruyff'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayarsız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şampiyonluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hollanda'/><title type='text'>Galiptir Bu Yolda Mağlup</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_-n-DZvnz6P4/TDbyI_tlM0I/AAAAAAAAAJc/ESqVdx5bBfg/s1600/holland-fans-full.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;Dünya Kupası henüz başlamadan, takımları inceleyip yazı yazmayı düşünmüştüm. Ama sonra farkettim ki, bir çok kişi yazmış çoktan takımların durumlarını... Ben de hepsini keyifle okuduktan sonra doydum kupa yazısına ve vazgeçtim yazmaktan.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zaten Dünya Kupası'nı hiç tarafsız izlemedim bugüne kadar. 94 'te Brez
