18.4.10

Tek Adam : Adem Sarı


30. haftada oynanan Ankaragücü - Eskişehirspor maçına ilk maç öncesinde Eskişehir'de yaşanan olaylar nedeniyle Eskişehirspor taraftarı alınmadı. Bu nedenle, maç öncesi takım tesislerden yola çıkmadan önce taraftar tesislerde meşale ışığı altında serenat yaptı takımına. Görsel olarak yeni bir güzellik eklendi arşivlerimize. Ancak, takımın taraftara yaklaşımı biraz can sıkıcıydı. Zira, 4-5 oyuncu dışındakiler nezaketen katıldı organizasyona ve sanki içten içe " ne işi var bu saatte bu adamların burda?" der gibilerdi... Bu bir mesaj vermişti aslında taraftara ama almak istemedi kimse.

Neticesini bugün sahada gördük hep birlikte. Bir önceki akşam taraftara sevgiyle karşılık verenler (Adem, Sezer) sahada elinden gelen mücadeleyi veriyordu. Ama, takımın geri kalanı ununu elemiş eleğini asmış gibi geziniyordu sahada. Hal böyle olunca kaçınılmaz olan geldi başımıza ve yenildik...

Yenmek - yenilmek bizim için hiç bir zaman önemli olmadı. Evimizde Trabzonspor'dan 5 yerken, Beşiktaş maçında 2-0 'dan 3-2 yenilirken yada Antalya'da kupa yolculuğuna veda ederken takımı çağırıp ayakta alkışlayan, "sağlık olsun" diyebilen bir taraftar olduk. Çünkü, o maçlarda takımda ruh vardı... Şanssızdık belki, ama mücadele, istek vardı... Ama bugün sahada giydiği formayı unutup halı saha maçındaymış gibi fevri davranan, bitse de gitsek diye oyalanan, olur olmadık pozisyonlarda röveşataya kalkan oyuncular olduğu sürece taraftarı memnun edemezsiniz..



Günün tek yüzümüzü güldüren, bizleri onurlandıran adamı Adem Sarı oldu. Maça ilk 11 başlamadığı halde küsmeyen, sırasını bekleyen Adem oyuna girdikten sonra golünü attı. Gole muhtemelen kimse sevinemedi. Ta ki, Adem gol sevinci yerine formasındaki ARMA'yı öpene kadar. Tam o anda herkesin dilinden istemsiz bir kelime çıktı : "ADAMSIN!" Hem de çok içten...

Maç bitti, moraller bozuk bir şekilde ropörtajları beklerken yine suratlarımız asıktı, ancak Adem yine adamlığını konuşturdu ve bizi kendimize getirdi : "Büyük Eses taraftarından nasıl özür dileyeceğimizi bilemiyorum"

Biz özür dileriz Adem, seni bu kadar ruhsuz oyuncunun arasında oynamak zorunda bıraktığımız için!

2 yorum:

  1. Sevgili Özgür, 90 küsur dakikalık maçta bu anı yakalamak ancak bize mahsus olmalı. Eminim o maçı biz kazansaydık da sen bu görüntüye takılıp kalacaktın. 3-0'dan maçı çevirmek değil, Adem Sarı kardeşimin golü atar atmaz kutlu armayı öpmesi hepimizin tüylerini diken diken etti...

    Adama adam diyebilmek günümüzde önemli bir değer olmuştur. Bu nedenle sana teşekkür ediyor, Adem Sarı kardeşime de yüreğinin üzerindeki armayı bugünlere kadar yaşatanlar olarak sevgilerimi sunuyorum...

    YanıtlaSil
  2. Güzel yorumların için teşekkür ederim... :)

    Ben bu takımı tutmaya başladığımda rakiplerimizin kimler olduğunu hatırlamıyorum, zaten hatırlasam da o kulüplerin şimdi açık olup olmadığını bile bilmiyorum...

    Dolayısıyla, benim için en önemli kıstas maneviyat diyebilirim rahatlıkla.. Adem de benim için maçı 3-0'dan 4-3'e getiren golü attı o armayı öperek...

    YanıtlaSil